Dostlarım;

Epeydir “arınma” üzerine düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyordum ama bir türlü fırsat bulamamıştım.

Biz Türkler ve bu coğrafyada Türkçe konuşanlar arınmayı, siyasi anlamda “nepotizm, kayırmacılık, din, dil, mezhep”! olarak algılarız. Felsefi derinliği ise daha başkadır.

Antik Yunan’da “Katarsis” olan arınma “Ruh” arınmasıdır. Yani bireyin kötü alışkanlıklardan ve aşırı tutkulardan sıyrılarak erdemli bir yaşamı benimsemesidir.

Aristo “Poetika”de duygu ve arınmayı tiyatro izleyicisini gözlemler ve sahnedeki olayları izleyenlerin acıma ve korku duygularını yoğun şekilde gözlemledikten sonraz “Yoğunlaşan duyguların boşalması insanı rahatlatır ve ruhi bir denge sağlar.” yaklaşımı ile özetler.

Platon ise akıl ve mantık üzerinden daha farklı bakar arınmaya..

Dostlar;

Arınmayı en iyi tanımlayan ise Psikanalizin babası olarak kabul edilen Sigmund Freud ve çalışma arkadaşı Josef Breuer imiş.

Devamı için tıklayınız.