Sonbahar ve kış aylarında yaygınlaşan grip enfeksiyonu, yalnızca solunum yollarını değil, kalp ve damar sistemini de etkileyebiliyor. Grip aşısının kalp hastaları açısından önemine dikkat çeken Girişimsel Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Keskin, enfeksiyon sırasında kalbin üzerindeki yükün artabileceğini belirterek risk grubundaki kişileri uyardı.

Her yıl grip aşısıyla ilgili “Aşı olduktan sonra hasta olur muyum?”, “Geçen yıl aşı oldum, neden yeniden grip geçirdim?” ve “Kalp hastaları grip aşısı olmalı mı?” gibi sorular gündeme geliyor. Prof. Dr. Muhammed Keskin, grip aşısının yalnızca enfeksiyondan korunmak için değil, hastalığın ağır seyretme riskini azaltmak açısından da önem taşıdığını ifade etti.

Grip, kalbin üzerindeki yükü artırabiliyor

Grip enfeksiyonu sırasında vücutta gelişen iltihabi yanıt, kalp ve damar sistemini de etkileyebiliyor. Özellikle kalp damar hastalığı bulunan kişilerde enfeksiyonun mevcut sağlık sorunlarını ağırlaştırabileceğine dikkat çeken Keskin, grip sırasında ateş ve enfeksiyona bağlı olarak kalp hızının ve kalbin oksijen ihtiyacının artabildiğini belirtti.

Keskin, “Enfeksiyon, mevcut kalp hastalığının ağırlaşmasına zemin hazırlayabilir. Kalp krizi riski de grip enfeksiyonunun ardından geçici olarak yükselebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Kalp yetersizliği bulunan hastalarda grip döneminde nefes darlığının artabileceğini kaydeden Keskin, kalp hastalarının grip belirtilerini hafife almadan hekimleriyle iletişime geçmeleri gerektiğini vurguladı.

Grip aşısı kalp hastalarını koruyor mu?

Grip aşısının kalp hastalarındaki etkilerini inceleyen araştırmalara da değinen Prof. Dr. Muhammed Keskin, özellikle kalp krizi geçirmiş hastalar üzerinde yapılan IAMI çalışmasının sonuçlarına dikkat çekti.

Keskin, kalp hastalarında grip aşısının koruyucu bir adım olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek aşının grip enfeksiyonunun yol açabileceği ciddi sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli rol oynayabileceğini ifade etti.

Grip aşısı gribe neden olur mu?

Grip aşısıyla ilgili en yaygın yanlış inanışlardan biri, aşının kişiyi grip yaptığı düşüncesi. Prof. Dr. Muhammed Keskin, inaktif grip aşılarının canlı ve hastalık yapabilen virüs içermediğini belirterek aşının gribe neden olmadığını söyledi.

Aşı sonrasında enjeksiyon yerinde ağrı, hafif ateş, baş ağrısı, halsizlik veya kas ağrısı görülebileceğini belirten Keskin, bu belirtilerin bağışıklık sisteminin aşıya verdiği yanıtla ilişkili olabileceğini ve genellikle kısa sürede geçtiğini kaydetti.

Aşıdan sonra başka solunum yolu enfeksiyonlarının da görülebileceğini hatırlatan Keskin, grip aşısının koruyucu etkisinin oluşması için yaklaşık iki haftaya ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Aşı olanlar neden yeniden grip geçiriyor?

Grip aşısı yüzde 100 koruma sağlamıyor. Aşının etkinliği; dolaşımdaki virüslerle aşı içeriğinin uyumu, kişinin yaşı ve sağlık durumu gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişebiliyor.

Keskin, aşı yaptıran kişilerin de grip geçirebileceğini belirterek aşının yalnızca hastalığa yakalanma riskini azaltmayı değil, grip nedeniyle ağır hastalık ve hastaneye yatış riskini düşürmeye de yardımcı olmayı amaçladığını söyledi.

Bu nedenle aşı sonrasında grip geçirilmesinin, aşının etkisiz olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.

Kimler grip aşısı yaptırmalı?

Grip enfeksiyonunun bazı kişilerde daha ağır seyredebildiğini belirten Prof. Dr. Muhammed Keskin, özellikle risk grubunda bulunanların grip aşısını hekimleriyle değerlendirmelerini önerdi.

Grip aşısının özellikle önem taşıdığı gruplar şöyle sıralandı:

  • Kalp yetersizliği ve diğer kalp damar hastalıkları bulunanlar

  • 65 yaş ve üzerindeki kişiler

  • Diyabet, KOAH ve böbrek hastalığı gibi kronik hastalıkları olanlar

  • Hamileler

  • Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler

  • Sağlık çalışanları

Çocuklarda grip aşısı kararının çocuk doktoruyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Keskin, kreş ve okul gibi ortak kullanım alanlarında virüslerin kolay yayılabildiğine dikkat çekti.

Hamileler grip aşısı olabilir mi?

Hamilelik döneminde grip enfeksiyonunun daha ağır seyredebildiğini belirten Keskin, inaktif grip aşısının gebeliğin her döneminde uygulanabileceğini ifade etti.

Hamilelerin aşı planlamasını kadın doğum hekimleriyle birlikte yapmalarının önemine değinen Keskin, burun spreyi şeklindeki canlı grip aşısının gebelikte kullanılmadığını hatırlattı.

Gebelik sırasında yapılan grip aşısının yalnızca anne adayını değil, doğumdan sonraki ilk aylarda bebeğin korunmasına da katkı sağlayabileceğini belirtti.

Grip aşısı ne zaman yapılmalı?

Grip aşısı için sonbahar ayları öne çıkıyor. Ancak grip mevsiminin kış boyunca devam edebileceğini belirten Keskin, sonbaharda aşı yaptıramayan kişilerin de kendi sağlık durumlarına uygun zamanlamayı hekimlerine danışabileceklerini söyledi.

Grip virüslerinin zaman içinde değişmesi ve aşı içeriğinin güncellenmesi nedeniyle aşının her yıl yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Aşı içeriği ve alerji konusunda dikkat!

Grip aşılarının içeriğinin ürüne ve formülasyona göre değişebildiğini belirten Keskin, aşı içeriğiyle ilgili kaygısı bulunan kişilerin uygulanacak ürünün prospektüsünü inceleyebileceğini veya sağlık profesyonellerinden bilgi alabileceğini ifade etti.

Daha önce grip aşısı sonrasında ciddi alerjik reaksiyon yaşayanların ya da aşı bileşenlerine karşı ciddi alerjisi bulunanların, aşı öncesinde bu durumu hekimlerine bildirmeleri gerekiyor. Yumurta alerjisi bulunanların da aşı planlamasını sağlık profesyonelleriyle görüşmeleri öneriliyor.

Kalp hastaları grip döneminde nelere dikkat etmeli?

Grip belirtileri ortaya çıktığında kalp hastalarının genel sağlık durumlarını ve kullandıkları ilaçları hekimlerine bildirmeleri gerektiğini belirten Keskin, reçetesiz satılan grip ve soğuk algınlığı ilaçlarının da dikkatli kullanılması gerektiğini vurguladı.

Bazı ilaçların tansiyonu etkileyebileceğini veya düzenli kullanılan ilaçlarla etkileşime girebileceğini belirten Keskin, kalp ilaçlarının doktor önerisi olmadan bırakılmaması ya da dozlarının değiştirilmemesi gerektiğini söyledi.

Keskin, grip döneminde göğüs ağrısı, belirgin nefes darlığı, bayılma veya ani bilinç değişikliği gibi belirtiler görüldüğünde acil yardım alınması gerektiğini hatırlattı.

Kaynak: Haber Merkezi