Kanada Başbakanı Mark Carney’in Ankara’ya gerçekleştirdiği resmî ziyaret kapsamında, Türkiye ile Kanada arasındaki enerji iş birliğinin geliştirilmesi gündeme geldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Kanada Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Tim Hodgson, iki ülke arasında enerji ve madencilik alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen ortak bildiriye imza attı.
Ortak bildiride nükleer enerjinin enerji arz güvenliğinin artırılması, ekonomik büyümenin desteklenmesi ve temiz enerji hedeflerinin ilerletilmesindeki rolüne dikkat çekildi. Ayrıca Kanada nükleer teknolojisine dayalı sivil nükleer enerji alanındaki olası iş birliği fırsatlarının araştırılması konusunda karşılıklı ilgi ve memnuniyet dile getirildi.
Nükleer Enerji İş Birliğin Merkezinde
Bakan Bayraktar, liderler arasındaki görüşme öncesinde Kanadalı mevkidaşı Hodgson ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında bir araya geldi. Baş başa ve heyetler arası gerçekleştirilen görüşmelerde, enerji ve madencilik alanlarındaki iş birliğini geliştirecek adımlar ele alındı.
Görüşmelere ilişkin açıklama yapan Bayraktar, nükleer enerjinin Türkiye’nin uzun vadeli enerji arz güvenliği açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Kanada’nın CANDU reaktör teknolojisinin Türkiye’de uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi ve teknik iş birliğinin geliştirilmesinin gündemde olduğunu belirten Bayraktar, nükleer kapasite artırılırken teknoloji seçeneklerinin çeşitlendirilmesine, mühendislik yetkinliklerinin güçlendirilmesine ve yerli sanayinin nükleer değer zincirindeki payının büyütülmesine önem verdiklerini ifade etti.
LNG Ticareti ve Yenilenebilir Enerji de Gündemde
İki ülke arasındaki görüşmelerde nükleer enerjinin yanı sıra sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticareti, yenilenebilir enerji yatırımları ve madencilik konuları da ele alındı.
Ortak bildiride, küresel enerji piyasalarındaki arz açıkları ve yükselen fiyatların maliyetler üzerindeki etkilerine dikkat çekilerek Kanada’nın artan LNG ihracat kapasitesinin sunduğu fırsatlar vurgulandı. Bu kapsamda, Kanadalı LNG proje geliştiricileri ile potansiyel uzun vadeli alıcılar arasındaki görüşmelerin kolaylaştırılması konusunda mutabakata varıldı.
Bayraktar, iki ülkenin bilgi birikimini ve yatırım potansiyelini karşılıklı fayda sağlayacak ortaklıklara dönüştürmeyi amaçladıklarını belirtti.
Kurumlar Arası Diyalog Geliştirilecek
Ortak bildiride, küresel enerji sektörünün kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçtiği belirtilerek Türkiye ile Kanada’nın birbirini tamamlayan güçlü yönlerinden yararlanılması hedefi ortaya konuldu. İki ülke, enerji sektörlerinin değişen küresel koşullar karşısındaki dayanıklılığını artırmak amacıyla ikili iş birliğini geliştirme taahhüdünde bulundu.
Sivil nükleer enerji alanında olası ortaklıkların değerlendirilmesinin yanı sıra kamu kurumları, düzenleyici kuruluşlar, araştırma ve teknik kuruluşlar ile sektör temsilcileri arasındaki diyaloğun geliştirilmesi konusunda da uzlaşı sağlandı.
Uzun Vadeli Ortaklık Hedefi
Ortak bildirinin ardından değerlendirmelerde bulunan Bakan Bayraktar, belgenin nükleer enerji, LNG tedariki, yenilenebilir enerji ve madencilik alanlarında iş birliğini geliştirecek kapsamlı bir çerçeve oluşturduğunu belirtti. Bayraktar, karşılıklı yatırımların artırılması ve şirketler arasında yeni ortaklıkların kurulması yönündeki iradenin de ortaya konulduğunu kaydetti.
Kanada’nın LNG ihracat kapasitesi ve nükleer teknoloji alanındaki birikimi ile Türkiye’nin büyüyen enerji pazarı ve yatırım hedeflerinin uzun vadeli iş birliği için önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Bayraktar, jeopolitik gerilimlerin enerji akışlarını yeniden şekillendirdiği ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların arttığı bir dönemde güvenilir ortaklarla kurulan uzun vadeli ilişkilerin önemine işaret etti.
Bayraktar, bildiride belirlenen iş birliği alanlarının önümüzdeki dönemde her iki ülkeye de karşılıklı fayda sağlayacak somut çalışmalara dönüşmesini temenni etti.
Ziyaret kapsamında imzalanan ortak bildiri, iki ülke arasındaki enerji ilişkilerinin geliştirilmesi ve özellikle sivil nükleer enerji alanındaki olası iş birliği fırsatlarının değerlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak öne çıkt



