Türk mutfağının uluslararası alanda tanıtılmasından genç şeflerin yetişmesine kadar pek çok konuya değinen Danilo Zanna, meslekte deneyim kazanmanın önemine dikkat çekti. Söyleşide yerel lezzetlerin tanıtılması ve Türkiye’nin gastronomi zenginliğinin daha geniş kitlelere ulaştırılması da konuşuldu. Pasifik Medya Genel Müdürü Sinan Güneş’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşi, Merkez Ankara AVM Açılış Festivali kapsamında düzenlendi.
“USTALIK ESNAF MUTFAĞINDA ÖĞRENİLİR”
Genç şef adaylarına mesleğe başlarken esnaf mutfağını tercih etmelerini öneren Danilo Zanna, burada edinilen deneyimin mesleki gelişim açısından önemli olduğunu belirtti.
Zanna, “Özellikle Türkiye’de bir genç şef adayı olursanız, başlamanız gereken yer esnaf mutfağı. Esnafın kültürü gerçekten çok farklı. Esnaf mutfağının verebileceği katkıyı başka bir yerde alamazsınız. Otellerde ve restoranlarda gözlem yapın. Türk mutfağını tanıtmak, iyi ve ödüllü bir şef olmak istiyorsanız başlangıcınız orası olmalı.” dedi.
Şeflik mesleğinin farklı çalışma alanları bulunduğuna da değinen Zanna, gençlerin yalnızca otel ve restoranlara yönelmemesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Her şefin ödül kazanması veya popüler bir restoranının olması gerekmez. Sonuçta bir şefin amacı yemek yapmaktır. Okullarda, çocuklara ve yemekhanelerde yemek yapan şefler de var. Özellikle gençlere stajlarını otellerin yanı sıra esnaf lokantalarında da yapmalarını öneriyorum. Esnaf lokantası olmazsa kokoreççi, midyeci veya köfteci olsun. Oraya gidin, orada görün. Restoranda ve otelde şeflik işini görebilirsiniz ama esnaf lokantasında ustalık öğrenebilirsiniz. Ustalık ve şeflik çok farklıdır.”

TÜRK MUTFAĞI DÜNYAYA TANITILMALI
Türk mutfağının uluslararası alanda tanınmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Danilo Zanna, İtalyan mutfağının dünyaya yayılmasında yurt dışında yaşayan İtalyanların etkili olduğunu belirtti. Türk mutfağının özgün lezzetlerinin de doğru biçimde tanıtılması gerektiğini vurgulayan Zanna, isot ve Fettuccine Alfredo örnekleri üzerinden değerlendirmelerde bulundu.
Zanna, “İtalyan mutfağının dünyada bu kadar tanınmasının birçok sebebi var. Bunlardan biri de şans. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika’da yaşayan İtalyanlar mutfağımızı gerçekten dünyaya tanıttılar. O dönem büyük bir fırsat oldu. Bir diğer sebep de İtalyan mutfağının kolay olması. Malzemeleri ve tatları karmaşık değil. Herkes kolayca yiyebiliyor ve ‘Ben bunu seviyorum’ diyebiliyor. Türk mutfağından bir örnek vermek istiyorum. İsota bayılırım. İsotu salataya da omlete de koyarım. Evde Urfa’dan gelen isot salçam var. Arkadaşım Ayşegül getiriyor. Ekmek üzerine sürüp kızartarak yiyorum. Restoranımda da temel soslarda kullanıyorum. Ama isot gibi bir ürünü tanıtmak zor. Çünkü on kişi varsa belki beşi bayılır, beşi sevmeyebilir. Biraz zaman ister. Karmaşık, anlaşılması gereken bir tat. İtalyan mutfağında ise fesleğen, domates, parmesan peyniri gibi daha temel lezzetler var. Herkesin sevebileceği bir tat sunuyor.
Bir de kendi mutfağımıza sahip çıkmamız gerekiyor. İtalyan mutfağını yurt dışında tanıtanlar, başka ülkelere giden İtalyanlar oldu. Ben Türkiye’ye geldiğimde Fettuccine Alfredo’nun tavuk ve mantarla yapıldığı biliniyordu. Hayır, Fettuccine Alfredo’nun içinde ne tavuk ne mantar var, sadece parmesan var. İnsanların doğru bilgi sahibi olması için bunu anlatmaya çalıştım. Mantarlı mı seviyorsun? Mantarlı yap. Tavuk mu istiyorsun? Tavuk koy, istediğini ye. Ama bunun orijinal tarif olmadığını bil.” ifadelerini kullandı.

MASTERCHEF’İN GASTRONOMİYE KATKISI
MasterChef Türkiye’nin gastronomi kültürüne katkısını anlatan Danilo Zanna, programın insanların yemeklere ve şeflik mesleğine bakışını değiştirdiğini söyledi. Farklı yörelerin yemeklerinin tanınmasında programın etkili olduğunu belirten Zanna, Kayseri yağlamasını örnek gösterdi. Zanna, şunları söyledi: “MasterChef Türkiye programı ve özellikle Mehmet Şef’in katkısıyla gastronomi tamamen değişti. İnsanlar artık restoranın çalışmak için kötü bir yer olmadığını keşfetti. Şefliğin de sanat gibi bir meslek olduğu anlatıldı. Yemek artık evlerde, sokaklarda konuşuluyor. MasterChef’ten önce insanlar akşam ne yiyeceklerini düşünüyorlardı. MasterChef’le birlikte çeşitlilik arttı. İnsanlar yeni bir yemek görünce ‘Biz de yapalım’ diyor. Mesela Kayseri yağlamasını belki Kayseri’ye yakın olduğunuz için tanıyorsunuz. Türkiye’de yağlamayı kimse bilmiyordu. İzmir’e, Gaziantep’e veya İstanbul’a gittiğinizde ‘Yağlama ne?’ diye soruyorlardı. Artık neredeyse yağlama Türkiye’de en çok araştırılan yemek oldu. MasterChef gastronomi kültüründe gerçekten büyük bir fark yarattı.”
TÜRK KAHVALTISININ ZENGİNLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
Türk kahvaltısının dünyada benzeri olmadığını düşündüğünü belirten Zanna, İtalyan kahvaltısının ise daha sınırlı olduğunu ifade etti. Zanna, “Dünyada Türk kahvaltısı gibi bir şey yok. Bu zenginlik gerçekten çok özel. Özellikle Anadolu kısmında, Van’da kahvaltı bitmez. Adana’da ciğerle kahvaltı yaptım, çok garip geldi. Sabah ciğer yemek benim için çok zor. Ama genel olarak kavurmalı kahvaltı çok özel, çok güzel, çok sağlıklı ve inanılmaz lezzetli. İtalyan kahvaltısı ise daha küçük ve sınırlı. İtalya’da öğle yemeği çok önemli; insanlar saat 12.00-13.00 gibi bir araya gelip yemek yiyor. Kahvaltı kültürümüzde biraz daha geri planda kalıyor.” diye konuştu.
DANİLO ŞEF, MERKEZ ANKARA’NIN AÇIK HAVA ALANLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Merkez Ankara AVM’yi gezdikten sonra değerlendirmelerini paylaşan Danilo Zanna, “Gerçekten bayıldım. Proje devasa. Açık hava kısmı yaptınız ya, bence Ankara’nın en büyük eksikliği bu. Buraya gelip yürüyüş yapabilmek, güzel ve kaliteli bir ortamda bulunmak, güzel kafeler ve restoranlar görmek, aileyle birlikte vakit geçirilebilecek bir ortam olması nedeniyle gerçekten çok sevdim. Ellerinize ve emeğinize sağlık. Umarım sizin için 100 katı, 1000 katı, 100 bin katı daha fazla olsun. Çünkü proje gerçekten çok güzel ve çok başarılı. Davet için teşekkür ederim.” dedi.





