Dostlarım!
Bu gün denk geldiğim bir olayı sizinle paylaşacağım.
Şöyle;
Benim akademisyen, siyasetçi, işadamı, üst düzey kamu yöneticisi ve emeklerden oluşan bir arkadaş grubum var. Genellikle ayda bir araya gelir ortaya konuşuruz.
Herkes kendi bakış açısıyla ekonomi, siyaset, adalet, eğitim, edebiyat ve sinema anlatır.
Çarşamba gün de öyle oldu. Mehmet Hoca’nın Kızılay’daki ofisinde 18.00 de buluşup yaklaşık iki saat konuştuktan sonra ayrıldık.
Metroya binmek üzere Selanik Caddesi başındaki merdivenleri iniyordum ki giriş kapatılmış. Yürüyen merdivenler yenilenip üstü de kapatılıyormuş.
EGO Cep’te uygulamadan otobüsün ne zaman geleceğine baktım; 297‘nin gelmesine 15 dakika var.
Beklemeye karar verdim ve karşıya geçmek için yürümeye başladım ki.. O anda önüme; 160 cm. boylarında şişman, oldukça bol bir pantolon şalvar karışımı bir şey giymiş, tas kafa traşlı, kafasının üstünde iki parmak saç bırakıp onu dik bağlamış bir adam geçti.
Devamı için tıklayınız.