Memleketin her tarafına kazma kürek, kepçe girecek, dağ taş delinecekti de Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı 5 köy mü unutulacaktı sanki. Bu vahşi liberal düzenin elinde elbette ki her karış toprağa bir madencinin hoyrat, yoz elleri değecek, şirketler servetlerine servet katsın, zenginler zenginliklerini, güçlerini korusun diye hiç doymayan gözlerini her gün bir başka yere dikeceklerdi!...

Konunun bağlamıyla ilgisi yok ama yine de bir lafı gediğine koymaya yarıyor. Bir Erzurum türküsü “dağlar seni delik delik delerim/kalbur alır toprağını elerim” diyor ya, şirketler de o şirketlerin önünü açan resmi rakamlar da dağları, tepeleri, ormanları delik deşik edip, eliyorlar. Eleğin üstünde servet kalıyor, altında ise kir pas.

Moğol orduları misali, geçtikleri yeri kurutup, toprağını, suyunu, havasını kirletip sonra dünyanın bir başka yerine gidiyorlar. Şimdi de lanetli gözlerini benim de köyüm olan Nallı ve çevresindeki Davulalan, Yuvalıçayır, Karaleylek ve Akçekale arazilerine dikmişler.

Bölgede maden sondaj faaliyetlerine başlanmış. Kim neyi arıyor bilinmiyor ama harıl harıl çalışma yürütülüyor. Kamu kurumlarında olması gereken şeffaflığın zerresinden bahsedemiyorsunuz çünkü 5 köyün muhtarının verdiği dilekçe haftalardır yanıtlanmış değil.

Ankara’daki Nallı Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin Başkanı Mert Şahin, köy muhtarlarının verdikleri dilekçeye bir aydır yanıt verilmediğini belirtiyor ve bilgilenmek istediklerine dikkat çekiyor.

Her yörede olduğu gibi burada da sondaj faaliyetleri nedeniyle ağaçlar kesiliyor, mera alanları zarar görüyor. Yeni Parti’nin Sivas Milletvekili Ulaş Karasu da konuyu mecliste bir soru önergesi ile gündeme getiriyor ama meclisin artık işlevsizleştiği de malum.

Halk tedirgin ve kızgın bir şekilde muhatap alınmayı bekliyor.

Sivas ve çevresinde “Önemli Doğa Alanları” bulunuyor.

Doğa Derneği tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları” çalışması kapsamında kullanıma açılan verilere göre, Sivas ve çevresindeki Önemli Doğa Alanları’nın yüzde 71’i IV. Grup madenlere ruhsatlı… Yüzde 8’i arama, yüzde 13’ü işletme ve yüzde 50’si ihale safhasındaki maden ruhsat alanı olarak belirlenmiş. Bu veriler 2022 tarihli. Sözkonusu rakamların aradan geçen süre içinde daha da arttığını söyleyebiliriz.

Polen Ekoloji Kolektifi de MAPEG (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü) verilerini kullanarak Sivas için analiz yapıyor ve Sivas’ın, Türkiye'de maden ruhsat ihaleleri ve satışlarında en çok etkilenen ve "gözden çıkarılan" illerin başında geldiği tespitini yapıyor.

Doğa talanı öyle hızlı ki, projelerin neredeyse yarısına “ÇED, gerekli değildir” raporu veriliyor.

Yaşadığınız şehre, köyünüze, mahallenize, ülkenize bir bakın…
Her yer maden ve inşaat sahasına dönmüş durumda….
Sağlam olup olmadığına bakılmaksızın yıkılmadık resmi bina, okul kalmadı… Betondan beslenen bir zümre var.

Ülkenin doğası da madencilerin hançerinden kurtulamıyor.
Uzun zamandır dağlarımıza bahar değil madenciler geliyor, bütün yıkımıyla…