İstanbul Geri Dönüşüm İşçileri Derneği, geri dönüşüm ve atık işçilerinin haklarını, çalışma koşullarını ve sosyal adalet mücadelelerini kitlelere duyurabilmek; işçilerin temel haklarının sözcülüğünü yapabilmek ve çoğu zaman da dayanışma içerisinde problemleri çözebilmek için emekçilerin açtığı bir dernektir. Bugün derneğin kurucu üyesi ve başkan yardımcısı Sayın Mustafa Ay ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızı sizlere aktaracağım, buyurunuz başlayalım.

Öncelikle elbette daha geçen hafta kaybettiğimiz Erol Karasulu ile konuya başlamak istiyorum. Erol daha 20 yaşında gencecik bir delikanlıydı. Belki sizinle oturup konuşsa bu daha çocuk diye ciddiye bile almazdınız, 20 yaşında … Bu memleket hiç büyümeyen çocuklarıyla nam salmak niyetinde! Geri Dönüşüm İşçileri Derneği ise Erol’un ailesi ile irtibatta ancak Mustafa Bey’in söylediğine göre aile perişan halde, babanın dili tutulmuş evlat acısından… Dernek ise aile konu hakkında konuşmaya hazır olduğunda iletişimi güçlendireceklerinin altını çiziyor ve bir ihmal varsa bunun peşine düşeceklerini belirtiyor. Yoksul bir ailenin üzerine bir de adalet yükü düşmemeli diye sözlerine başlayan Mustafa Bey’in belirttiğine göre şuanda özellikle aile ile iletişime geçmek oldukça güç ancak ilk edindikleri bilgiye göre Erol’un ölümüne sebep olan kamyon şoförü tutuklu ve dernek bir ihmal olduğuna inanıyor. “Erol kamyonun önünden sırtında kartonlarıyla geçiyor, koca çocuk bir de yükü var. Kamyonun onu görmemesi mümkün değil. Çok bariz olmasına rağmen nasıl göremedi sürücü?”

Geri dönüşüm işçilerinin karşılaştıkları zorlukların ucu bucağı yok ama biz burada en temel sorunların ne olduğunu Mustafa Bey’e sorduğumuzda şu yanıtı aldık: “İşçilerin hemen hemen hepsi sigortasız, dernek olarak biz sigortayı çözemeyiz. Dernek sadece dayanışmayı sağlıyor, bir hastane bir cenaze işi olduğunda aramızda para toplayıp ihtiyaçları gidermeye çalışıyoruz. 2 yıl önce bir kooperatif kurduk (KATIK Kooperatifi ve kar amaçlı değil) sahada çalışan arkadaşlarımızı buraya bağlamak istiyoruz ama bunun için maddi güç lazım, imkanlar çok kısıtlı. Çok çocuk işçi var, burs bulmak istiyoruz ama yine imkan kısıtlı… Bir diğer problem ise belediyeler ile özellikle de depolar konusunda. Belediye için hem varız hem de yokuz, şöyle izah edeyim kaldığımız depoları ruhsatsız diye mühürlemeye geliyor belediye. O zaman biz de soruyoruz bize kalacak bir yer verin, kaldığımız yere temiz su getirin biz de vatandaşız diye, belediye o zaman da biz görmezden geliyor. Yakın zamanda Kadıköy Belediyesi ile benzer durumları yaşadık ama uzlaşmaya vardık. Şimdi Ümraniye Belediyesi ile bu mücadelemiz devam ediyor. Depolarda kağıt işçileri için her şey zor, temiz su bulmak zor, yemek bulmak zor bu sorunları belediyelerle iletişime geçip çözmeye çalışıyoruz. Oysa Türkiye’nin bize ne kadar ihtiyacı var, bundan 20 yıl önce olması gerek Ümraniye’de yine metan gazından dolayı bir patlama olmuştu çöp biriktiği için. Biz birkaç gün atık toplamaya gitmeyelim belediye buna yetişemiyor. Bir kağıt işçisi haftada 15 ila 30 arasında ağacı kurtarıyor. Türkiye genelinde en az 500.000 civarında insan bizim sektörde çalışıyor hatta küçük şehirleri de bilsek milyonu aşıyordur. Kaldı ki belediye topluca alıp ayıklamaya çalıştığında kağıtları bu kağıtlara hep diğer atıklar bulaşıyor, kağıt geri dönüştürülemez bir hale geliyor ama biz doğrudan topladığımız için bizde kağıdın ziyan olma ihtimali de çok düşük. Şimdi Sıfır Atık Projesi’nden bahsediyorlar. Bizsiz başarısız olamaz dedik, olamadı da. Biz bu atık projesinin sıfır noktasındayız. İŞ-KUR ile dışarıdan eleman alıp çözmeye çalıştılar ama olmadı.”

İşçilerin kaldıkları yerler hakkında ise: “Depolarda ve konteynerlarda yaşıyoruz. Buralar hem barınma hem de çalışma alanı. Belediyelerden yemek ve temiz su talebinde bulunduk. Belediyeler buraya bu hizmeti vermiyor. Sigortayı geçtik temiz suyumuz bile yok. Hatta bazen depolarımızı kilitliyorlar, o zaman bize uygun bir yer verin dediğimizde onu da sağlamıyorlar. Burası kentsel dönüşüm alanı yarın boşaltın yoksa polis kuvveti kullanacağız diyorlar. Biz de insanız, bize mi gücünüz yetiyor? Yarın depoyu boşaltın dediklerinde bir günümüz bile yok başka bir yer bulmak için. Bir de ceza kesiyorlar 20-30 bin, onu da ödüyoruz. Biz de bu ülkede varız, biz de vatandaşız.”

Mustafa Bey ile geri dönüşüm işçileri ve mevsimlik işçiliğin bağlantısı hakkında da çok bilgilendirici bir röportaj gerçekleştirdik ve yazının mevsimlik işçilik bölümüne bu Perşembe gazetemizden ulaşabilirsiniz.

Şahsen yaptığım en değerli röportajdı, buradan tekrar Mustafa Bey’e çok teşekkür ediyorum vakit ayırdığı için. Alın teriyle dürüstçe hayatını kazanan herkese bin selam olsun!