Ağustos ayının son günleri, Türk milletinin hafızasında yalnızca bir zaferin değil, büyük bir yeniden doğuşun simgesi olarak yaşar. Zafer Haftası; bağımsızlığın, vatan sevgisinin ve özgür yaşama iradesinin en güçlü şekilde hatırlandığı günlerdir.
26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile tarihin akışını değiştiren büyük bir zaferle sonuçlandı. Anadolu’nun dört bir yanında yankılanan zafer, yalnızca cephede kazanılmış bir askeri başarı değil; esareti kabul etmeyen bir milletin dünyaya verdiği güçlü bir mesajdı.
Bu büyük mücadelede Mehmetçiğin cesareti, milletin fedakârlığı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliği birleşti. Kimi elinde silahla, kimi cepheye taşıdığı cephaneyle, kimi de duasıyla bu mücadelenin parçası oldu. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla bir millet, geleceğini kendi elleriyle yazdı.
Bugün Zafer Haftası’nı kutlarken bize düşen, bu büyük mirasın değerini bilmektir. Çünkü zaferler yalnızca geçmişte kazanılan savaşlardan ibaret değildir. Asıl zafer; bağımsızlığı korumak, Cumhuriyet’e sahip çıkmak, birlik ve beraberliği güçlendirmek ve geleceğe umutla yürümektir.
Devamı için tıklayınız.