Konya Akşehirli Nazike Gündüz, yıllardır sürdürdüğü kitre bebek çalışmalarında geleneksel el sanatlarını kendi yorumuyla yaşatıyor. Altınköy’de çalışmalarını sergileyen Gündüz’ün kitre bebekle tanışması ve bu sanata yönelmesi ise geçmişe duyduğu ilgiden başladı.
Nazike Gündüz, lise ve üniversite yıllarında edindiği bebek yapımı bilgisi ve tekniklerini zamanla kitre bebek çalışmalarına taşıdı. Gündüz’ün bu alandaki serüveni, Akşehir’in Kurtuluş Savaşı’ndaki tarihini kitre bebeklerle anlatma isteğiyle şekillendi.
Gündüz, kitre bebek yapımına yönelişini şöyle anlattı: “Daha önce lise zamanlarında, üniversite zamanlarında bebek bilgim vardı, tekniklerini biliyordum. Bir Kurtuluş Savaşı’nı canlandırmayı çok istiyordum. Çünkü Akşehir, Batı Cephesi Karargâhı. O yüzden bizim için çok önemli Batı Cephesi. Bir Kurtuluş Savaşı sergisi hazırlamak istedim. Benim serüvenim o zaman başladı.”
AKŞEHİR’E KURTULUŞ SAVAŞI MÜZESİ KURACAK
Kitre bebek çalışmalarını Kurtuluş Savaşı temasıyla sürdüren Gündüz, bu çalışmalarını Akşehir’de bir müzede bir araya getirmeyi hedefliyor. Müze için kendi imkânlarıyla çalışan Gündüz, açılış sürecine ilişkin kaymakamlıkla görüşmelerinin sürdüğünü belirtti. Müzede cephe ve sahra hastanesinin yanı sıra Seyit Onbaşı, Nene Hatun ve kadın kahramanların kitre bebeklerle oluşturulan kompozisyonlarına yer vereceğini anlatan Gündüz, “Ben Akşehir adına kendi adıma bir müze kurmayı istiyorum. Cepheyi kuruyorum, sahra hastanesini kuruyorum. Önemli karakterler, Seyit Onbaşı, Nene Hatun ve bütün kadın kahramanlarımızla kompozisyonlar oluşturacağım” dedi.

KİTRE BEBEK NEDİR?
Gündüz, kitre bebeğin insan yüzüne en yakın bebek yapım tekniklerinden biri olduğunu belirterek, çalışmalarının yalnızca süs amacı taşımadığını söyledi. Kitre bebeğin bir anlatım aracı olduğunu vurgulayan Gündüz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kitre bebek oyuncak değil, biblo da değil. Süs eşyası da değil, bir anlatım biçimi.”
Kitre bebekle geçmişten gelen hikâyeleri ve kültürel değerleri anlattığını belirten Gündüz, çalışmalarından örnekler verdi: “Mesela Nasrettin Hoca’nın fıkralarını anlatıyorum. Eşeğe ters binmesi, göle maya çalması, ‘Parayı veren düdüğü çalar’ gibi. Geçmişimizi, kültürümüzü anlatıyoruz. Ekmek yapan kadınlarımızı, çömlekçilik gibi unutulmaya yüz tutmuş sanatlarımızı da kitre bebeklerle anlatıyorum.”
BİR KİTRE BEBEK NASIL YAPILIYOR?
Kitre bebeğin yapımında iskeletin oluşturulmasından yüz hatlarının şekillendirilmesine kadar birçok aşama bulunuyor. Usta Gündüz, “İskeletini yapıyorum, kalıbını çıkarıyorum. Pamuk, tel ve kitre üç ana malzememiz. Parmaklarını tek tek sarıyorum. Kendi vücudumu da görsel olarak kullanıyorum. Başını şekillendiriyorum; burnunu, dudaklarını, göz kapaklarını, elmacık kemiklerini yapıyorum. Bir seferde bitmiyor.” dedi.
Kitrenin bebeğin yapımındaki yerini de anlatan Gündüz, malzemenin kullanım alanlarını ve özelliklerini şöyle ifade etti: “Kitreyi bütün vücutta kullanıyorum. Ellerde, ayaklarda, yüzde kullanıyorum. Kitre, Güneydoğu Anadolu’da yetişen dikenli bir bitkinin öz suyu, geven otu. Sertleştirici ve yapıştırıcı özelliği var. Zaten kitre bebek ismini de kullandığımız bu malzemeden alıyor.”

BİR BEBEĞİ TAMAMLAMAK SADECE KİTRELEMEK DEĞİL
Kitre bebeğin tamamlanması için farklı el sanatlarına da hâkim olmak gerektiğini belirten Gündüz, kıyafetinden takısına, boyamasından süslemesine kadar birçok ayrıntıyı kendisinin hazırladığını söyledi. Gündüz, bir kitre bebeğin ortaya çıkışını şöyle anlattı: “Ben halk eğitimde usta öğreticiyim. Bu bebeği yapmak için boyayabilmen, takabilmen, nakış bilmen, giydirmeyi bilmen gerekiyor. Her şeyi ben yapıyorum. Sadece kitre yapmakla hiçbir zaman kitre bebek yapılmıyor. Önemli olan, kitre bebek bittikten sonra giydirmeye geldiğin zaman takısıyla, boyamasıyla, süs eşyalarıyla, kıyafetiyle tam tekmil elimizden çıkması gerekiyor.”
Üretim sürecinin uzun olması nedeniyle kitre bebeklerin satışının sınırlı kaldığını aktaran Gündüz, çalışmalarının daha çok müzeler ve kamu kurumları tarafından alındığını belirtti: “Türkiye’de yapılıyor ama çok satışımız olmuyor. Çünkü biraz pahalı, yapım aşaması uzun sürdüğü için normal bir bez bebek gibi değil. Günlerce süren bir bebek. Daha çok müzeler, kaymakamlıklar, belediyeler alıyor. İnsanlar için pahalı geliyor. Genelde müzelerde korunuyor.”
KİTRE BEBEK GELECEK KUŞAKLARA AKTARILACAK
Kitre bebeğin zor bir sanat olması nedeniyle az sayıda kişi tarafından sürdürüldüğünü belirten Gündüz, yeni nesillere aktarılması için kursiyerlerini yetiştirdiğini söyledi: “Şu anda bir iki tane kursiyerim çok meraklı ve yapmaya da başladılar. İnşallah onları yetiştireceğim. Benim arkamdan mutlaka yeni nesillere aktarmak da gerekiyor, unutulmaması da gerekiyor. Kitre bebek zor olduğu için hep kaçıyorlar ama başladığın zaman asla bırakamıyorsun.”
Kitre bebeğin Türkiye’deki geçmişine de değinen Gündüz, kendi çalışmalarının sayısının 500’e yaklaştığını ifade etti: “Bunun geçmişi 1935 yılında başlamış. O sıralar biraz yapılmış ama kitre bebek yapımı çok zor olduğu için sürdürülebilirliği olmamış. Tek tük yapılmış ama şu anda olgunlaşma enstitülerinde yapılıyor. Kapadokya’da bir bebek müzemiz, Gaziantep’te bebek müzemiz var. Türkiye’de yapan çok az. Şu anda benim 500’e yakın kitre bebeğim var.”





