Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti;

28 Mayıs seçimleri öncesinde şahsımıza destek açıklamasında bulunan Sayın Sinan Oğan ile birlikte tavrını milli iradeden yana koyan herkese teşekkür ediyorum. Cumhur İttifakı olarak bundan sonra da vatanımızın bekasını, milletimizin istiklal ve istikbalini en üstte tutmayı sürdüreceğiz. Biliyorsunuz inancımıza göre zaferin yegane sahibi Allah'tır. Zafere giden yolu ise dua ve destekleri ile aziz milletimiz döşemiştir. Bize oy versin ya da vermesin oyunu kullanan, tercihini demokratik yollarla gösteren tüm vatandaşlarıma özellikle uğradıkları onca hakarete rağmen iradelerine sahip çıkan depremzedelerimize teşekkür ediyorum. Deprem bölgesindeki kardeşlerimizin desteğini asla unutmayacağımızın bilinmesini istiyorum.

MASADAKİ ORTAKLARI ÇOĞALTMAK NETİCE VERMEZ

Ne diyorlar? 6'lı masa. Şimdi ne diyor? Gerekirse 16'lı masa. Yetmez, bunu daha da artırman lazım. Masadaki ortakları çoğaltmak netice vermez. Bu millet irade ister, eser ister, hizmet ister. Yalanla, dolanla, talanla bir yere varılmaz. Nasıl İstiklal Harbi'mizde milyonlar milletimizle kenetlenmişse aynı kader ortaklığı 28 Mayıs öncesinde de sahnelendi. Afrika'dan Asya'ya yüz milyonların duasını aldık. 3 kıta 7 iklimde kardeşlerimiz ellerini semaya bizler için kaldırdı. Seçim zaferimizi bizler nasıl kutlasıysak emin olun dostlarımız da aynı heyecanla, aynı sevinçle kutladılar. Dünyanın dört bir tarafından bizim için gözyaşı döken, haftalar boyunca bizlere hayır dualarını gönderen herkese şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Burada ismini sayamadığımız tüm kardeşlerimize son ana kadar seçim başarımız için çalışmış teşkilatımızın güzide mensuplarına şahsım, partim ve milletim adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Rabbime şahsıma böyle vefakar yol arkadaşları, dava arkadaşları, mücadele arkadaşları verdiği için sonsuz hamdüsenalar ediyorum.

"KURDUKLARI MASA HİÇ BİR ZAMAN KUMAR VE PAZARLIK MASASINDAN ÖTEYE GEÇEMEDİ"

Hatırlarsanız yaklaşık 1,5 sene önce bunlar malum bir masa kurdular. Kıyıda kenarda kim varsa oy oranlarına bakmadan hepsini masaya topladılar. Yaptıkları onca toplantının, görüşmenin sonunda millete proje namına elle tutulur tek bir şey sunamadılar. Adına ne derlerse desinler kurdukları masa hiç bir zaman bizzat kendi tarifleri ile bir kumar ve pazarlık masasından öteye geçemedi. Bu masaya ben kumar masası demedim. Noter masası da demedim. Diyen kim? O masanın etrafındakiler. Bu kadar açık bu kadar basiretsiz ve neticesi de ortada. Güya parlamenter sisteme güçlendirilmiş parlamenter sisteme geri döneceklerdi. Ama 7 tane Cumhurbaşkanı yardımcısının olduğu, sabah erken kalkanın bakanlık kaptığı, hiç bir ilkenin ahlaki çizgisinin bulunmadığı ucube bir sistemi millete dayattılar. Vizyon ve proje konusundaki açıklarını kapatabilmek için son yılların en kirli, etik ve edep dışı seçim kampanyasını birlikte yürüttüler. Ortada öyle bir mesele yokken yayınladıkları videolarla mezhep ve etnik köken fitnesini körüklemeye kalktılar. Siyasi hayatımızın hiç bir aşamasında müdahale etmediğimiz hayat tarzı üzerinden vatandaşa korku saldılar.

BAŞÖRTÜSÜ MESELESİNİ ANAYASAYLA TEMİNAT ALTINA ALALIM

"Ortada öyle bir mesele yokken yayınladıkları videolarla mezhep ve etnik köken fitnesini körüklemeye kalktılar. Siyasi hayatımızın hiçbir aşamasında müdahale etmediğimiz hayat tarzı üzerinden vatandaşa korku saldılar. Bay bay Kemal, bizim vatandaşımızın hayat tarzıyla yakından uzaktan alakamız yoktur. O sizin derdiniz. Siz bu ülkede milletin hayat tarzıyla hep uğraştınız ve sahtekarlık yaptınız. Yeri geldi her zaman başörtüsüne saldırdığınız halde seçim kampanyasında milleti aldatmak için aldınız yanınıza bir iki tane başörtülü kızımızı veya kadınımızı, onlara rozet taktınız. 'Bak işte biz de başörtülülerden yanayız.' dediler ama yalan, sahtekarlık yapıyorsunuz. Hadi gel. Ne dedik seçimi öncesi? Anayasa yapalım ve bu anayasada başörtüsü konusunu masaya yatıralım, bunu çıkaralım. Bak şimdi gene söylüyorum; eğer dürüstseniz, samimiyseniz yeni yasama döneminde başörtüsü meselesini anayasayla teminat altına alalım.

Ama dürüst olmazsanız sadece grup toplantısı salonunda değil 780 bin kilometrekarelik vatan toprağında sizi milletimize bangır bangır anlatacağım. Kandil'den Pensilvanya'ya kadar terör baronlarının destek beyanlarına bir kez olsun itiraz ettiniz mi? Bay bay Kemal sana söylüyorum; ettiniz mi? Ortakların itiraz etti mi? Hiçbirisi etmedi, edemezsiniz. Niye? Dirsek temasınız var. Onlarla berabersiniz. Dürüst değilsiniz ve uçkuru kaptırmışsınız uçkuru. Küresel güç odaklarından aferin alabilmek adına toplumun bekasını tehdit eden LGBT belasını meşrulaştırmaya çalıştınız. Bay bay Kemal, siz LGBT'cisiniz. Yanınızdakiler de LGBT'ci. Ama ne AK Parti ne MHP ne Cumhur İttifakı'nın diğer üyelerinde böyle bir bela yok. Aramızdaki fark bu. Seçim kazanmak uğruna faşizmi, ırkçılığı, nefret söylemleri ve ayrımcılığı en azami şekilde kullanmaktan çekinmediniz. İnsanımızı tehdit etmekten depremzedelerimize yönelik ahlakla, vicdanla ve insanlıkla bağdaşmayan nobranlıklara kadar her yolu denediniz. Bilhassa, 14 Mayıs ile 28 Mayıs arasında yaşananlar birer kara leke olarak faillerinin alnına yapışmıştır. Siyaset sahnesinde kaldıkları sürece o leke oradan çıkmayacaktır."

Editör: Ezgi Bardakçı