Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Çarpana Dokuma Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Gülendam Polat, uzun yıllardır çarpana dokuma sanatıyla ilgileniyor. Halk Eğitim’de katıldığı kısa bir kursla bu sanata başlayan Polat, kendi araştırmaları ve alanındaki ustalarla yaptığı çalışmalarla çarpana dokumayı sürdürerek geleneği yaşatıyor.
ÇARPANA DOKUMANIN GEÇMİŞİ
Çarpana dokumanın geçmişinin milattan önce 3 binli yıllara dayandığını belirten Polat, sanatın geçmişte Anadolu’da farklı amaçlarla kullanıldığını söyledi. Dokumada kullanılan levhaların ve desen oluşturma sürecinin de çarpana sanatının temelini oluşturduğunu aktaran Polat, şöyle konuştu: “Menşei Mısır’dan çıkmaktadır ve eskiden Anadolu’da da çok yoğun bir şekilde kullanılmış. Çarpana dediğimiz, kullandığımız levhalara verilen isimdir. Bu levhaların kenarlarında delikler bulunur. Şemalar oluşturuyoruz, iplikleri şemaya göre kartlarımıza geçiriyoruz ve bazı ilave hareketlerle desenler oluşturuyoruz. Bunlarla yaptığımız dokumalara da çarpana dokuma diyoruz.”

“MOTİFLERİN HER BİRİNDE BİR HİKÂYE VAR”
Çarpana dokumada kullanılan geleneksel desenlerin her birinin ayrı bir anlam taşıdığını belirten Polat, geçmişte kadınların duygu ve dileklerini motiflerle ifade ettiğini anlattı. Özellikle su yolu motifinin taşıdığı anlamı aktaran Polat, şu ifadeleri kullandı: “Bir anne, oğlu askerdeyse, eşi gurbetteyse su yolu motifini, eşim ya da oğlum sağlıkla yuvasına kavuşsun niyetiyle, ‘su gibi gelsin’ niyetiyle dokurdu. Hepsinin ayrı bir hikâyesi, hepsinin ayrı bir anlamı var. Bizler de bu hafızayı, aslında bir toplumun hafızasını yaşatmaya çalışıyoruz.”
ÇARPANA GÜNÜMÜZE UYARLANIYOR
Geleneksel çarpana dokumanın günümüzde farklı kullanım alanlarına uyarlandığını belirten Polat, geçmişteki kullanım alanlarının yeni tasarımlarla sürdürüldüğünü söyledi. Çalışmalarının farklı ürünlerde değerlendirilebildiğini aktaran Polat, şöyle konuştu:
“Eskiden kullanım alanlarına biz yeni günümüz teknolojisine uyarlayarak yeni güncellemeler yapıyoruz. Kemerlerde kullanıyoruz, yaka kartında kullanıyoruz, duvar süsünde kullanıyoruz, pano olarak kullanabiliyoruz, cep telefonu olarak kullanabiliyoruz, takı ve tasarımda kullanabiliyoruz, çantalarda. Yani kısaca kişinin hayal gücüne bağlı.”
YENİ USTALAR YETİŞİYOR
Çarpana dokumanın gelecek kuşaklara aktarılması için eğitim çalışmalarının sürdüğünü belirten Polat, yeni ustaların yetiştiğini söyledi. Sanatın kaybolmaması için aktarımın önemli olduğunu vurgulayan Polat, “Bizden sonra da gelenler var. Yetiştiriyoruz; hem de gümbür gümbür geliyorlar. Aktarıyoruz, çünkü amacımız bu sanatı yaşatmak ve kaybolmasını engellemek.” dedi.

“ÇARPANA ZİHNİ DİNLENDİRİYOR”
Çarpana dokumanın yalnızca geleneksel bir sanat olmadığını, aynı zamanda yoğunlaşmayı gerektiren yapısıyla zihni dinlendirdiğini anlatan Polat, “Çarpana dokuma gerçekten beyni dinlendiriyor. Stresli olan kursiyerlerimin bununla çok çok rahatladıklarına şahit oldum. Özellikle biraz daha ileri seviyede, karma ve ilave hareketler fazla olunca beyin hata vermemek için odaklanmak zorunda kalıyor. Dokumaya odaklanıyorsunuz ve gerçekten beyinde format attığına inanıyorum.” dedi.
“KÜLTÜREL MİRASIMIZA SAHİP ÇIKMALIYIZ”
Çarpana dokumanın yalnızca bir el sanatı olmadığını, aynı zamanda toplumun kültürel hafızasını taşıdığını belirten Polat, bu sanatların yaşatılması için tanıtım ve desteğin önemli olduğunu vurguladı. Özellikle gençlerin geleneksel sanatlarla buluşturulması gerektiğini ifade eden Polat, sözlerini şöyle tamamladı: “Geleneğimizin yaşatılması, bir kültürün, bir toplumun hafızasının yok olmaması için gerçekten kültürümüze sahip çıkmalıyız. Özellikle böyle unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarına kıymet vermek, desteklemek ve insanların önünü açmak gerekiyor. Öncelikle tanıtmamız, gençlere sevdirmemiz ve yaşatmamız gerekiyor. Çünkü bize ait bir kültür.”





