Takviye edici gıdaların kullanımında ürünün içeriği kadar kişinin sağlık durumu ve kullandığı ilaçların da dikkate alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Didem Deliorman Orhan, “doğal” olarak sunulan her ürünün güvenli kabul edilmemesi gerektiğini vurguladı.
TAKVİYE EDİCİ GIDALAR NE İÇİN KULLANILIR?
Takviye edici gıdaların günlük beslenmeyi desteklemek amacıyla kullanıldığını belirten Orhan, bu ürünlerin ilaç olmadığını vurguladı. Orhan, şöyle konuştu: “Yeterli, dengeli ve sağlıklı bir diyetin yerine geçen ya da öğün ikamesi olarak kullanılan bir gıda grubu değildir.”
Takviye edici gıdaların etiketlerinde hastalıkları önleme, tedavi etme, ağrı giderme, zayıflatma ya da cinsel performansı artırma gibi sağlık beyanlarının kullanılamayacağını belirten Orhan, özellikle bu tür vaatlerin tüketiciyi yanıltabileceğine dikkat çekti.

“DOĞAL” HER ZAMAN ZARARSIZ DEĞİL
Orhan, doğal kaynaklı ürünlerin de bilinçsiz kullanıldığında istenmeyen sonuçlara yol açabileceğini belirterek, özellikle düzenli ilaç kullananların takviye seçiminde uzman desteği alması gerektiğini söyledi. Sarımsak, zerdeçal, zencefil ve ginseng gibi ürünlerin ilaçlarla etkileşebileceğine dikkat çeken Orhan, şu ifadeleri kullandı: “Ben doğal ürün çalışıyorum ama doğal her zaman zararsız değil maalesef. Tam tersi bir problem de yaşatabiliyor. Doğru ellerin altında bunlar hastaya, tüketiciye arz edilirse, ilaç ve gıda etkileşimi noktasında siz bilgilendirilirseniz, işte o zaman doğal size sağlık faydası olarak geri dönebiliyor.”
FAZLASI DA RİSK TAŞIYOR
Takviye edici gıdalarda dozun önemine dikkat çeken Orhan, vitamin ve minerallerin gereğinden fazla alınmasının da sağlık açısından risk oluşturabileceğini söyledi. Selenyum üzerinden bir vaka örneği veren Orhan, ürün içeriğindeki miktarın etiket değerinden çok daha yüksek olabileceğine dikkat çekti. Orhan, “Selenyumun da fazlası toksiktir. O yüzden bu aralığı iyi değerlendirmek lazım. Mesela bunlar yurt dışı vakalardan örnek verdik. Bir vakada normalde içeriğindeki selenyum miktarı etikette yazanın 200 misliydi. Kullanılan doz 41 bin 749 mikrogram. İnanılmaz bir dozdan bahsediyoruz.”

KAPSÜLÜN İÇİNDE GERÇEKTEN NE VAR?
Takviye edici gıdalarda en önemli sorunlardan birinin içeriğin beyana dayanması olduğunu ifade eden Orhan, şöyle konuştu: “Takviye edici gıdalarda analiz yapılmıyor arkadaşlar, en büyük sıkıntı budur, beyan vardır. Yani dersiniz ki ‘Ben bu kapsüle bu kadar özüt koydum, bu kadar bilmem ne bileşeni koydum.’ Buna inanmakla mükellefiz. Ama ne zaman yapılabiliyor biliyor musunuz analiz? Şikâyet olduğu zaman, bir aciliyet olduğu zaman ya da biri öldüğü zaman.”
TAĞŞİŞ VE KONTAMİNASYON RİSKİ
Takviye edici gıdalarda yanlış bitki türünün kullanılması, ağır metal, pestisit ve mikroorganizma gibi istenmeyen maddelerin ürüne karışması kalite ve güvenlik açısından risk oluşturabiliyor. Orhan, bu nedenle kullanılan hammaddenin doğru tanımlanması ve gerekli analizlerin yapılmasının önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Didem Deliorman Orhan, “Kimlik problemi çok önemli. Hammaddenizin doğru ürün olup olmadığı, sizin başarınızın veyahut sağlıkla ilgili yaratacağınız istenmeyen etkilerin hepsini çözer. Buna da şu an DNA barkodlama geldi. Birçok firma DNA barkodlama dediğimiz bir sistemle bitkinin doğru türünü, yani parmak izi gibidir ya, bitkinin doğru türünün DNA'sını çıkarıyor. Diyor ki, ‘evet, bu bitki bu, doğru bitki, doğru hammadde.”
Orhan, hammaddenin elde edildiği koşulların da ürün güvenliği açısından önem taşıdığını belirterek ağır metal, aflatoksin, mikotoksin, pestisit kalıntıları ve patojenik mikroorganizmaların kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı.
TÜKETİCİ ÜRÜNÜ NASIL KONTROL EDECEK?
Takviye edici gıda alırken ürünün onay durumunun ve etiket bilgilerinin kontrol edilmesi gerektiğini belirten Orhan, tüketicilerin satıcı beyanına tek başına güvenmemesi gerektiğini söyledi. Orhan, tüketicilerin ürünü satın almadan önce resmi kanallardan kontrol edebileceğini belirterek şöyle konuştu: “En azından Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Güvenilir Gıda noktasına girebilirsiniz. Ürününüzle ilgili bilgiyi yazın. Size ‘Evet, bu onaylı bir ürün’ derse kullanılabilir. Etiketinizde üreticisini, yaş grubunu ve uyarıları, ambalaj bütünlüğünü, tedavi ve mucize iddiaları olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. Satıcıdan gelen ‘onaylı’ iddiasına tek başına güvenmeyin. Satın almayın, kullanmayın. Güvenilir Gıda mobil uygulaması veya 174 üzerinden şikâyetlerinizi yapın.”





