Artık toplumun gündeminde fon skandalı var. Öyle bir skandal ki, AKP’deki iç dinamikleri sarsıyor; toplum ise günlerdir akıl izan sınırlarını zorlayan deli paraların nasıl kazanıldığını konuşuyor. Herkes öfke içinde… Çünkü trajedi içinde trajedi var.
Ankara’da emeklilerin eylemi sırasında emekli bir polis memuru geçinemediği için herkesin gözü önünde intihar etti. Geçen hafta toplam 7 emniyet mensubu hayatına son verdi. Daha lise öğrenimi tamamlamamış gençler ellerinde tüfeklerle güpegündüz okul baskınları gerçekleştiriyor. Toplum her yönden alarm veriyor ama kimin umurunda. Bulunduğu makamı zenginleşme aracı haline getirip malı götürenlerin haddi hesabı yoktur.
Emekli polis memurunun intihar ettiği saatlerde Fatma Betül Sayan ve eşinin nasıl para sihirbazlığı yaptıkları ortaya çıktı.
Milyonlarca insan, sıradan bir kafede bir bardak çay içemeyecek kadar sefalet içinde yüzerken, birilerinin adeta fon deryasında uzun kulaçlar atması karşısında çıldırmamak mümkün değil.
Fatma Betül Sayan, Yeni Partili Zeynel Emre’nin iddiasına göre 63 milyon lirayı fona yatırıyor 5 ay sonra 1 milyar 344 milyon lira alıyor. Tam da skandal patlamadan hemen önce… Yetmiyor, eşi de nisan ayında 99 milyon lira yatırıp eylül ayında 826 milyon lira olarak parayı çekiyor. Böyle bir sihirbazlık dünyanın neresinde görülmüştür? Alaattin’in Sihirli Lambası’ndan çıkan cin bile bu hokkabazlığı yapamaz.
Tek seferde bu kadar parayı bir fona yatıranların kasasında kim bilir daha ne kadar vardır? Kaç 63 milyon liralar bulunmaktadır ki, bir fona bu kadar yatırılabilmektedir.
Bu para nasıl elde edilmiştir? Çünkü kendisinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden 2008 yılında 85 bin dolar eğitim bursu aldığını biliyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böyle bir vurgun yok. Üstelik bu vurgunu yapan sadece Fatma Betül Sayan Kaya da değil. Eğer soruşturmada daha derinlere gidilirse kim bilir daha kaç Fatma Betül Sayan çıkacaktır? Bir de hiç açığa çıkmayacak isimler olacaktır ki, varın siz hesaplayın soygunun boyutunu…
Aile ve Sosyal Politikalar eski Bakanı Sayan’ın ailesi, devlet içinde köşe başlarını tutmuş durumda. Kardeşlerinden biri bakan yardımcısı, birisi büyükelçi bir diğeri İBB Meclis üyesi. Sanki Sayan ve bunun gibi aileler olmasa devlet batacak?
Skandalın ortaya çıkmasından sonra Sayan, AKP’deki görevlerinden istifa ettiğini açıklayarak partisini tartışmaların dışında tutmaya çalışıyor. Ama bu rezaletler zinciri bir istifa ile kapatılacak gibi değil. Çünkü, Fatma Betül’ün dahil olduğu ağın başka zincirleri var.
Örneğin İskender Balcı… Babası Tera Yatırım Bankası’nın kuruluşuna izin veren BDDK Kurulu üyesive halen de aynı kurumun etik kurulu üyesi, kayınpederi Osman Çelik ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yardımcısı. İskender Balcı ise Fatma Betül Sayan’ın hisselerini satın aldığı Özata Denizcilik’in yönetim kurulu üyesi… Ne gariptir ki, skandal patlamadan iki hafta önce yönetim kurulu üyeliğinden istifa ediyor.
Vurguna adı karışanların hepsi birbiriyle ilintili… Suç işlemek, vurgun yapmak üzere örgütlenmişler ve nüfuzlarını kullanmışlar. Aslında uluslar arası kuruluşların borsada dönen acayip işlerden hareketle “Gereğini yapın, yoksa Türkiye gelişen piyasalar kategorisinden çıkarılacak” şeklinde uyarısı olmasa, soygun düzeni olduğu gibi devam edecekti.
Ama lağım patladı. Oğullar, kızlar, gelinler, damatlar, dünürler, kuzenler pislik içinde…