Uluslararası finans kuruluşlarının hazırladığı küresel servet ve gelir dağılımı raporlarındaki verileri değerlendiren Yeni Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Türkiye’de giderek derinleşen servet eşitsizliğine ve milyonlarca vatandaşın karşı karşıya kaldığı yoksulluğa dikkat çekti. Kanko, “Türkiye’de yıllardır uygulanan yanlış ekonomi politikalarının bedelini milyonlarca vatandaş öderken, ülkenin kaynakları dar bir kesimin elinde toplanıyor” dedi.

Kanko, küresel raporlarda yer alan servet dağılımı verilerinin Türkiye’deki ekonomik tablonun vahametini ortaya koyduğunu belirterek, toplam servetin yaklaşık 74 trilyon lira düzeyinde olduğunu, bunun yaklaşık yüzde 41’ine denk gelen 30 trilyon liralık bölümünün nüfusun yalnızca yüzde 1’inin elinde bulunduğunu ifade etti.

“Türkiye’nin serveti büyürken vatandaş neden yoksullaşıyor?” diye soran Kanko, şöyle devam etti: “Bir tarafta ülkenin toplam servetinden çok büyük bir pay alan küçük bir azınlık, diğer tarafta hayat pahalılığı altında ezilen milyonlar var. Nüfusun yüzde 1’i servetin yaklaşık yüzde 41’ine sahipken, toplumun ezici çoğunluğu kalan servet üzerinden yaşam mücadelesi veriyor. Bu tablo ekonomik olduğu kadar sosyal adalet açısından da alarm vericidir.”

Türkiye’nin son 25 yılda uygulanan ekonomi politikalarının ciddi bir servet ve gelir adaletsizliği yarattığını savunan Kanko, “Yüksek faiz, yüksek enflasyon, adaletsiz vergi sistemi, üretimden uzaklaşan ekonomi ve kamu kaynaklarının belirli çevrelere aktarılması vatandaşın alım gücünü eritti. Türkiye’nin kaynakları toplumun tamamının refahını artırmak yerine dar bir kesimin zenginleşmesine hizmet eder hale geldi” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN İHTİYACI ADİL VE ÜRETKEN BİR EKONOMİ”

“Türkiye’de milyonlarca insan temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken servetin küçük bir kesimde yoğunlaşması kabul edilemez” diyen Kanko, Türkiye’nin kaynaklarının üretime, istihdama ve toplumsal refaha yönlendirilmesi gerektiğini belirterek “Türkiye’nin ihtiyacı günü kurtaran politikalar değil; hukukun üstünlüğüne, liyakate, üretime ve adil vergi sistemine dayanan yeni bir ekonomik düzendir. Servetin tabana yayıldığı, emeğin karşılığını aldığı ve hiçbir vatandaşın yoksulluğa mahkûm edilmediği bir Türkiye mümkündür” değerlendirmesi yaptı.

Muhabir: Cemil Cahit Saraçoğlu