Başkentin en önemli yaya akslarından Sakarya Caddesi, gün boyunca yoğun insan hareketliliğinin yaşandığı noktaların başında geliyor. Yıllardır protesto ve oturma eylemleri gibi toplumsal olaylara da ev sahipliği yapan caddenin bu hareketli atmosferi içinde ise çoğu kişinin yanından geçip gittiği bir sanat eseri bulunuyor: TaşAnkara. Bu sıra dışı heykelin hikayesi ise 1991 yılına uzanıyor.

Danimarkalı heykeltıraş Jørgen Haugen Sørensen, ilk kez 1991 yılında Estetik ve Görsel Kültür Derneği tarafından Halkbank Sanat Galerisi’nde düzenlenen bir sergiye katılmak amacıyla Türkiye’ye geliyor. Sørensen’in Ankara’ya gelişinden kısa süre sonra, Sakarya Caddesi’nin de içinde bulunduğu bölgede yayalaştırma çalışmaları devam ediyordu.

Aynı dönemde Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı tarafından şehir merkezindeki kamusal mekanlara çeşitli sanat eserlerinin yerleştirilmesine yönelik bir proje hazırlanıyor. Yurt dışından pek çok sanatçının katıldığı bu çalışma kapsamında Sørensen de yeniden Ankara’ya geliyor.

Danimarkalı sanatçı, Ankara’da bir atölye oluşturarak çalışmalarına başlıyor. Burada farklı büyüklükteki taşları bir araya getiren Sørensen, kendine özgü üslubunun izlerini taşıyan eserini ortaya çıkarıyor.

1992 yılında tamamlanan eser, sanatçı tarafından “TaşAnkara” olarak isimlendiriliyor.

SANATÇININ FARKLI ÜSLUBUNUN EN ÖNEMLİ ÖRNEKLERİNDEN BİRİ

TaşAnkara’nın en dikkat çekici özelliklerinden biri, birbirinden farklı büyüklükteki taşların üst üste eklenerek özgün bir form oluşturması. Sørensen’in heykellerinde öne çıkan bu yaklaşım, taşların kütlesel açıdan birbirleriyle oluşturduğu karşıtlık ve mühendislik bilgisiyle bir araya getirilmesi üzerine kuruluyor. TaşAnkara da sanatçının bu üslubunun önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

2019 YILINDA YERİ DEĞİŞTİRİLDİ

Eser, tamamlandıktan sonra Sakarya Caddesi ile Selanik Caddesi’nin kesişim noktasında, yaya trafiğinin daha yoğun olduğu bir bölgeye yerleştiriliyor. 130x195x410 santimetre ölçülerindeki TaşAnkara, ilk döneminde geniş bir altıgen kaidenin üzerinde bulunuyordu.

Bu kaide, eserin yalnızca uzaktan izlenen bir heykel olmasının ötesine geçmesini sağlıyordu. İnsanların üzerine oturmasına veya kaide üzerinde hareket etmesine imkan veren yapı, TaşAnkara ile bulunduğu mekan arasında bir etkileşim kurulmasına olanak tanıyordu. Ancak TaşAnkara’nın bulunduğu yer yıllar içinde değişti.

2019 yılında bölgede gerçekleştirilen yenileme çalışmaları sırasında eser bulunduğu noktadan kaldırıldı. Daha sonra yolun Mithatpaşa Caddesi’ne bakan tarafına yerleştirildi.

Bu yer değişikliği sırasında TaşAnkara’nın geniş altıgen kaidesi de kaldırıldı. Böylece eserin insanların üzerine oturmasına veya üzerinde gezinmesine imkan tanıyan özelliği de ortadan kalktı.

Bugün TaşAnkara, ilk yerleştirildiği noktadan farklı bir yerde, Sakarya Caddesi’nin yoğunluğu içinde varlığını sürdürüyor. Yıllar boyunca caddenin değişen yüzüne tanıklık eden eser, Ankara’nın kamusal alanlarına kazandırılan sanat çalışmalarından biri olarak kent yaşamının içinde yer almaya devam ediyor.

Muhabir: Muhammed Ali Yahşi