Sakarya Meydan Muharebesi’nin üzerinden 105 yıl geçti. Ancak Haymana ve Polatlı’daki harp sahasında, vatan için can veren çok sayıda Mehmetçik hâlâ arazideki sahipsiz ve isimsiz mezarlarda yatıyor. Emekli Deniz İstihkam Kıdemli Albay Serdar Yetim, şehit mezarları ve siperlerin korunması için “Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Alan Başkanlığı” kurulması çağrısında bulunurken, 5 Ağustos 2026 günü Sivriçalı Tepe’de (Sivri Köyü, Polatlı) isimsiz, sahipsiz mezarlarda “Meçhul Asker” olarak yatan Mehmetçiklerden birisinin daha mezar yeri tespit edildiğine dikkat çekiyor.

Sakarya Meydan Muharebesi’nin üzerinden 105 yıl geçmesine rağmen, savaşın yaşandığı Haymana ve Polatlı çevresindeki geniş coğrafyada binlerce şehidin mezarının hâlâ tespit edilemediği, bazı şehitlerin ise arazide sahipsiz ve isimsiz mezarlarda yattığı belirtiliyor.
Emekli Deniz İstihkam Kıdemli Albay Serdar Yetim, Türk İstiklal Harbi üzerine yaptığı araştırmalar sırasında Sakarya Meydan Muharebesi harp sahasının karşı karşıya bulunduğu tehlikeye dikkat çekti.

“ŞEHİTLERİMİZ BİZLERİ ÇAĞIRIYOR”
Yetim, harp sahasında 105 yıl geçmesine rağmen her an yeni bir şehit mezarı gün yüzüne çıktığına vurgu yaparak, “5 Ağustos 2026 günü Sivriçalı Tepe’de (Sivri Köyü, Polatlı) isimsiz, sahipsiz mezarlarda ‘Meçhul Asker olarak yatan Mehmetçiklerden birisinin daha mezar yeri tespit edildi. Tespit edilen mezarın, takviye kuvvetlerimiz gelene kadar, kendisini feda ederek, Çaldağı’nı Yunanlara kaptırmayan ve mevcudu sadece bir gecede ‘birkaç subayla 150 erden ibaret’ kalan, 190’ıncı Alay (61’inci Tümen bağlısı) mensubu kahraman askerimize ait olduğunu değerlendiriyoruz” sözleriyle anlattı.
1997-0001 sicil numaralı Yetim, Kuleli Askeri Lisesi ve Kara Harp Okulu mezunu. Kıdemli Albay rütbesindeyken 2020 yılında kendi isteğiyle emekli olan Yetim, emekliliğinin ardından Türk İstiklal Harbi üzerine araştırmalar yapmaya başladı. Bu süreçte sosyal medyada faaliyet gösteren ve Türkiye'nin farklı bölgelerinden İstiklal Harbi gönüllülerinin oluşturduğu “Mürettep Müfreze” topluluğuyla tanıştı.
Yetim, bu araştırmalar sırasında kendisini derinden etkileyen bir gerçekle karşılaştığını belirtiyor. Törenlerde ziyaret edilen pek çok şehitliğin sembolik nitelikte olduğunu, İstiklal Harbi sırasında şehit düşen askerlerin önemli bölümünün ise gerçek mezarlarının arazide bulunduğunu ifade ediyor.

22 GÜN 22 GECE SÜREN ÖLÜM KALIM SAVAŞI
Ankara’ya yaklaşık bir saat mesafedeki Haymana ve Polatlı çevresi, Türk tarihinin en kritik dönüm noktalarından biri olan Sakarya Meydan Muharebesi’ne sahne oldu.
22 gün 22 gece süren savaş, Türk ordusunun savunmadan taarruza geçişinin ve Milli Mücadele’nin kaderinin değişmesinin en önemli aşamalarından biri olarak kabul ediliyor.
Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş sırasında verdiği, “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” emri, savunmanın yalnızca belirli bir hat üzerinde değil, bütün vatan sathında yapılacağı anlayışını ortaya koydu.
Yetim, Sakarya’da savaşan askerlerin önemli bölümünün Çanakkale’de de görev yaptığını hatırlatarak, kamuoyunda oluşan “Çanakkale Ruhu”nun Sakarya’da da devam ettiğine dikkat çekiyor.

6 BİN 507 KİLOMETREKARELİK HARP SAHASI
Sakarya Meydan Muharebesi’nin yaşandığı alan, yalnızca bugün bilinen siperlerden oluşan dar bir bölge değil. Askeri harekâtın yanı sıra lojistik faaliyetler, ikmal noktaları, sahra hastaneleri, karargâhlar ve sargı yerleri de savaşın geniş coğrafyasına yayılmış durumda.
Resmi askeri dokümanlardaki gün gün harekât kayıtlarının üst üste değerlendirilmesiyle yaklaşık 6 bin 507 kilometrekarelik bir harp sahasının ortaya çıktığı belirtiliyor.
MSB Harita Genel Müdürlüğü fotogrametrik arşivindeki eski hava fotoğraflarının incelenmesi sonucunda da yaklaşık 187 kilometrelik siper hattının koordinatlarıyla tespit edildiği aktarılıyor.
Buna karşın 20 Mart 2025 tarihinde genişletilen Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı'nın toplam alanı yaklaşık 225 kilometrekare. Bu rakam, tespit edilen yaklaşık 6 bin 507 kilometrekarelik harp sahasının yalnızca yüzde 3,45’ine karşılık geliyor.
SİPERLER AYNI ZAMANDA ŞEHİT MEZARLARI
Savaşın en çarpıcı izlerinden biri ise siperler. Yetim’in verdiği bilgilere göre, savaş sırasında normal defin imkanlarının sınırlı olması nedeniyle siperler her iki taraf tarafından da defin amacıyla kullanıldı. Bu nedenle bugün arazide görülen bazı siperlerin aynı zamanda şehit mezarı niteliği taşıdığı belirtiliyor.
Haymana’nın Şerefligökgöz köyü bölgesindeki günümüz İğdeli Tepe'de, eski haritaların incelenmesi sırasında daha önce bilinmeyen şehit mezarlarının da tespit edildiği bildiriliyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Haymana Belediyesi koordinasyonunda bu mezarların düzenlenmesine yönelik çalışmalar başlatılmış durumda.

SAVAŞIN İZLERİ YOK OLMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA
Harp sahasının yalnızca doğal aşınma değil, insan faaliyetleri nedeniyle de ciddi tehdit altında olduğu ifade ediliyor.
Taş ve mermer ocakları, maden faaliyetleri, tarla açılması ve güneş enerjisi santralleri gibi yatırımların savaş alanındaki siperleri, şehit mezarlarını ve diğer tarihi kalıntıları geri dönüşü olmayacak biçimde ortadan kaldırabileceği belirtiliyor.
Bölgede bugün dahi çıplak gözle şehit kemikleri, şarapnel parçaları, boş kovanlar, tüfek fişekleri, şarjörler ve top mermileri gibi savaş kalıntılarına rastlanabildiği aktarılıyor.
Yetim, 105 yıl boyunca çeşitli nedenlerle yaşanan tahribata rağmen bu kadar çok savaş kalıntısının günümüze ulaşmasının, Sakarya Meydan Muharebesi’nin ne denli yoğun ve şiddetli geçtiğini ortaya koyduğunu vurguluyor.
“SAKARYA TARİHİ ALAN BAŞKANLIĞI KURULMALI”
Sakarya Meydan Muharebesi harp sahasının, şehitliklerin, siperlerin ve savaşın diğer unsurlarının korunması amacıyla 2024 yılında Sakarya Meydan Muharebesi Alanı, Şehitlikleri, Siperleri, Koruma, Araştırma ve Eğitim Derneği (SakaryaMM) kuruldu.
Çalışmaların Tarihi Milli Park Müdürlüğü, Haymana ve Polatlı belediyeleri, Polatlı Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezi, Milli Savunma Bakanlığı, ilgili kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin katkılarıyla sürdürüldüğü belirtiliyor.
Ancak alanın büyüklüğü ve bürokratik süreçler nedeniyle çalışmaların uzun zaman aldığına dikkat çekiliyor.
Bu nedenle Serdar Yetim ve SakaryaMM, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı modeline benzer şekilde Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Alan Başkanlığı kurulmasını talep ediyor.
Amaç yalnızca savaş alanını korumak değil; şehitlikleri ve siperleri gelecek kuşaklara aktarmak, ziyaret güzergâhları oluşturmak, anıt ve bilgilendirme merkezleri kurmak, eğitim ve konferanslarla Sakarya'nın tarihini anlatmak ve bölge halkının da bu tarihi mirastan ekonomik olarak yararlanmasını sağlamak.
Sakarya Meydan Muharebesi'nin 105 yıl sonra hâlâ toprağın altında taşıdığı izler, Milli Mücadele'nin yalnızca kitaplarda ve anıtlarda değil, Ankara'nın hemen yanı başındaki geniş bir coğrafyada yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.
Bugün mesele yalnızca geçmişi hatırlamak değil. Vatan uğruna hayatını kaybeden ve mezarlarının yeri dahi bilinmeyen Mehmetçiklerin hatırasını koruyabilmek.




