Tarım sektöründe üreticinin artan maliyetler karşısında yaşadığı sorunlarla tüketicinin yüksek gıda fiyatları nedeniyle karşı karşıya kaldığı sıkıntının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirten Çelik, çözümün üretici ve tüketicinin ortak paydasını gözeten politikalarla mümkün olacağını söyledi.
“ORTAK PAYDAMIZ SOFRAMIZDIR”
Tarımda sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için üreticinin mutlaka kazanması gerektiğini vurgulayan Çelik, şöyle konuştu: “Üretici zarar ederse üretim azalır, üretim azalırsa tüketici daha pahalıya almak zorunda kalır. Dolayısıyla üreticiyi korumak aynı zamanda tüketiciyi korumaktır. Biz TÜRKYED olarak meseleye bu anlayışla bakıyoruz. Ortak paydamız soframızdır.”
Üretim maliyetlerinin düşürülmesi, planlı üretimin güçlendirilmesi, tarladan sofraya uzanan zincirde gereksiz maliyetlerin azaltılması ve piyasa denetiminin etkinleştirilmesi gerektiğini ifade eden Çelik, üreticinin alın teri ile tüketicinin alım gücü arasında sağlıklı bir denge kurulmasının zorunlu olduğunu söyledi.
“TARIMDA KAZAN-KAZAN MODELİNE GEÇMELİYİZ”
Türkiye’nin 86 milyonluk nüfusunun gıda ihtiyacının güvence altına alınmasının stratejik bir mesele olduğunu belirten Çelik, tarımın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda milli bir mesele olduğuna dikkat çekti. Çelik, “Çiftçimiz ürettiğinden para kazanacak, tüketicimiz de kazancının önemli bir bölümünü temel gıda ürünlerine ayırmak zorunda kalmayacak. Bunun için üretimi destekleyen, piyasayı düzenleyen ve tarladan sofraya kadar olan zincirde adaleti sağlayan bir sisteme ihtiyacımız var” dedi.
“ÜRETİCİYİ DE TÜKETİCİYİ DE KORUYAN SİSTEM İSTİYORUZ”
TÜRKYED olarak üretici ile tüketicinin birbirinin rakibi değil, aynı ekonomik zincirin iki önemli unsuru olduğunu belirten Çelik, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz ne üreticimizin mağdur olmasını ne de tüketicimizin yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalmasını istiyoruz. Üreticinin alın terini korurken tüketicinin sofrasını da korumalıyız. Üretici kazanacak, tüketici nefes alacak. Tarımda hedefimiz budur. Çünkü tarımda kazanan yalnızca üretici veya tüketici değil, bütün Türkiye olmalıdır.”


