Bir çekmediniz, çekemediniz elinizi 115 yıllık koca çınarın yakasından…  Resmen gücünü emdiniz, ruhunu çaldınız... Ne hırsmış ne ihtirasmış sizinkisi…  Çıkar ilişkinize dayalı sevginizle adeta zehirlediniz Ankaragücü’nü… Futbol takımını menajerlerin eline teslim ederek aidiyet duygusundan yoksun, ruhsuz bir kadro oluşturdunuz… En büyük gücünü aldığı taraftarlarıyla da bağını kopartıp sahipsiz bıraktınız…    

3 büyüklerden sonra tam 54 sezon süper ligde en fazla mücadele etmiş, şanlı bir maziye sahip Başkent’in en önemli değerlerinden biri olan bu aziz kulübü kendi çıkarlarınız için bu hale düşürmeye hakkınız yok. 

Son Esenler Erokspor yenilgisiyle tehlike çanlarının süratle çalmaya başlamasıyla eski başkan ve maalesef kulübü bu duruma düşüren baş sorumlu Faruk Koca ve onun devamı niteliğindeki İsmail Mert Fırat’ın tek amacı, Ankaragücü kulübüne verdikleri parayı kurtarma çabasıdır.

Şiddetli tepkiler yüzünden almak zorunda kaldıkları ancak bir türlü tarihini açıklayamadıkları genel kurul kararının gecikme nedenleri de çok açık. Şimdi harıl harıl verdikleri parayı kurtarabilecekleri başkan adaylarını bulma gayreti içindeler. Adaylık için talip olanları da kendi süzgeçlerinden geçirme sevdasındalar. Çünkü biliyorlar ki delege çoğunluğunu ellerinde, istemedikleri daha doğrusu paralarını kurtarma garantisini vermeyecekleri seçtirmemek için tüm kozlarını ortaya koyacaklar.

Ancak gerçekten Ankaragücü sevgisiyle hareket edenler; Faruk Koca’nın emanetçisi olmayı kabul etmeyerek, genel kurul tarihinin bir an önce ilan edilmesini ve gerçek borç miktarının açıklanmasını bekliyor.

Son olarak bazı meslektaşlarımızın iyi niyetli olduğuna inandığım - aslında Ankaragücü camiasının akil insanlarının yapması gereken- girişimlerini, 45 yıllık tecrübeme dayanarak çok da tasvip etmiyorum. Çünkü geçmiş yıllarda da hem Ankaragücü hem de Gençlerbirliği’nde bu tür krizler yaşandığında, biz basın mensupları olarak direkt olarak devreye girmektense sadece yapıcı eleştirilerde bulunmayı tercih ettik, görüşlerimizi söyledik hatta moral verici haberlerle destek vermeye çalıştık. Bu kadar ince düşünmemize rağmen görüşlerimizi bile aleyhimize kullanmaya çalışan yöneticilerin ortaya çıktığını da hatırlatmakta yarar görüyorum.

GENÇLER GERİ DÖNDÜ

Hüseyin Eroğlu ile 8 haftada yakaladığı müthiş çıkışla tüm dikkatleri üzerine çeken ve hiçbir şans verilmemesine karşın süper lig için Başkent futbol camiasını umutlandıran Gençlerbirliği, son 3 maçtır aldığı 1 beraberlik ve 2 yenilgiyle doğrusu sevenlerine hayal kırıklığı yaşatmıştı.

Bu süreçte aldığı kötü sonuçlara rağmen rakiplerinin de puan kaybetmesiyle 4. sıradaki yerini kaybetmesi Gençlerbirliği için büyük şanstı. Milli maç arasından sonra en önemli silahı Amilton’dan yoksun çıktığı Şanlıurfa maçını, üstün oynamasına ve daha çok pozisyon yakalamasına karşın ancak son dakikalarda bulduğu golle 3 puan alarak kapatmayı başardı.

3 maç sonra galibiyet hasretinin dindirilmesi, Başkent ekibinin hedefinden fazla uzaklaşmaması açısından son derece önemliydi. Çünkü rakip, Cihat Arslan ile 4.kez teknik direktör değişikliğiyle Gençler mücadelesini bir çıkış maçı olarak hedeflemişti. Sergilediği dirençle en azından bir puan için mücadele eden rakibi karşısında Hüseyin Hoca, özellikle ikinci yarıda yaptığı müdahalelerle bekleri de ileri çıkartarak daha fazla pozisyon üretmeye başladı ve golcüsü Metehan’la skor olarak da öne geçti.

Başkent, 6 Nisan Pazar günü oynanacak derbi maçı için şimdiden büyük ölçüde heyecan duymaya başladı. Ankaragücü’nün Gençlerbirliği ile oynayacağı karşılaşma iki takım için farklı hedefleri içeriyor. Başkent’in son haftalarda yüzü gülmeyen sarı-lacivertli ekibinin bu maçta alacağı 3 puan kümede kalma açısından hayati önem taşırken, kırmızı-siyahlılar da ikincilik için mücadele ettiği Karagümrük ile Erzurum’un oynayacağı haftada mutlak galibiyeti hedefleyecek.