23 Ağustos-13 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan, Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası olan 22 gün 22 gece süren büyük Türk Zaferi’nin 105’inci yıldönümü yaklaşıyor. Sakaryamm Derneği Başkan Yardımcısı Turgut Sarıfakıoğlu da “Melhame-i Kubra” günleri olarak adlandırılan, ‘bir milletin zevalden ve zilletten kurtulma yolundaki mucize başkaldırısı’ olarak nitelediği, kan deryası o günleri karargâhta subayların ve askerlerin günlüklerinden ve halkın gözünden anlatmaya devam ediyor.

“MUSTAFA KEMAL’İN ÖNGÖRÜSÜ DOĞRU ÇIKMIŞTI”

“Bugün 21 Ağustos. 105 yıl önce Sakarya'da Yunan ordusu ve Türk ordusu her an başlayabilecek savaşın son hazırlıklarını yapıyorlardı. Yunan getirdiği büyük kayıkları yan yana dizip köprü yapıyordu Sakarya’yı geçmek için. Kendi sağına güneye doğru açılarak yerleştiriyordu kuvvetlerini. Ortada ve kuzeydeki kuvvetlerini şaşırtma hücumları yapmak için konumlandırmıştı. Ancak asıl saldırının güneyden yapılacağı belli olmuştu. Mustafa Kemal Paşanın öngörüsü doğru çıkmıştı gene; tıpkı Anafartalar da olduğu gibi.

“TOPLAR İDARELİ KULLANILSIN TALİMATI”

Tüm komuta kademelerine telefon telleri çekilmişti birliklerimiz ve komuta merkezi arasındaki haberleşmenin sağlıklı yapılabilmesi için. Haberci süvariler de hazırdı her ihtimale karşı. Az sayıdaki telsiz genelde Süvari komutanlarına verilmişti. Komuta merkezi Mustafa Kemal Paşanın, İsmet Paşanın karargahları Alagöz köyünde kurulmuş harıl harıl çalışılıyordu gündüz gece. Topçularımıza talimat verilmişti elinizdeki top mermilerini idareli kullanın diye.

YUNAN’IN ARAZİYE YAYILMASI ZAMAN KAZANDIRDI

Ankara'dan cepheye kalınlığı 75mm’ye indirilmiş top mermileri gelecekti savaş boyunca. Birliklerimize son takviyeler yapılıyordu, asker, silah mermi, yiyecek su, atlar ve öküzler içinde saman geliyordu geriden Ağustos’un sıcağında. Yunan'ın araziye yayılması bize çok kıymetli zaman kazandırmıştı hazırlıkların son aşamasında. Yunan tarafında kamyon sesleri, bizim tarafta kağnı gıcırtıları duyuluyordu hiç durmadan.”

Muhabir: Cemil Cahit Saraçoğlu