Ahmet Taner Kılıç, somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı olarak sedef kakma ve ahşap oyma sanatını yaklaşık 30 yıldır sürdürüyor. Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan atölyesinde öğrenci yetiştiren Kılıç, kaybolmaya yüz tutan bu sanatları yeni nesillere aktarmaya çalışıyor. Mesleğe çocukken dedesinin verdiği çakıyla başlayan Kılıç, bugün farklı ürün ve tekniklerle çalışmalarını sürdürüyor.

BİR ÇAKIYLA BAŞLADI

Yaklaşık 30 yıldır bu sanatla uğraşan Kılıç, Ankara’daki atölyesinde öğrenciler yetiştirerek kaybolmaya yüz tutan mesleği yeni nesillere aktarıyor. Kılıç, “Bir çakıyla başladım. Küçükken bir çakıyla aldım elime işte can sıkıntısından bir şeyler yapmaya çalışırken hayat bizi buralara kadar getirdi. Dedemin verdiği o çakıyı hala saklarım. Birçok öğrenci yetiştirdim. Çünkü bu iş kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarından biridir sedef kakma ve ahşap oyma. Yeni nesillere aktarmamız lazım. Şu an Ayrancı'da bir atölyem var. Orada öğrencilerle kurs veriyorum, öğrenci yetiştiriyorum.” dedi.

AHŞABI TANIMAK İŞİN YARISI

Usta öğretici Kılıç, sedef kakma ve ahşap oymada farklı teknikler kullandıklarını ve ürünlerde ıhlamur, ceviz ve kestane gibi ağaçları tercih ettiğini söyledi. Kılıç, yapılacak ürüne uygun ahşabın seçilmesinin ustalık açısından önemli olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Ben genellikle ıhlamur, ceviz, kestane ile çalışıyorum. Ahşap kesiliyor ama o bizim için ölü değildir. O ahşabın yaşanmışlıkları vardır. Onun yediği, rüzgarı, güneşi, karı, darbeyi o ahşapta görürüz. Buna göre aldığımız ahşabı nerede kullanacağımıza karar veririz. Bizim için yaşayan bir varlıktır ahşap.”

Ahşap oymada geçmişten kalan eserleri birebir kopyalamak yerine ustanın kendi yorumunu katması gerektiğini vurgulayan Kılıç, “Biz ona bir şeyler katabiliyorsak bizim için önemli olan odur. Sanatçı ahşaba kendi ruhunu aktarmak zorundadır.” dedi.

USTADAN ÖĞRENDİ, ÖĞRENCİLER YETİŞTİRİYOR

Kılıç, mesleğin inceliklerini ustalarından öğrendiğini ve yıllar içinde edindiği birikimi öğrencilerine aktardığını söyledi. Kılıç, “İki ustam vardı. Biri vefat etti. Kadir ustam yaşıyor. Hala görüşürüz kendisiyle. Hala fikir alışverişinde bulunuruz. Ona danışmadan kolay kolay bir iş yapmam. Biz de böyle bir gelenek vardır. Şu an iki öğrencim atölyesini açtı. Biz de onlara destek oluyoruz.” dedi.

SANATIN OLMAZSA OLMAZI: SABIR

Kılıç’a göre bu meslekte ustalık kadar sabır da önemli. Öğrencilerine de bu anlayışı aktaran Kılıç, ahşapla çalışmanın aceleye gelmediğini ve ortaya çıkan her eserin uzun bir emeğin sonucu olduğunu söyledi. Kılıç, “Sabır olmazsa olmaz. Ben bunu yaptım, oldu diyemiyorsunuz. Sabırla acele etmeden işlemek gerekir.” diye konuştu.

Muhabir: Melahat TAŞ