Ortaokulda bir öğretmeninin “Sen duygularını yazmayı dene; istersen saklarsın, istersen yakarsın. Bu seni rahatlatacak." sözleriyle yazı yazamaya adım atan yazar-şair Serap Saylam Şen, yazının hayatını nasıl değiştirdiğini, yazının hayatına sihirli dokunuşunu Başkent’e anlattı. Şen, yazmanın kendisine ilaç gibi geldiğini, kendini daha iyi hissettiğini belirterek, “Yazdıkça rahatlıyorsunuz, yüklerinizden kurtuluyorsunuz ve zamanla edebiyat kendinizi ifade ettiğiniz bir iletişim aracına dönüşüyor.” diye konuştu.

Yazmaya başlama hikayeniz nedir? Bu süreçte sizi en çok etkileyen olay neydi?

Ortaokul yıllarında çok dışa dönük bir çocuk olmama rağmen iç dünyamda fırtınalar kopuyordu. İnsanların bana acımasından nefret ettiğim için, hiç kimseyle paylaşamıyordum ve bu durum beni hırçınlaştırıyordu. Sınıf öğretmenim durumun farkındaydı, bir gün “Sen duygularını yazmayı dene; istersen saklarsın, istersen yakarsın. Bu seni rahatlatacak." dedi. İlk defa o gün başladım yazmaya. Önceleri günlük gibi devam ederken zamanla dizelere dönmeye başladı ve kelimelerin büyüsü beni başka bir dünyaya taşıdı. Yaktığım, yırttığım çok fazla defterim oldu ancak yazdıkça acılarla, düş kırıklıklarıyla baş etmeyi öğrendim.

Şiirlerinize ilham veren temel unsurlar nelerdir? Günlük hayattan mı, yoksa daha derin bir içsel yolculuktan mı besleniyorsunuz?

 Aslında değişiyor, bazen gözüme ilişen bir koltuk, içime çektiğim hava etkilerken bazen de yaşadığım bir olay şiir olup havalanıyor.

Kaleme aldığınız eserler arasında sizin için en özel olanı hangisi? Neden?

 Elbette ilk göz ağrım, şiirlerimden oluşan “Anlatsana" adlı şiir kitabım demeliyim ama yeni kitabım “Varlığın Yokluğundan Beter" adlı romanım da benim için geçmişime yolculuk ve bu yolculuk da terapi gibi oldu. Sanırım şu an ikisini birbirinden ayıramıyorum.

  Roman fikrinin oluşumundan, yazım ve basım sürecine kadar kızım Gülser Şen Yul en büyük desteğim oldu. Zaman zaman motivasyonumun düştüğü, travmalarımın tetiklendiği ve yazmaktan vazgeçtiğim dönemler oldu ama onun sayesinde yola devam ettim. “Varlığın Yokluğundan Beter" adlı romanımın editörlüğünü ve kapak tasarımını da üstlendi ve anne kız birlikte bir şey başarmanın keyfini yaşadık.

Şair kimliğinizin şekillenmesinde hangi yazarlar, şairler ya da edebi akımlar size ilham verdi?

 Şiirin her türünü çok severim. Okul yıllarımda Nazım Hikmet’in birçok şiirini ezbere okurdum. Can Yücel, Atilla İlhan, Cemal Süreyya, Ahmet Telli ve sayamadığım birçok şairi ve ayrıca halk şiirlerini severek okurum.

"Anlatsana" ve "Varlığın Yokluğundan Beter" kitaplarının yazım süreçlerinde hangi temaları ön planda tuttunuz?

 “Anlatsana” gençlik yıllarımdan beri yazdığım şiirlerden oluşuyor. İnsana ve duygularına dair her şey var diyebilirim. "Varlığın Yokluğundan Beter" ise gerçek bir yaşam öyküsünü, bir kadın hikayesini anlatan bir roman. İkinci kitabımın okurlarla buluşması Atakar Yayıncılık’ın katıldığı,  ilk Denizli Kitap Fuarıyla oldu. Ardından İzmir, İstanbul, Ankara ve Adana kitap fuarlarında okurlarıma kitaplarımı tanıtma şansım oldu ve romanın ilk baskısı bitti. Önceki yıllarda Anlatsana’yı alıp fuarda yeniden görüşmek için özellikle gelen okurlarımla buluşmak heyecan vericiydi. Kitaplarımı alıp sosyal medyadan bana ulaşan ve coşkuyla duygularını aktaran çok güzel yürekler tanıdım.

 Okuyucularınızdan gelen yorumlar sizi nasıl etkiliyor?

 Her iki kitap için de çok güzel yorumlar aldım. Varlığın Yokluğundan Beter'in ilk yorumları özellikle şaşırttı. Kadınlar ve genç kızlardan çok duygulu geri bildirimler geldi. Beni en çok etkileyen ise benzer hikayeleri olan okurlarımın kitabın kahramanlarıyla kendilerini özdeşleştirmeleri ve yalnız olmadıklarını bilmenin onları yüreklendirdiğini iletmeleri oldu. Aldığım yorumların her biri birbirinden değerli ve kitabımın amacına ulaştığını hissettiriyor.

Şiirlerinizde sıkça işlediğiniz duygular ve konular nelerdir? Kendinizi en çok hangi duygu ile ifade ediyorsunuz?

İhanet, ayrılık, sevgi, umut ve yalnızlığı sıkça işliyorum. Kendimi galiba umut ve sevgi ile anlatıyorum. Yaşanmışlıklardan biriktirdiğim ihanet, ayrılık, hüzün içimde dönüşüp umut, sevgi gibi pozitif duygulara evriliyor ve ben en çok umut demeyi seviyorum galiba.

Yazarken herhangi bir özel ritüeliniz ya da yazma yöntemi izliyor musunuz?

Şiirde bir ritüele ihtiyaç duymuyorum. Bir anda dökülüyor kelimeler. Ama romanda zorlandım. Çok kolay dikkatim dağılıyor ve uzun süre yazamıyorum. Bu nedenle klasik müzik ve tütsüler çok işime yaradı.

Şiirlerinizin okuyuculara vermesini istediğiniz ana mesaj ya da his nedir?

Bir mesaj vermesini amaçlayarak yazmadım şu ana kadar, içimden geldiği gibi ve daha çok baş etmekte zorlandığım duygularım döküldü. Ama benim gibi içindeki fırtınaları dizginlemek isteyenlere ilham olmasını, özellikle romanımın, tutunmaya ihtiyacı olan tüm kadınlara umut aşılamasını çok isterim.

Sosyal medya, edebiyatın ve şiirin yayılmasında önemli bir rol oynuyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

İlk şiirleri paylaşmam 2008 yılında internetteki şiir siteleri ile başladı. Başlarda tedirgindim, o sitelerde çok değerli üstatlarla tanıştım, benim için okul gibi oldu. Şiire, edebiyata dair çok şey öğrendim. Şu anda da elimden geldiğince sosyal ağlardan kendimi ve kitaplarımı anlatmaya çalışıyorum. Günümüzde artık dergi, gazete pek okunmuyor. Sosyal ağlar hayatımızın her noktasında var ve daha çok kişiye kolaylıkla ulaşabiliyoruz.

Yeni projeleriniz ya da üzerinde çalıştığınız başka kitaplar var mı? Varsa bunlar hakkında ipuçları verebilir misiniz?

"Varlığın Yokluğundan Beter" çıkalı henüz iki ay kadar oldu ve ilk baskısı tükendi. Şimdi ikinci baskıya girdi. Henüz yeni projeler üretemedim. Aldığım olumlu geri bildirimlerden yola çıkarak, gerçek hikayelerden esin aldığım yeni bir romana başlayabilirim.

Şiirlerinizi ilk kez yayınladığınızda neler hissettiniz? Bu deneyim sizi nasıl etkiledi?

Çok farklı bir duyguydu. Okul yıllarımda şiir yarışmalarına katılırdım ama onlar genelde konulu şiirlerdi. İlk kez internette yayınladığımda sanki tüm duygularım gün yüzüne çıkmış, çıplak kalmışım gibi hissetmiştim. Hemen peşine gelen yorumlar, paylaşmanın ve ürettiğim dizelerin takdir görmesi bir süre sonra rahatlamamı sağlayarak daha çok yazmaya teşvik etmişti.

Yazmak sizin için bir terapi yöntemi mi, yoksa kendinizi ifade etmenin doğal bir yolu mu?

Aslında her ikisi de; yazdıkça rahatlıyorsunuz, yüklerinizden kurtuluyorsunuz ve zamanla yazı kendinizi ifade ettiğiniz bir iletişim aracına dönüşüyor. Uzun çalışma hayatım boyunca hayalini kurduğum tek şey vardı. Birgün benim kalemimden çıkmış bir kitabı elime almak. Emeklilik kararı almamın ardından ilk kitabıma kavuştum. Yaşadığım coşkunun tarifi yoktu, benim duygularımdan, kelimelerimden oluşan bir kitabı ellerimde tutuyordum. Kitabıma kavuştuğum anda yayınevi sahibi Ünal Kar Hocam arayarak beni Samsun Kitap fuarına davet etti. İşte tam o gün ben yeni, büyülü ve farklı bir dünyanın içine girdim. Kitap kokuları içinde kurulan yeni dostluklar, dinletiler, söyleşiler, ulaşılmaz hissettiğim birbirinden değerli şairler, yazarlar yeni hayatımın armağanları oldu. Bu yeni dünya sayesinde kendime daha kolay ulaşabiliyorum ve çıktığım bu yolculukta gerçekten mutluyum.

SERAP SAYLAM ŞEN KİMDİR?

19 Mayıs 1969 yılında Kaman’da doğdu. İlk ve ortaöğretimini Kaman’da, lise eğitimini ise Erzincan Sağlık Meslek lisesi ve Ankara Doğumevi Sağlık Meslek Lisesinde tamamladı. 1990 yılında ebe olarak Çankırı Aşağı Pelitözü köyünde göreve başladı, bir yıl sonra da Ankara’ya tayin oldu. Çalışma hayatı içinde eğitim hayatına devam etmiş ve alanında ön lisans ve lisans programlarını tamamladı. Son olarak en büyük hayali olan Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde öğrenimine devam ediyor. Evli ve bir çocuk annesidir. Edebiyata ilgisi çocukluk yıllarında başladı. Anne ve babasının ayrılığı onu iç dünyasına itmiş, isyanını, öfkesini, özlemini, sitemini yazıya döktü. İç dünyası ile yazdıklarını uzun yıllar kendine saklamış ama konulu okul şiir yarışmalarında ödüller aldı. 2008 yılından itibaren eşinin teşviki ile bazı şiir sitelerinde paylaşım yapmaya başladı. Gaziantep Zafer Gazetesi, Ayıntap Dergisi, Taka Gazetesi, Ortanca Dergisi Sevgi Yolu Dergisi gibi bazı yerel gazete ve dergilerde şiirleri yayınlandı. Barış Çağrısı, Barış Çağrısı 2 ve Yaşatan Aşk adlı antoloji kitaplarında yer aldı.

Kaynak: Başkent Gazetesi Zehra ŞAHİNDOKUYUCU