İlkokul yıllarında hobi olarak başladığı voleybol, Selin Navruz’un hayatında 19 yıl içinde profesyonel bir kariyere dönüştü. Yoğun antrenman temposu ve zorlu maçlarla geçen bu süreçte deneyimli oyuncu, bir yandan da sınavlarını vererek hukuk eğitimini tamamladı ve avukatlık ruhsatını aldı. Akademik hedeflerinden vazgeçmeyen Navruz, yüksek lisans eğitimini de noktalayarak iki farklı alandaki disiplinini başarıyla bir arada yürüttü.
Yeni sezonda Arabica Coffee House 1. Lig ekiplerinden İBA Kimya TED Ankara Kolejliler Kadın Voleybol Takımı’nda forma giyecek olan Navruz; manşetleri, defans performansı ve takım oyunundaki yönlendirici katkısıyla ekibinin başarısı için mücadele edecek. Navruz ile voleybola başladığı ilk yıllardan bugüne uzanan spor kariyerini, hukuk eğitimini ve iki farklı alanı bir arada yürütme sürecini konuştuk
Voleybola nasıl başladınız, kariyeriniz bugüne kadar nasıl ilerledi?
Voleybola ilkokulda derslerimden arta kalan vakitleri değerlendirmek amacıyla başlamıştım. Başlangıçta haftada bir ya da iki gün gittiğim bir hobiydi aslında. Aynı apartmanda oturduğumuz bir arkadaşım vardı, o voleybol kursuna gidiyordu. Onun vesilesiyle 2007 yılında ben de kursa başlamış oldum ve yaklaşık 19 yıldır da voleybol hayatım devam ediyor.
Hukuk okumaya ve avukat olmaya nasıl karar verdiniz?
Küçükken herkes gibi benim de zamanla fikirlerim değişiyordu tabii, yapmak istediğim meslek açısından. O nedenle hukuk okuyan ve şu anda da avukat olan abimin bana rol model olduğunu söyleyebilirim.
Avukatlık benim için bir insanın karşılaştığı bir soruna çözüm bulabilmek ve o süreçte insanlara güven verebilmek demek. Bir olayın arkasındaki asıl problemi anlamak ve probleme çözüm bulmaya çalışmak bana çok keyifli geliyor. Çünkü her olay birbirinin aynısı değil; bu yüzden sürekli düşünmeyi, araştırmayı, kendini geliştirmeyi ve yeni çözümler üretmeyi gerektiriyor.
Ben de bir şey üzerinde düşünüp sonunda bir çözüm bulduğumda bundan gerçekten keyif alıyorum. Sorumluluğu çok yüksek bir meslek ama bu sorumluluğun yanında sorunlara çözüm bulduğunuzu görmek ve birilerine faydanızın olduğunu hissetmek, yaşattığı manevi haz açısından her şeye değiyor.

“Deplasmanlara giderken otobüste ders çalışıyordum”
Yoğun antrenman ve maç programınız devam ederken üniversite eğitiminizi ve sınavlarınızı nasıl yürüttünüz? Zorlandığınız dönemler oldu mu?
Yoğun antrenman ve maç temposuyla birlikte üniversite hayatımı bir arada götürmek kesinlikle hiç kolay olmadı. Genellikle sabahları evden erken çıkıp akşamları da eve geç saatte geliyordum ve geldiğim saatte yorgun bir halde ders çalışmak çok zor oluyordu. Bu nedenle sosyal hayatımdan çok fazla ödün verdiğimi söylemem gerek.
Sınavdan çıkıp koşturarak maça yetiştiğimi, deplasmanlara giderken otobüste ders çalıştığımı hatırlıyorum ancak tüm bunları gerçekleştirebilmem için tabii ki disiplinli bir hayatımın olması gerekiyordu.
Disiplinli bir hayatı, sürekli kendini geliştirmek istemeyi hayatımın merkezine oturttuğumu düşünüyorum. Bu sayede üniversite hayatım bittikten sonra spor hayatımın yanında yüksek lisansa başladım ve iki sene önce de tamamladım.
Tüm bu süreçlerde başta ailem ve oynadığım kulüpteki antrenör ve yöneticilerim, eğitim hayatım ile spor hayatımın bir arada gidebilmesi için bana çok destek oldular.

“Sporcu olmanın en güzel yanlarından biri bence kaybetmeyi öğrenmek”
Sahada takımınızın savunmasında görev alıyorsunuz. İleride avukat olarak müvekkillerinizi savunacak olmak size nasıl geliyor?
Sporcu olmanın en güzel yanlarından biri bence kaybetmeyi öğrenmek. Günün sonunda mücadeleyi kaybetmiş olsanız bile ertesi güne bu mağlubiyeti unutup yeniden ayağa kalkmak zorundasınız.
Bunun yanında stres anlarında bile hızlı bir şekilde düşünüp bir karar vermek, çözüm üretmek durumundasınız. Bu tür durumların avukatlık mesleğinde, özellikle insan ilişkilerinde, önemli bir kazanım sağlayacağını düşünüyorum.
Voleybol ve hukuk size birbirinden farklı ama ortak olarak hangi özellikleri kazandırdı?
Disiplinli bir hayatı, sürekli kendini geliştirmek istemeyi hayatımın merkezine oturttuğumu düşünüyorum. Voleybol da hukuk da sürekli çalışmayı, araştırmayı, mücadele etmeyi ve karşılaşılan sorunlara çözüm üretmeyi gerektiriyor.

“Amacımız en az geçtiğimiz sezon kadar başarılı olmak ve hatta daha da üstüne koymak”
Yeni sezondan beklentileriniz neler?
Sezon öncesi hazırlıklarımız yoğun ve güzel bir şekilde devam ediyor. Ben açıkçası maçların başlamasını dört gözle bekliyorum çünkü geçen sene mücadelesi çok yüksek, başarılı ve bir o kadar da tadı damakta kalan bir sezon yaşadık.
O nedenle bu sezondaki amacımız da en az geçtiğimiz sezon kadar başarılı olmak ve hatta daha da üstüne koymak. Takım arkadaşlarım ve teknik ekibimizle beraber çalışmalarımız bu doğrultuda güzel bir şekilde ilerliyor. Hepimiz yeni sezon için sabırsızlanıyoruz.
Bu sezon da bizi destekleyen herkese seyir zevki yüksek, bol mücadeleli ve galibiyetli maçlar izlettirmek istiyoruz.





