Baba mesleği olarak başladığı Tokat tahta baskı sanatını 44 yıldır sürdüren, 20 yıldır da usta öğreticilik yapan Hanife Nur Çetin, ıhlamur ağacından hazırlanan el oyması kalıplarla yüzde yüz pamuklu kumaşlara baskı yapıyor. Yazma, örtü ve farklı ürünlerde kullanılan tahta baskı, kalıbın hazırlanmasından kumaşa uygulanmasına kadar çok sayıda aşamadan oluşan bu emek yoğun bir sanat olarak yaşatılıyor.

BABA MESLEĞİNİ 44 YILDIR SÜRDÜRÜYOR

Tokat’tan Altınköy Açık Hava Müzesi’ndeki etkinliğe katılmak için Ankara’ya gelen tahta baskı ve yazmacılık ustası Hanife Nur Çetin, mesleğe ailesi sayesinde başladığını söyledi. Çetin, çocukluğundan bu yana sürdürdüğü tahta baskı sanatında 44 yılı geride bırakırken, 20 yıldır da usta öğretici olarak yeni ustalar yetiştiriyor. Çetin, “Baba mesleği diyebiliriz. 44 yaşındayım ve 44 senedir bu işin içerisindeyim. Aynı zamanda 20 senedir usta öğreticilik yapıyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan tahta baskı üzerine kültürel miras belgesi de aldım.” dedi.

KALIPLAR IHLAMUR AĞACINDAN OYULUYOR

Tahta baskı sanatında üretimin ilk aşamasını kalıpların hazırlanması oluşturuyor. Ihlamur ağacından el işçiliğiyle oyulan kalıplar, yüzde yüz pamuklu kumaşlar üzerine uygulanırken, Tokat tahta baskısını diğer örneklerden ayıran özellik ise renklerin fırça yerine kalıplarla kumaşa aktarılması oluyor. Usta öğretici Çetin, “Her şeyini kendimiz yapıyoruz. Ihlamur ağacından kalıplarımızı oyuyor, yüzde yüz pamuklu kumaşları tercih ediyoruz. Tokat’ı diğer tahta baskılardan ayıran özellik ise elvan baskı olması. Elvan renk demek. Her rengi kalıplarla veriyoruz. Fırça boyama dışında tahta baskının böyle bir özelliği de var.”

TAHTA BASKIYLA FARKLI ÜRÜNLER HAZIRLANIYOR

Pamuklu kumaşlar üzerine yapılan tahta baskıda kullanılan boyaların yıkandığında akmadığını belirten Çetin, tahta baskının farklı illerde de uygulandığını söyledi. Yazma ve örtülerin yanı sıra farklı ürünler hazırladıklarını ifade eden Çetin, şunları kaydetti.

“Pamuklu ürüne çalıştığınız zaman akma olmuyor. Tahta baskı farklı illerde de var. Hepsi tahta baskı. Yazma, örtü ve seccade kalıbımız var. Seccademiz üzerinde 40 tane ayrı kalıpla çalışılmış bir seccade.”

BU SANATI SÜRDÜRENLERİN SAYISI AZALIYOR

Baba mesleği olarak başladığı tahta baskı sanatını sürdüren Çetin, Tokat’ta bu işi yapan ustaların sayısının azaldığını belirterek şöyle konuştu:

“Tokat’ta hem kalıbını yapıp hem de bu işin baskısını yapan kişiler artık nadir. Çok emek isteyen, çok aşaması olan bir iş. İlk önce kalıplarını hazırlıyorsunuz, sonra ürünü hazırlayıp baskısını yapıyorsunuz. Bu nedenle bu işi yapanların sayısı azaldı.”,

TAHTA BASKI GELECEĞE AKTARILIYOR

Tahta baskının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çetin, geleneksel sanatın yeni kuşaklara aktarılması için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Çetin, çocuklarının da özellikle kalıp oymaya ilgi duyduğunu, geçmişte daha çok erkek mesleği olarak görülen bu sanatın bugün kadınlar tarafından da öğrenilip öğretildiğini belirterek şöyle devam etti:

“Ben talebin giderek artacağına inanıyorum. Makineleşmeye karşı da ayakta duracağına inanıyorum. Bizler varız, benim çocuklarım var. Onlar da öğreniyorlar. Daha küçükler ama özellikle kalıp oymaya çok meraklılar. Önceden bu meslek erkek mesleğiymiş. Kalıp oymak daha çok emek ve güç gerektirdiği için böyle görülüyormuş ama biz kadınlar olarak öğrendik ve birçok kadına da öğretiyoruz. Tavsiye ederim, buyursunlar gelsinler, öğretelim.”

Muhabir: Melahat TAŞ