Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete ’de yayımladığı “Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik” ile daha önce 31 Aralık 2024’te yürürlüğe girmesi beklenen sudaki “kirleten öder” sistemini 31 Aralık 2026’ya uzattı.
Atık Yönetimi ve Atıktan Enerji Üreticileri Derneği (TAYED) Başkanı Ali Rıza Öner, yeni düzenlemenin detaylarını bir grup gazeteciye değerlendirdi. Öner, 2027’de devreye alınması planlanan düzenleme kapsamında katı atıkların toplanmasını ve bertarafını da içerecek şekilde su faturalarına “Çevre Temizlik Vergisi, katı atık toplama bedeli ve katı atık bertaraf bedelinin tek kalemde toplanarak tahsil edilmesinin planlandığını anlattı.
YÜZDELİK ORAN İLE BELİRLENECEK
Öner, “Atıksu ve evsel katı atık ile ilgili verilen tüm hizmetler karşılığında tam maliyet esaslı tarifeye geçilecek. Böylece evsel katı atık ve atıksu hizmetlerinden yararlananlar artık kullanımına göre artacak bedellerle karşı karşıya kalacak. Yani bakanlık bu düzenlemeyle hem su tasarrufunu artırmayı hedefliyor hem de daha fazla su tüketen, çöp çıkarandan ‘kirleten öder’ ilkesiyle daha fazla bedel alınmasını planlıyor. Buradaki bedelin yüzdelik olması planlandığından su faturası arttıkça alınacak bedelde artacak” diye konuştu.
SORUMLULUK BELEDİYEDE, O DA ŞİMDİLİK ARTIŞA GİDEMİYOR
Belediyelerin yeni faturalamadan elde ettiği gelirleri atıksu ve evsel katı atık hizmetlerinin dışında bir işte kullanamayacağını anlatan Öner, buradaki isleyişi ise şöyle anlattı:
“Mevcut faturalarda su bedeli ile birlikte atıksu bedeline de yer verilirken, onun dışında evsel katı atık yani çöpler için 3 kalemde olmak üzere Çevre Temizlik Vergisi (ÇTV), katı atık toplama bedeli ve katı atık bertaraf bedeli alınması gerekiyor. Ancak bu bedellerin alınması zorunlu olmayıp belediyelerin inisiyatifine bırakılıyor. Bu kalemlerden elde edilen gelirlerin ÇTV ve toplama olmak üzere ikisinin İlce Belediyelerine gitmesi gerekiyor. Diğer kalemi ise zaten uzun yıllardır büyükşehir ya da merkez belediyeler almayarak bu haklarından feragat ediyordu. Ancak bilindiği üzere kentlerde suyun idaresinden büyükşehir belediyeleri sorumlu. Böyle olunca da suda yaşanan olası bir artıştan sorumlu tutulan büyükşehir belediyeleri, suda artışa cesaret edemeyerek ilce belediyelerin hak ettiği miktarları da toplamayarak faturalara yansıtmıyordu. Yani ‘hem zammı ben yapıyor görünüyorum hem de buradan bir kazancım olmuyor’ diyordu. Bakanlık ise yeni faturalamadaki süreyi 2027’ye erteleyerek sorunu belediyenin sorumluluğuna bırakıyor ki belediyeler zam yapamasın, yaparlarsa da bunu kullanamasınlar istiyor. Bu nedenle bu sene başlaması planlanan düzenleme 2027 başına kaldı.”
BEDELLER BELEDİYE MECLİSLERİNDE BELİRLENECEK
Atıksu altyapı maliyetinin hesaplanmasında, nakil, pompalama, arıtma, deşarj, çamur bertarafı, geri kazanım ve satış̧ kalemlerinin de yer alacağını anlatan Öner, “Evsel atık süreçlerine bakıldığında ise toplama ve taşıma kısmında sorumluluk ilçe belediyesinde; aktarma istasyonu, geri kazanım tesis ve bertaraf sorumluluğu ise büyükşehir belediyelerinde olacak. Yani mevcutta da su faturalarında yalnızca tüketilen su miktarı faturaya yansıtılmıyor. Bunun içerisinde başka bedeller de yer alıyor. Ancak büyükşehir belediyelerinde oy kazanımı filan gibi siyasi taraf da bulunduğu ve kendisi gelir sağlayamadığı için bugüne kadar bu oranları düşük tutuyordu. Şimdi belediyeler bu bedelleri almaya başlayarak buralara ayırdığı bütçeyi kendi kasasından değil de vatandaştan tahsil ettiği kısımdan yapacak. Buradan elde edilen gelirler sadece bu iş için kullanılacak” dedi.
Öner, “Su zamları nasıl Belediye Meclislerinde karar alınarak yapılıyorsa bu bedellerinde Belediye Meclislerinde belirlenmesi amaçlanıyor” ifadelerini kullandı.