TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada cezaevlerinde yaşandığı belirtilen hak ihlallerini gündeme getirerek, cezaevlerinden gelen mektupların infaz sistemindeki sorunları ortaya koyduğunu belirten Kanko, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e uygulamaların incelenmesi çağrısı yaptı.

35 YILLIK MAHPUSLUK VE TAHLİYE İDDİASI

Sevgi Saymaz’ın 35 yıldır cezaevinde bulunduğunu ve son 6 yıldır disiplin cezaları gerekçe gösterilerek tahliyesinin engellendiğinin ileri sürüldüğünü hatırlatan Kanko, “Bir insanın özgürlüğünü keyfî idari kararlarla ertelemek, cezayı bitmeyen bir mahkûmiyete dönüştürmektir” dedi.

AÇLIK GREVLERİ VE YAŞAM KOŞULLARINA DİKKAT ÇEKTİ

Selda Özçelik ve diğer mahpusların açlık grevleriyle tecrit, mahremiyet ve insanca yaşam taleplerini duyurmaya çalıştığını belirten Kanko, mahpusların yaşam ve sağlık haklarının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

Kanko, “İnsanların sesini işitmeniz için bedenlerini açlığa yatırmaları mı gerekiyor?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

ADALET BAKANLIĞINA BAĞIMSIZ DENETİM ÇAĞRISI

Cezaevlerinin intikam ve yıldırma alanına dönüştürülmemesi gerektiğini ifade eden Kanko, tahliyeleri engellediği öne sürülen idari kararların ve disiplin cezalarının bağımsız denetime açılmasını istedi.

Kanko, “İnsan onuru, cezaevi kapısında sona ermez. Hiç kimse mahkûm olduğu için temel haklarından mahrum bırakılamaz” diyerek infazda eşitlik, sağlık hizmetlerine erişim ve mahremiyetin güvence altına alınması çağrısında bulundu.

Kanko, cezaevlerinde yaşandığı ileri sürülen hak ihlallerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek, “Adaletin olmadığı yerde hukuk devleti olmaz” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Cemil Cahit SARAÇOĞLU