Akdeniz Arkeoloji Derneği tarafından yürütülen araştırmalarda bulunan batık, dünyanın bilinen en eski gemi batığı olarak değerlendiriliyor. Batığın taşıdığı seramik kapların bir bölümünde, binlerce yıl öncesinden kalan kalıntıların hâlâ görülebilmesi ise araştırmacıları şaşırttı. Keşif, Büyük Piramit’in inşa edildiği dönemle yaklaşık olarak aynı tarihsel döneme uzanıyor.

Antalya kıyılarındaki Kekova Adası yakınlarında, deniz yüzeyinin yaklaşık 30 metre altında bulunan batığın ahşap gövdesi günümüze ulaşmadı. Buna karşılık geminin taşıdığı yükler, deniz tabanındaki eğimli bir alana dağılmış halde bulundu.

Araştırma ekibi, bölgede üç büyük taş çapa ve amfora olarak adlandırılan 30’dan fazla seramik depolama kabı tespit etti. Uzun deniz yolculuklarında yedek çapaların da taşındığı düşünülürken, bulunan eserler geminin ticari amaçlarla kullanıldığına ilişkin önemli ipuçları sundu. Batığın yaşını belirlemek için ahşap kalıntıların bulunmaması nedeniyle radyokarbon tarihleme yöntemi kullanılamadı. Bunun yerine arkeologlar, geminin yükünü oluşturan geminin yaşı seramik kaplarla belirlendi.

Araştırmacıların incelediği amforalar; iki kulplu yapıları, orta bölümlerindeki çıkıntıları ve düz tabanlarıyla dikkat çekiyor. Bu özelliklerin, Mısır ve Orta Doğu’da daha önce bulunan ve Erken Tunç Çağı’na tarihlenen benzer seramiklerle örtüştüğü belirtildi. Keşif ekibine liderlik eden Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hakan Öniz, seramiklerin biçim ve süsleme tekniklerinin karşılaştırılması sonucunda batığın Erken Tunç Çağı’na ait olduğunun belirlendiğini ifade etti. Öniz, batığı denizin dibinde korunmuş bir zaman kapsülüne benzetti. Keşfin, binlerce yıl önce Akdeniz’de gerçekleştirilen deniz ticaretini anlamak açısından önemli veriler sunduğunu vurguladı.

Whatsapp Image 2026 10 14 At 10.15.26 (1)

AMFORALARIN İÇİNDE BİNLERCE YILLIK KALINTILAR BULUNDU

Dalgıçlar tarafından deniz tabanından çıkarılan seramik kaplar, araştırma gemisinde inceleme ve koruma çalışmalarına alındı. Macquarie Üniversitesi’nden arkeolog Dr. Karin Sowada da çıkarılan amforaları inceleyen uzmanlar arasında yer aldı. Seramik kapların biçimlerini ve süsleme özelliklerini inceledi. Sowada, bazı kapların içinde yoğun ve parlak görünümlü kalıntılar bulunduğunu belirtti. Binlerce yıl boyunca deniz altında kalan kapların içinde bu kadar belirgin izlerle karşılaşmasının kendisini şaşırttığını söyledi.

Araştırmacılar, söz konusu kalıntıların tam olarak ne olduğunu belirlemek için çalışmalarını sürdürüyor. Bunların zeytinyağı, şarap veya ağaç reçinesi olabileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte uzmanlar, kapların daha önce farklı amaçlarla yeniden kullanılmış olabileceğine de dikkat çekiyor. Bu nedenle kalıntıların doğrudan geminin ilk yükünü temsil ettiği henüz kesinleşmiş değil.

ANTİK AKDENİZ TİCARETİNE IŞIK TUTACAK

Arkeologlara göre gemi, Doğu Akdeniz kıyılarındaki bir noktadan yola çıkmış olabilir. Geminin yükünü, günümüzde Türkiye sınırlarında bulunan antik Troya’ya ya da Girit’te yaşayan Minos uygarlığına götürüyor olabileceği düşünülüyor.

Ancak geminin kesin çıkış noktası ve varış rotası henüz belirlenmiş değil.

Kekova çevresi, güçlü akıntılar ve rüzgârlar nedeniyle tarih boyunca denizciler açısından tehlikeli bir bölge oldu. Bölgede çok sayıda gemi batığının bulunması, alanı su altı arkeolojisi açısından önemli merkezlerden biri haline getiriyor.

Prof. Dr. Hakan Öniz, batık üzerinde çalışırken gemiyle bağlantılı insanların hayatlarını düşündüğünü belirtti. Öniz, denizcilerden amforaları üreten kişilere ve yolculuğa çıkan yakınlarını bekleyen ailelere kadar bu ticaretin arkasındaki insan hikâyelerinin de unutulmaması gerektiğini ifade etti.

Deniz tabanındaki çalışma koşulları da araştırmayı zorlaştırıyor. Yaklaşık 30 metre derinlikte bulunan batıkta dalgıçlar, güvenlik ve dekompresyon gereklilikleri nedeniyle sınırlı sürelerle çalışabiliyor.

Whatsapp Image 2026 10 14 At 10.15.26 (2)

DÜNYANIN BİLİNEN EN ESKİ GEMİ BATIĞI REKORU DEĞİŞTİ

Kekova açıklarında keşfedilen batığın, yaklaşık 4.200 yıllık olduğu tahmin edilen ve daha önce en eski gemi batığı olarak gösterilen Yunanistan’ın güneyindeki Dokos Adası açıklarındaki batığı geride bıraktığı belirtiliyor.

Karadeniz’de, Bulgaristan kıyılarında bulunan ve ahşap bölümleri korunmuş en eski gemi batığı ise yaklaşık 2.400 yıllık geçmişe sahip.

Kekova’daki keşif, yalnızca gemicilik tarihine değil, Erken Tunç Çağı’nda Akdeniz toplumları arasındaki ticari ilişkilere ve malların deniz yoluyla taşınmasına ilişkin araştırmalara da yeni bir boyut kazandırıyor.

Muhabir: H. Nursel DİLEK MANAVBAŞI