Ebru APALAK Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (ÇEKO) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Taner Akpınar, 12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’nde tüm dünyada ortada kaldırılamayan çocuk işçiliğine dair “Sosyal adalet sorunuysa ILO ya da ulus devletler o adaleti niye sağlayamıyor?” dedi. Dr. Akpınar, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) uzun yıllardan beri çocuk işçilik sorunuyla ilgilendiğine işaret etti. Bu yılki 12 Haziran temasında “sosyal adalet” vurgusu yapan ILO’nun bugüne kadar neden sosyal adaleti sağlayamadığını sordu.
"ÖZGÜN ÇÖZÜMLER ÜRETMEDEN YASAKLAMAK AÇLIĞA SÜRÜKLEMEK OLUR"
Çalışma ekonomisti Dr. Akpınar, çocuk işçiliği sorununun dünyada “teknokratik bir sorun gibi” ele alındığını bildirdi. Türkiye’de yoksul ailelerin yaşamlarını sürdürmek için çocuklarını çalıştırdığını söyledi. Akpınar, Türkiye’deki çocuk işçiliğinin çocuklarını çalıştırmak zorunda kalan kesimlere “çocuklarını çalıştırmaya ihtiyaç duymayacakları bir gelir düzeyi sağlanmasıyla” önlenebileceğini söyledi. “Türkiye’deki bölüşüm ilişkilerine müdahale etmekle olur” diyen Akpınar, devletin sadece yasalarla çocuk işçiliğini engelleyemeyeceğini belirtti. Akpınar, şöyle konuştu: “Devlet yasa koysun ve bunu engellesin. Devlet diyelim ki; on sekiz yaşın altındaki çocukların çalışmasını yasaklayıp bunu da sıkı bir biçimde kolluk güçleriyle denetleyip buna izin vermezse diğer sorunlar çözülmeden bu yapılırsa, bu defa bu çocuklar ve aileleri açlığa mahkum edilir
Çocukların çalışmasının farklı gerekçeleri olduğuna, çocuk işçiliğinin ise birçok farklı biçimi olduğuna değinen Akpınar, sorunun özgün yanları olduğuna dikkat çekti. Akpınar, “Özgün çözümler üretmeden sadece yasaklamak çocukları ve aileleri açlığa sürüklemek olur. Bu tehlikeli bir şey” ifadelerini kullandı.
AKPINAR: ILO’NUN SORUNU ÇÖZÜCÜ BİR POLİTİKASI YOK
Dr. Akpınar, ILO’nun bu yıl “Herkes için Sosyal Adalet, Çocuk İşçiliğine Son” sloganını kullanmasını değerlendirdi. Çocuk işçiliğinin sosyal adalet eksikliklerinin giderilmesiyle önlenemeyeceğini ifade eden Akpınar, sorunun yapısal olduğunu belirtti. Kendisinin ve Yönetim Kurulu üyesi olduğu Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı’nın sorunu sınıfsal bir sorun olarak gördüğünü kaydetti. Akpınar, ILO’nun uzun yıllardan beri çocuk işçilik sorunuyla ilgilendiğine işaret ederek, ILO’nun bugüne dek neden sosyal adaleti sağlayamadığını sordu. “Sosyal adalet sorunuysa o zaman o adaleti niye sağlayamıyor ILO ya da ulus devletler?” diyen Akpınar, şu ifadeleri kullandı: “ILO’ya sormak lazım: Bu bir sosyal adalet sorunuysa o günden bugüne bu adalet neden sağlanamıyor? Çıkardığınız sözleşmeler neden bu adaleti sağlama konusunda bir sonuç vermiyor? ILO buna cevap versin. Bizim cevabımız belli, dediğimiz gibi; ILO’nun meseleye bakışı, düzenlediği sözleşmeler, ulus devletlerin bu bağlamda ‘şunu yapsın, bunu yapsın’ diye beklentileri sermaye, kapitalist sistem ve buradaki sermaye sınıfının çıkarları ile ilgili olduğu için. Bunu gerçekte çözücü bir müdahale yok, bir politika yok”
“TÜRKİYE KAPİTALİZMİ YETERİNCE İSTİHDAM YARATAMIYOR”
Akpınar, Türkiye’de son yıllarda birçok araştırmada dikkat çekilen artan çocuk yoksulluğuna dair de konuştu. Türkiye’deki asıl sorunun çocuk işçiliği değil işsizlik ve yoksulluk olduğunu söyleyen Akpınar, “Türkiye kapitalizmi yeterince istihdam yaratamıyor” dedi. Mevcut büyümenin istihdam yaratamadığını belirten Akpınar, “Türkiye’deki bölüşüm ilişkilerini, Türkiye’deki kapitalizmin gelişme düzeyini, Türkiye’deki gelir dağılımı meselesinin yarattığı bir şey. Gelir dağılımının mevcut halinin yarattığı bir şey bu. Dolayısıyla çocuk işçiliğe yol açan bir şey. Çocuk yoksulluğu diye bir şey bu kavramla konuşulduğunda biz yine işsizlik meselesinde olduğu gibi meselenin yapısal boyutları güme gidiyor, biraz tartışma dışı kalıyor” diye konuştu.
TÜRKİYE’DE 2022’DE ÇOCUK İŞÇİ SAYISI ARTTI
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2022 çocuk istatistiklerine göre Türkiye’deki çocuk işçi sayısı 2021 yılına göre arttı. TÜİK’in Hanehalkı İşgücü Araştırması’nın 2022 yılı sonuçlarına göre, 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı yüzde 18,7 oldu. Bu oran, 2021 yılında yüzde 16,4 idi. Çocukların işgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, erkek çocuklar için yüzde 27,0, kız çocuklar için yüzde 10,0 olarak duyuruldu. 2021'de ise söz konusu oran erkek çocuklar için yüzde 22,9, kız çocuklar için yüzde 9,5'tu.
Bu verilere karşın Türkiye’de çalışan çocuk işçilerin sayıları şu anda tam olarak bilinmese de çocuk hakları alanında çalışan kurum ve kişiler iki milyondan fazla çocuk işçinin olduğunu iddia ediyor.