Giderek daha da çok tatsızlaşan, sinir bozan, gerilimi yükselten bir tarihsel atıfla karşı karşıyayız. Ümmetçi, İslamcı siyasetin artan ağırlığına, toplum ve devlet düzeninin dinselleştirilmesi yolunda aldığı mesafeye bağlı olarak önemli toplumsal ve siyasal sorunların çözümünde sihirli bir anahtara dönüştürülmüş Çaldıran ruhundan bahsediyorum.

Milliyetçisinden ümmetçisine hatta liberallere kadar pek çok kişinin, toplumun bir kesiminde derin travmatik etkilere sahip Çaldıran Savaşı’nı, Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisi ittifakını ısrarlı şekilde referans göstermesinin yepyeni bir huzursuzluk kaynağı oluşturduğunu dillendirme ihtiyacı duyuyorum.
Öcalan’ın Şubat ayında İmralı heyetiyle yaptığı görüşmeden sonra internete sızan/sızdırılan görüşme notlarında bir kez daha gördük bu referansı. Aslında Öcalan, ümmet/din kardeşliğini ilk kez ifade etmedi. AKP’nin ikinci iktidar döneminde başlatılan ve adına çözüm süreci denilen dönemde PKK, Demokratik İslam teziyle muhafazakar kesimle bağ kurma çabası içine girdi ve 2011 yılından itibaren yasal partisi ve DTK (Demokratik Toplum Kongresi) öncülüğünde de sivil Cuma namazları başlattı.
Yeni yönelimin kamuoyuna net bir şekilde açıklanması ise nevruz törenleri vesilesiyle oldu; 2013 yılından itibaren Öcalan “İslam bayrağı altında” gibi kavramlarla din kardeşliği temelinde çözüm önerileri sundu. AKP’nin toplumu ve devleti dinselleştirme hamleleriyle PKK ve yasal uzantılarının dini araçsallaştırmaları uyumlu bir şekilde mesafe aldı.

Bugün ümmet kardeşliği temelinde bir buluşmayı ifade eden “Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisi” ittifakına, “Çaldıran kardeşliğine” çok sık bir şekilde vurgu yapılıyor. Hatırlarsınız; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Mayıs 2025'teki bir programda 1514 Çaldıran Savaşı öncesinde Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisî öncülüğünde kurulan ittifakın Anadolu'daki Müslüman toplulukların birliğine ve esenliğine katkı sağladığını belirtmişti. Kent uzlaşısı çerçevesinde Esenyurt’a belediye başkanı seçilen Ahmet Özer de Çaldıran kardeşliğinden bahsetmişti. Kürt sorununun ancak ümmet kardeşliği ile çözülebileceğini savunan sayısız kanaat önderini, STK yöneticilerinin varlığını da ayrıca hatırlatalım.

Söz konusu söylem, Öcalan’ın son görüşmesine ilişkin notlarda da bir kez daha karşımıza çıktı. “Ümmet dediğin şey, İslam ve Ortadoğu enternasyonalizmidir” diyen Öcalan, “Yavuz, İdrisi Bitlisi ittifakıyla, Kürt mirlikleriyle Ortadoğu’yu nasıl kazandıysa, biz de öyle kazanacağız” diyor. Öcalan, bugünkü ittifakın da hedefinin İran olduğunu söylüyor ve “İran böyle bırakılamaz. Suriye nasıl son dönemini yaşıyorduysa bu Şia iktidarı da son dönemini yaşıyor. Neçirvan ve Bafil’ın da içinde olacağı ve PJAK’ı da dönüştürecek bir hamle başlatmak gerekir. Türkiye pozitif rol oynamalı” şeklinde konuşuyor.

Osmanlı ile Safevi Devleti arasında yaşanan, Şah İsmail’in yenilmesiyle sonuçlanan Çaldıran Savaşı, bizim toplumsal, siyasal ve dinsel tarihimizde çok sert bir kırılmadır ve bu yarılmanın hala capcanlı olduğu en azından Öcalan’ın ve AKP/MHP çevrelerinin göndermelerinden anlaşılmaktadır.
Oysa, Öcalan başta olmak üzere Kürt ve Türk İslamcılarının sık sık dile getirdiği bu ittifak, Türkiye’de toplumun önemli bir kesiminin hafızasında soykırım anlamına geliyor. Aleviler açısından bu, ölümcül bir ittifaktır. Çünkü, Yavuz- Bitlisi ittifakının öncesi ve sonrasında binlerce Alevinin öldürüldüğü biliniyor.

İdris-i Bitlisi’nin Osmanlı soykırımını meşrulaştırıcı desteği sonucunda Kürt beyliklerine verilen özerklikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi illerinde tek bir Alevi bırakılmamış, Anadolu’da asırlar boyunca devam eden sistematik bir baskı, sindirme, ret, inkar, imha politikalarının sürdürülmesi sağlanmıştır. Aynı ittifak, 19. Yüzyılın sonlarından itibaren, başta Ermeni ve Süryaniler olmak üzere gayrimüslim unsurları da hedef almıştır. Osmanlının Alevileri düşmanlaştırma siyaseti Cumhuriyet ilan edildiğinde bile zihinlerden sökülüp atılamamıştır.
Mesele şu: Arkaik ve mezhepçi zihin yapısı artık açığa çıkan Öcalan, soykırım literatürünü kullanarak kimlerle, hangi çevrelerle nasıl bir hesap yapmaktadır?