Yeni Yol Grubu tarafından asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasının nedenlerinin araştırılması amacıyla verilen araştırma önergesi üzerinde değerlendirme yapan Yıldırım Kara, ekonomik koşulların emekçiler, emekliler ve çiftçiler üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, “Yoksulluk, sosyal bir afettir” dedi.

Türkiye’de uygulanan ekonomi politikalarını eleştiren Yıldırım Kara, geçmişte Alman ve Çin modellerinin gündeme getirildiğini, bugün ise Orta Vadeli Program üzerinden yeni hedeflerin anlatıldığını belirtti. Ancak uygulanan modellerin sonucunda emeğiyle geçinen kesimlerin yoksullukla karşı karşıya kaldığını ifade etti.

“ASGARİ ÜCRETLİ NE KİRASINI ÖDEYEBİLİYOR NE BESLENEBİLİYOR”

Emekçilerin geçim mücadelesinin görmezden gelindiğini söyleyen Yıldırım Kara, ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını vurguladı. Taşrada ev kiralarının 13-15 bin liradan başladığını belirten Yıldırım Kara, 28 bin lira ücret alan bir asgari ücretlinin kira ve çocuklarının eğitim giderlerini nasıl karşılayacağının sorgulanması gerektiğini söyledi. Yıldırım Kara, “Ne barınabiliyoruz ne de beslenebiliyoruz” diyerek ekonomik sıkıntıların aile yaşamına ve çocukların eğitimine yansıdığını dile getirdi.

Yoksulluğun toplumsal sonuçlarına da değinen Yıldırım Kara, geçim sıkıntısı nedeniyle insanların pazarları gece saatlerinde gezmek zorunda kaldığını, çocukların dengeli beslenemediğini ve ailelerin temel gıda ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini ifade etti.

Okul kantinlerindeki fiyatların aile bütçelerini zorladığını belirten Yıldırım Kara, bir tostun 150 liraya ulaşmasının iki çocuklu aileler açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Emeklilerin de torunlarının ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için mağduriyet yaşadığını vurguladı.

“ARA ZAM YETMEZ, YAPISAL REFORMLAR GEREKLİ”

Asgari ücrete mutlaka ara zam yapılması gerektiğini belirten Yıldırım Kara, bunun tek başına yeterli olmayacağını, ekonomik sorunların kalıcı biçimde çözülmesi için yapısal reformlara ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Satın alma gücünün artırılabilmesi için ekonomik sorunların temel nedenlerine yönelik çözümler geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Yıldırım Kara, hükümetin petrol fiyatları, makroekonomik dengeler ve coğrafi koşulları gerekçe gösterdiğini ancak artan maliyetlerin yükünün işçiye, emekliye, asgari ücretliye ve çiftçiye bırakıldığını söyledi.

Akaryakıt, tüp ve gübre fiyatlarındaki artışların tarımsal üretimi de olumsuz etkilediğine dikkat çeken Yıldıram Kara, çiftçilerin üretim maliyetlerini karşılamakta zorlandığını belirtti. Çiftçinin mazot giderini ürettiği ürünün geliriyle karşılayamaz duruma geldiğini ifade eden Yıldırım Kara, verilen desteklerin yaşanan maliyet artışları karşısında yeterli olmadığını savundu.

Muhabir: Cemil Cahit SARAÇOĞLU