Nüfus azalıyor diye endişe etmek yetmez! Aileye destek sözle değil, kanunla ve bütçeyle verilir.
Türkiye'nin önünde giderek büyüyen bir mesele var: Düşen doğum oranları, yaşlanan nüfus ve geleceğe ilişkin demografik kaygılar…
Yıllardır gençlere, evlenin, yuva kurun, çocuk sahibi olun deniliyor. Peki, bütün bu çağrıların ardından şu sorunun cevabı veriliyor mu?
Bir aile üçüncü, dördüncü, beşinci çocuğunu büyütürken devlet o ailenin yükünü ne kadar paylaşıyor?
Çocuk sahibi olmak bir mutluluk, çocuk yetiştirmek ise ömür boyu süren bir sorumluluktur. Beslenme, giyim, eğitim, sağlık, barınma… Her çocukla birlikte ailenin sorumluluğu ve harcamaları da artıyor. Özellikle sabit gelirle geçinen anne babalar için bu yükü taşımak her geçen gün daha da zorlaşıyor.
O hâlde açık konuşalım: Bir yandan üç çocuk çağrısı yapıp diğer yandan üç çocuk büyüten ailenin ekonomik yükünü görmezden gelemeyiz!
Nüfus politikası yalnızca kürsülerden yapılan çağrılarla yürütülemez. İnsanların çocuk sahibi olma kararını etkileyen ekonomik şartları iyileştirmek gerekir. Aileye güven vermeden, çocuk yetiştirmenin maliyetini hafifletmeden kalıcı sonuç beklemek gerçekçi değildir.
Önerim açık: Çocuk sayısı arttıkça vergi yükü azalsın!
Çok çocuklu ailelere yönelik gelir vergisi indirimi artık ciddi biçimde gündeme alınmalıdır.
Üç çocuklu aileye yüzde 3 gelir vergisi indirimi, dört çocuklu aileye yüzde 4 gelir vergisi indirimi, beş çocuklu aileye yüzde 5 gelir vergisi indirimi, Altı çocuklu aileye yüzde 6 gelir vergisi indirimi!
Üçüncü çocuktan itibaren başlayan, her ilave çocukla bir puan artan bu model, çalışan anne babaların üzerindeki mali yükü hafifletmeyi amaçlamaktadır.
Elbette sistemin ayrıntıları; çocukların bakım sorumluluğu, eşlerin çalışma durumu, vergi mükellefiyeti ve kamu maliyesine etkileri dikkate alınarak düzenlenmelidir. Ancak bunlar öneriyi rafa kaldırmanın değil, uygulanabilir hâle getirmenin gerekçeleridir.
Burada amaç devletten sınırsız bir kaynak istemek değildir. Amaç, çocuk yetiştirme sorumluluğunu üstlenen ailelere vergi politikası aracılığıyla somut destek sağlamaktır.
Çünkü çocuk yetiştirmek yalnızca anne babanın özel meselesi değildir. O çocuklar yarının çalışanları, üreticileri, bilim insanları ve bu ülkenin geleceğidir.
Söz değil, somut destek istiyoruz!
Siyasi irade nüfusun azalmasından endişe ediyorsa, çok çocuklu aileleri destekleyecek düzenlemeleri gündemine almalıdır. Gelir Vergisi Kanunu'nda (GVK) gerekli değişiklikleri hazırlamalıdır. İndirimin kapsamını belirlemeli, bütçe etkisini hesaplamalı ve uygulanabilir bir modeli Meclis'in önüne getirmelidir.
Çok çocuklu ailelere vergi indirimi sağlanması, tek başına bütün demografik sorunları çözmez. Ancak aile bütçesine katkı sunabilecek, çalışan anne babaya nefes aldırabilecek ve devletin aileyi destekleme iradesini gösterebilecek önemli bir adımdır.
Üstelik bu mesele, siyasi görüşlerin ötesinde ele alınmalıdır. Çünkü nüfusun geleceği, bir partinin değil, bütün Türkiye'nin meselesidir.
Bugün çocuk yetiştiren ailelere destek olmak, yarının Türkiye'sine yatırım yapmaktır.
Şu unutulmamalı! Çocuk sahibi olmayı teşvik etmek istiyorsanız, çocuk büyütmenin yükünü de paylaşacaksınız.
Üç çocuk istiyorsak, üç çocuk büyüten aileyi desteklemeliyiz. Dört, beş çocuklu ailelerin daha fazla sorumluluk üstlendiğini kabul edecek ve sosyal devlet anlayışını somut politikalarla göstermeliyiz
Çünkü nüfus meselesi yalnızca doğum sayısından ibaret değildir. Asıl mesele, doğan çocukların sağlıklı, eğitimli ve güvenli şartlarda yetişebilmesidir.
Artık temenni değil, icraat zamanı!
Çok çocuklu ailelere gelir vergisi indirimi getirilsin. Üç çocukla yüzde 3'ten başlayan, her ilave çocukla bir puan artan bu öneri yasalaşsın. Aileyi güçlendirmek isteyen irade, bunu sözle değil, kanunla göstersin!