Türk siyasetinde son dönemde dikkat çeken bir hareketlilik var. Seçimle göreve gelen bazı belediye başkanları, görev süreleri devam ederken siyasi partilerini değiştiriyor. Her yeni geçişin ardından da aynı tartışma başlıyor: “Seçmenin verdiği oy ne olacak?”

Bu soru elbette önemli. Çünkü sandık, demokrasinin en güçlü dayanağıdır. Seçmen bir belediye başkanını yalnızca kişiliği nedeniyle değil, temsil ettiği siyasi anlayışa, partiye ve ortaya koyduğu vaatlere güvenerek seçer. Dolayısıyla seçimden sonra yaşanan siyasi değişikliklerin seçmenin iradesi açısından tartışılması son derece doğaldır.

Ancak meseleye yalnızca “Neden geçti?” sorusuyla yaklaşmak, bana göre eksik bir değerlendirme olur.

Belki de asıl sormamız gereken soru şudur:

Bir belediye başkanını seçildikten sonra siyasi tercihlerini değiştirmeye götüren koşullar nelerdir?

Devamı için tıklayınız.