Doomspending, Türkçe haliyle aptalca harcama yapma durumu, kişinin parasını üzerine fazlaca düşünmeden özellikle "lüks" kabul edilen ürünlere harcamasıdır. Lüks kelimesini tırnak içinde yazdım çünkü bu kavram bildiğimiz lüks değil, bir kahve, konser veya tatil gibi yatırımlık olmayan harcamalar için kullanacağız.

Siz de fart etmişsinizdir, nasıl olsa ev araba alamayacağım öyleyse iyi bir tatile gideyim, hayatımı yaşayayım, kısa vadede hayatın tadını çıkarayım düşüncesi artık belirgin bir harcama alışkanlığına ve hatta hayat felsefesine dönüştü. Bunun ardında yatan sebep sanıldığının aksine tüketim çılgınlığı, bilinçsizlik veya sorumsuzluk değil; geleceğe olan güvensizlik.

Dünya genelinde ciddi oranda artan konut fiyatları ve genel yaşam maliyetleri insanların düşünme ve biriktirme alışkanlıklarını tamamen değiştirdi. Yıllarca para biriktirip ev alamayacağını anlayan insanlar artık ev alma hayalinden adeta vazgeçti ve kısa vadeli mutluluk getiren şeylere yöneldi. Kendini garantiye alma ihtiyacı tamamen kayboldu mu? Hayır, kaybolmadı ama bu ihtiyaç çözümsüz bir anksiyeteye dönüştüğü için odadaki file insanlar gözünü yumdu daha doğrusu yummak zorunda kaldı.

Dişimizi ne kadar, nereye kadar sıkacağız sorusu öyle karamsar bir hal aldı ki insanlar bu soruyu sormaktan vazgeçti ve "günü yaşamaya" karar verdiler. Bugün ortalama maaşlı birinin ev alması için sahi kaç yıla ihtiyacı var?

Bizlere bahsedilen ekonomi ile yaşadığımız ekonomik gerçeklik arasında da derin bir uçurum var. Ekonomistler sürekli finansal özgürlükten bahsederken bizler almadığımız bir montun yasını tutuyoruz çünkü bugün alınmamış bir montun yarın ne kadar zamlanacağını bilmiyoruz.

Bir şeyi almak için en doğru zaman o andır düşüncesiyle her ihtiyacımızı (veya ihtiyaç sandıklarımızı) hemen almak zorunda hissediyoruz. Bugün alınmamış her şey yarın daha da pahalı olacak düşüncesiyle de insan ne kadar sağlıklı alışveriş yapabilir, harcama alışkanlığı ne kadar sağlıklı olabilir onu da size bırakıyorum...

Özetle dünya genelindeki bu ekonomik gidişat insanların biriktirme alışkanlıklarını kökten değiştirdi ve biriktirmek, ekonomik sistem yüzünden anlamsız bir hale geldi. Bu gibi durumlarda da doomspending yani aptalca harcama adeta kaçınılmaz bir hal aldı.