Hak arayışı insanlık tarihi kadar eski

Avcı-toplayıcılıktan  yerleşik yaşama geçince insanlar arasındaki ilişki evrimleşti, görevler tanımlandı, yazılı olmasa da kurallar belirlendi.

En başa "adalet"i koydular.

Böylece güçlünün güçsüzü; haksızın haklıyı ezmesinin önüne geçildi.

Bunun yazılı kural haline getirilmesi  ise 1215 yılında İngiltere Kralı John ile baronlar arasında  imzalanan Magna Carta Libertatum (Büyük sözleşme) ile sağlandı. Bu anlaşma  bireysel özgürlüklerden çok, egemenler arasındaki bir tür  dengeydi. Önemli olan tarafı kralın sonsuz olan yetkilerini derebeyler ve din adamları adına sınırlamış olmasıydı. Günümüz hukuk sisteminin temel taşlarından biri olarak kabul edilen 39. maddesi şöyle: Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke yasalarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak, hapsedilmeyecek, mal ve mülkünden mahrum bırakılmayacak, yasadışı ilan edilmeyecek,sürgüne gönderilmeyecek, zarara uğratılmayacaktır.

...

Osmanlı'da 2. Mahmut Döneminde başlayan  "birey ile devlet" arasındaki hak ve özgürlük düzenlemesi çok kez yenilendi. Dünyadaki özgürlük akımının da etkisiyle  1961 Anayasası en özgürlükçü Anayasa olarak düzenlendi. Ancak ömrü uzun olmadı. '80 darbesi ile büyük ölçüde törpülendi. Daha sonra gelen iktidarlar tarafından siyasi yapılarına uygun olarak maddeleri defalarca değiştirildi.

En çok da AKP iktidarı döneminde değiştirildi. Yetmemiş olacak ki bir süredir  yine değiştirilmek isteniyor.

Nedenini aslında hepimiz biliyoruz.

....

Demokrasiyi tramvay olarak gören siyası organizasyonun, CIA'nın Türkiye'deki "din soslu" kuruluşu FETÖ ile devleti devlet yapan kurumları (TSK, yargı, güvenlik, eğitim, STK'lar)  ele geçirmesinden sonra hedef için önemli bir aşama daha geride bırakılmış oldu.

Darbe girişimi ve ardından yapılan halkoylaması ile Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesine rağmen istenilen sonuç tam olarak sağlanamadı. 

Ekonomi yönetilemez oldu.    

En temel haklar konusunda bile görüş bildiremeyen iktidar güdümlü akademi,

Kamu kaynakları ile beslenen okunmayan-izlenmeyen medya desteği

Algı operasoyonları işe yaramaz oldu...

Çünkü tek aklın egemenliği Türkiye'ye dar geldi.

...

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun adaylığını açıklaması...

Yargının sopa olarak kullanılmasıyla yaşanan akıl dışı gelişmeler.

Muhalefet lideri Özgür Özel'in cesur çıkışı....

Ve en önemlisi üniversite gençliğinin başlattığı hak arama mücadelesi ülke geneline yayıldı.

Sorunu anlamak ve çözüm bulmak yerine şiddetle bastırmayı seçen iktidar adeta cadı avı başlattı.

12 darbe günlerini anımsatan uygulamalara tanık oluyoruz.

20 yaşındaki gençler gözaltına alınıp günlerce izi bulunamıyor.

Yabancı sermaye kaçıyor.

Araplar da para vermiyor.

Türkiye diken üstünde.

Çare...

Halka gitmektir