Sezona büyük umutlarla başlayan Ankaragücü son 3 haftadır 3 beraberlik alarak işi iyice rölantiye aldı.

Elbette başkan teknik direktörden, teknik direktör de futbolcularından hoşnut olunca, futbolcuların da işi çok ciddiye almamasını da görünce bu durum olağan sayılmalı….

İşin aslına bakacak olursak camia, birbirine iyice alışan ve kendilerine yol gösterecek ağabeyleriyle iyice kaynaşarak tecrübelen gençlerden, takımlarını çok rahat bir şekilde bir üst lige çıkaracaklarını ummuştu…

Öyle ya geçtiğimiz sezon yaşanan ciddi sıkıntılara karşın son anda play-off kapısından dönen ekipten, uyum sorunu çekmeyeceklerinden dolayı daha kaliteli bir futbol ve daha başarılı sonuçlar bekliyordu.

Bu nedenledir ki Başkan İlhami Alpaslan bile takımdan o kadar umutluydu ki alınacak başarılı sonuçlara güvenerek kulübe gelecek gelirlerle, ocak ayında FIFA dosyalarından gelmesi muhtemel 6’şar puan silme cezaların ödenmesine ayırma hesapları yüzünden, SSK ve vergi borçlarını ödenmemeyi tercih edip TFF’den gelecek 3 puan silinmesini de göze almıştı.

Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı… Lige 2 yenilgiyle yapılan kötü başlangıç, ilk puanı ve ilk golü ancak evinde Serik maçında gören sarı-lacivertliler, arka arkaya alınan 4-1’lik skorlarla 2 Bursa ekibinden 6 puan çıkararak camianın ağzına bir parmak bal sürmüştü. Ancak 3 haftadır gelen beraberlikler kadar sergilenen kötü futbol da en büyük desteği olan taraftarlarını da hayal kırıklığına uğrattılar. 1461 Trabzon maçında 2-0’dan maçı vermeleri ise sevenlerini hayal kırıklığına uğrattılar. Tüm bunlara rağmen başkan, eleştiri oklarını üzerine çeken teknik sorumlu Recep Karatepe’yi koruma altına almayı seçti.

Gelelim Adana 01 ile yapılan deplasman karşılaşmasına…

Kadrosunu büyük ölçüde değiştiren Çukurova ekibi, Ankaragücü maçına kadar oynadığı 8 maçta 5 galibiyet 2 beraberlik ve bir yenilgiyle topladığı 17 puanla 3 sırada yer alıyordu… Başkent ekibi de bir maç eksiğiyle 2 galibiyet, 3 beraberlikle silinen 3 puanla birlikte 6 puana sahipti ve 12 sırada bulunuyordu.

Sakatlık belasından bir türlü kurtulamayan koca çınar, daha 12.dakikada bu kez cezasını bitirerek takıma dönen Mesut Kesik’i oyundan çıkarmak zorunda kaldı.

Pozisyon zenginliğinin yaşanmadığı ilk yarıda Enes Tepecik 2 kez net ataktan yararlanamadı… 34’de Mervan’ın kafayla indirdiği topa yakın mesafeden vurdu, kaleci tehlikeyi ayaklarıyla kornere çelerek önledi… 37’de ise kaçan fırsat inanılmazdı. Mervan, rakibi 2’ye bir yakaladığı atakta daha uygun durumda olan Enes’i gördü. Ancak bu futbolcu bomboş durumda fırsatı topu ayağına dolaştırarak harcadı.

2.yarıya Ankaragücü hızlı başladı. 47’de Atakan, 51’de Mervan girdikleri pozisyonları değerlendiremedi. Adana ekibi de bu süreçte rakibini hızlı atağa çıkmasını önlemek için yaptığı faullerle bir dakika içinde 2 sarı kart gördü.

Sonra tempo yine düştü… Recep Karatepe bu duruma da müdahale etmeyerek epeyce seyirci kaldı. İlk yarıda harcadığı pozisyonlar nedeniyle sahada gezinen Enes’e bile 81 dakika dayandı. Yeni sezonda yine eski renklerine dönem turuncu-beyazlılar, 78’de rakip savunmayı gafil avladı. Tuna Sezen’in çizgiden içeri çevirdiği topu İlhami Sıraçhan Nas, iğnenin deliğinden geçirircesine Görkem’in ayakları arasından ağlara gönderdi.

Ankaragücü’nün hemen hemen her atağında yer alan ve 7 gole ulaşan Mervan ile savuma görevinin yanı sıra takımı atağa çıkarma çabalarıyla maçın en iyisi olan Kaptan Osman’ın 86’da kazanılan goldeki iş birliğiyle de zorlu deplasmanda alınan bir puanda büyük pay sahibi oldular.

Anlaşıldı ki kendisi ile birlikte 3 puanları silinen İskenderun -2, Serik ve İnegölspor da 2’şer puanla son sırada olmaları sarı-lacivertli ekibi iyice rehavete düşürecek…

Ama bilsinler ki bu durum, gücünü onlardan aldığı taraftarların hiç mi hiç hoşuna gitmeyecek…