Geçen hafta “A.Gücü’nde gelecek korkusu” başlıklı yazımda, Başkent’in 116 yıllık koca çınarının bir bilinmeze doğru gitme yolunda olduğunu belirtmiş ve bundan ancak futbolcuların saha başarılarıyla düzlüğe çıkma şanslarının bulunduğunun altını çizmiştim.
Tamam sakatlıkların fazlalığı ve tedavilerin çok uzun sürmesi nedeniyle takım oyununda bir türlü istenilen istikrarın sağlanamadığı bir gerçek. 1461 Trabzon maçında da Kaptan Mahmut Tekdemir ve Miraç Şimşek’in sakatlıkları ve Özgür Aktaş ile Diogo Özçakmak’ın bitmeyen tedavileri, Başkan İlhami Alpaslan’ın canına tak etmiş olacak ki sağlık ekibini görevden alınacağını açıkladı. Umarız gelecek sağlık ekibi, Ankaragücü’nün bu önemli sorununa çare olur.
Keşke Başkan aynı hassasiyeti; aksayan, görevini layıkıyla yerine getiremeyen diğer ekipler için de gösterse… Bu sezon anlaşıldı ki teknik kadro da üzerine düşen görevleri tam olarak yapamıyor. Takımda bir kan değişikliğine şiddetle ihtiyaç var… Futbolcuları değiştiremeyeceğine göre bunun adresi belli. Ancak görülüyor ki başkan bunu yapmayı bir onur meselesi haline getirmiş… Eğer İlhami Alpaslan bu konuda inadını sürdürürse, gerekeni yapmazsa bugüne kadar yaptığı tüm başarılı çalışmalar boşa gider, kulübü ayakta tutma çabaları da heba olur. Tabi ki bunun zararını da en çok koca çınar çeker.
Takımda dikkat çekici bir durum da Mervan Yusuf Yiğit olmayınca sarı-lacivertliler gol yollarında oldukça sıkıntı çekiyor. Allah’tan bu sezon kaleci Görkem Cihan gibi santrafor Atakan Güner de takımı ayakta tutmaya çalışanların başını çekiyor. Üstelik Atakan sadece gol atmakla kalmıyor asistleriyle de skora katkı veriyor. 21 yaşındaki genç futbolcu, 7 maçta 4 gol atmanın yanı sıra 6 gollü Mervan’a 4’de asist yaparak yararlı olmayı sürdürüyor.
1461 Trabzon’un geri dönüşünde; Başkent ekibinin hemen hemen her atağında yer alan, Atakan Güner’in iki klas asistiyle takımını 2-0 öne geçiren Mervan Yusuf Yiğit’in 59.dakikada hat-trick yapma şansını kaybettiği ve belki de maçı kotaracak bir net pozisyondan sonuç alamamasının ardından oyundan alınması büyük rol oynadı. Bu durum sarı-lacivertli ekip için bir kırılma anı oldu.
Zaten bundan sonra konuk takım atak üzerine atak geliştirmeye başladı. 69’da Görkem Cihan müthiş bir refleksle golü kornerle önledi ancak akabinde İshak’ın korner atışında A.Gücü alt yapısında yetişen 1.93’lük Enes Karakuş’un yakından kafa vuruşuna engel olamadı.
Golün verdiği moralle baskısını daha da artıran 1461 Trabzon, 81’de yine Enes Karakuş’un karambolde önünde bulduğu topu ağlara göndererek beraberliği sağladı.
Böylece bir hafta önce Fethiye deplasmanında geriden gelerek berabere kalan Ankaragücü; her iki devrenin başlarında bir saman alevi gibi parlayarak atığı 2 gollük üstünlüğe rağmen, rakibine çok fırsat vererek geri dönüşüne imkân sağladı ve kendi evinde bir puana razı oldu.
Bu 2 hafta gösterdi ki Başkent’in bu güzide değerinin kötü gidişini değiştirmek için acilen bir değişime ihtiyacı var.
Bunu yapmak için de başkan ve yönetimin kişilerden ziyade kulübün çıkarını gözetmeleri şart…
Unutulmamalı ki sadece kümede kalmak Ankaragücü’nün geleceğini kurtarmaz. Üst sıralardaki takımlarla aradaki makas açılmadan kötü gidiş acilen durdurulmalı.