İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

 Şapkayı, kırmızı perdeyle buluşturan DT Şapka Atölyesi

Çevre

Uluslararası öğrenciler Mogan Gölü'nde çevre temizliği yaptı

Genel

Haydi gençler, Gençlik Merkezi'ne

Kültür-Sanat

Devlet Opera ve Balesi 2019-2020 sezonunu tanıttı

Genel

Kadın yazarlar Çankaya'da buluştu

Genel

“İklim krizine karşı işçi sınıfı göreve!”

Genel

Ankara'yı 3 gün boyunca kahve kokusu saracak

Genel

Anadolu'dan dünyaya açılan kapı: Başkent…

Genel

Dünya Toyga Çorbası'nı Büyükşehir'in elinden tadacak…

Genel

Hacettepe ASO 1. OSB Meslek Yüksekokulu'nda mezuniyet sevinci

Genel

Okyanus ve deniz parkları açılış için gün sayıyor

Genel

Ankara birlikte yürümeye ve bisiklet binmeye hazır

Sağlık

Sağlık Haberleri

“Zararlı gıdaları beslenme çantasına koymayın”

Tolga ALCA 11.09.2019 09:57
“Zararlı gıdaları beslenme çantasına koymayın”

Okulların açılmasıyla birlikte, ilkokul düzeyindeki öğrencilerin beslenme çantasına girmesi veya girmemesi gereken besinler de konuşulmaya devam ediyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Arzu Şen, “Bu yaşlar büyüme ve gelişme açısından önemli zamanlardır. Günün büyük bölümünü okulda geçirmek zorunda olan çocukların bu dönemde beslenmeleri mutlaka aileler tarafından çok sıkı kontrol edilmelidir. Zararlı gıdalardan uzak durulmalıdır” dedi.

Yeni eğitim öğretim döneminde güne erken başlayacak olan çocukların derslerinde daha verimli ve başarılı olması ise doğru beslenmelerinden geçiyor. Özellikle okula ilk kez adım atan çocukların yaşadığı çevresel değişikliğin, beslenme alışkanlıklarını da etkilediğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Arzu Şen, çocukların sağlıklı bir bünyeye sahip olabilmesi ve derslerinde başarıyı yakalayabilmeleri için uygulanması gereken beslenme düzeni ile ilgili bilgiler verdi.

OKUL YENİ ÇEVRESEL ORTAM SAĞLIYOR

Okul çağındaki çocuklarda dengeli beslenme; hastalıklardan korunma, bilişsel performansın artışı ve büyüme ile gelişmenin devam etmesi için oldukça önemli. Özellikle okula ilk kez adım atan çocukların farklı bir çevreye girmesi mikroorganizmalarla tanışmasına vesile olurken, bu durum vücudun henüz karşılaşmamış olduğu hastalık yapıcı mikroorganizmalara tepki vermesi ile çeşitli enfeksiyonları beraberinde getirebiliyor. Çocuğun çevresel ortamının değişmesi, beslenme davranışlarını da etkiliyor. Çocukların genellikle diğer çocuklarda gözlemlediği beslenme şekline eğilimi artabiliyor. Bu yönelim genellikle fast food ürünler ve gazlı içeceklerin aşırı tüketilmesiyle kendini gösteriyor. Bu durum da sağlıksız beslenmeye kapı aralıyor.

“OBEZİTE BAŞLANGIÇLARI ENGELLENEBİLİR”

 Okul çağı döneminde doğru beslenmenin önemine vurgu yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Arzu Şen, “Okul çağı 6-14 yaşlarını kapsamaktadır. Bu yaşlar büyüme ve gelişme açısından önemli zamanlardır. Günün büyük bölümünü okulda geçirmek zorunda olan çocukların bu dönemde beslenmeleri mutlaka aileler tarafından çok sıkı kontrol edilmelidir. Eğer bu dönemde beslenme konusunda yanlış hamleler yapılırsa; büyüme gelişme gerilikleri veya obezite başlangıçları, okulda zihinsel kapasite düşüklükleri, enfeksiyonlara çabuk yenilme, diş çürümeleri, kansızlık ve genel vitamin mineral eksiklikleri gözlenebilir” dedi.

“ÜÇ ANA ÖĞÜNÜ TAMAMLAMAK ŞART”

Gün içindeki ana öğünlerde çocukların çok yönlü ve çeşitli beslenmesi gerektiğini belirten Şen, şu bilgileri aktardı: “Özellikle kahvaltı çok önemli bir öğündür. Hem erken kalkan çocuğun güne ayılmasını sağlar hem de çocuk güzel bir beslenmeyle güne başlar. Kahvaltıda; süt, peynir ve yumurta, çok tahıllı ekmekler, çiğ sebze (domates, salatalık biber, havuç vb), meyve veya taze sıkılmış meyve suyu olabilir. Çocuğun kilo fazlalığı yoksa bal, pekmez, fındık veya fıstık ezmesi eklenebilir. Bunlardan pratik hazırlama veya tüketim için tost ve sandviç yapılabilir. Zaman zaman da kolay olması açısından seven çocuklar için şekersiz mısır gevreği sütle ve yanında meyve veya taze meyve suyuyla önerilebilir. Aynen yetişkinlerde tavsiye ettiğimiz gibi; ara öğünlerde önemlidir. Üç ana öğünü tamamlamaksa şarttır. Ara öğünler; taze veya kuru meyve, süt, yoğurt, kuruyemişler (badem, ceviz, fındık...), ev yapımı kek, küçük sandviçlerden oluşabilir. Öğle ve akşam yemeğiyse çocuğun sebzesinin, çorbasının, etinin, ekmek grubunun (pilav, makarna, patates...), salatasının, yoğurdunun bir arada olduğu çeşitlilikte olmalıdır. Çocuklar bu dönemde makarna, patates kızartması, hamburger gibi klasik yönelimlere sahip olurlar. Fakat bu tek yönlü bir beslenmedir. Bizimse tavsiyemiz Kantinlerdeki kısıtlamalar sağlıklı beslenmeye yönelik iyi bir gelişme olmuştur.”

“KANTİN TERCİHLERİ KONTROL EDİLMELİ”

 Çocuğun beslenme eğitiminde aile ve öğretmenlerin önemine vurgu yapan Şen, “Bu konudaki altyapısı her zaman çocuğun yeme tercihini etkiler. Yani başta aileden çocuğa iyi bir beslenme alt yapısı verilmelidir. Çocuklar mümkün olduğunca paketli yiyeceklerden, abur cuburdan uzak tutulmalıdır. Evde yemek yeme alışkanlığı kazandırılması, dışarıdan beslenmenin (fast food) kısıtlanması veya belli aralıklara düşürülmesi önemlidir. Bu yüzden eğer okulun yemekhanesi varsa mutlaka çocukların yemek ayırt etmeden buradan beslenmesi sağlanmalıdır. Kantinse tek seçenek evden destek verilmeli ve kantin tercihleri kontrol edilmelidir. Beslenme çantası ise mükemmel bir seçimdir” diye konuştu.

BESLENME ÇANTALARINDA NELER OLMALIDIR?

 Şen, okulda öğrencilerin beslenme çantalarına girmesi gereken besinleri şöyle sıraladı: “Genelde esmer ekmeklerle hazırlayacağınız; ton balıklı, ızgara tavuklu, ızgara köfteli, yumurtalı veya peynirli sandviçler. Çiğ sebzeler (domates, salatalık, biber, maydanoz, marul, iceberg...) eklenerek bulundurulmalıdır. Aynı malzemelerle yapabileceğiniz minik kanepeler veya az yağlı evde yapılan sebzeli minik pizzalar çocuklara daha çekici geleceği için iştahla tüketilebilir. Zaman zaman evde hazırlanan peynirli veya sebzeli börekler veya nadiren ev yapımı, az şekerli, kuru meyveli, fındıklı veya cevizli kek ve kurabiyeler, yine sık olmamak şartıyla fındık veya fıstık ezmeli belki bal, pekmez veya doğal marmelat destekli ekmekler beslenme çantasına konabilir. Ara sıra sütle tüketilmek şartıyla ve taze meyve suyuyla desteklenen tahıl gevrekleri, içecek olarak süt, ayran, kefir veya taze meyve suları, ara öğün ve atıştırmaları için taze meyveler ( elma, armut, muz...) veya kuru meyveler ( kuru üzüm, kuru kayısı...) tercih edilmelidir. Yine ara öğünler için meyvenin yanında fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar kullanılmalıdır. Bununla birlikle en önemli sıvı olan su tüketimine de çocuklarımızı mutlaka teşvik etmeliyiz. Saydıklarımızın miktarları, tüketim sıklık tercihleri çocuğun fiziksel gelişimi, hareketlilik durumuna göre ayarlanırsa ve çeşitlilik sağlanırsa durum çok daha başarılı olacaktır.”

“FİZİKSEL AKTİVİTE SAĞLANMALI”

Öğrencilerin gazlı içecek ve hazır meyve sularından uzak durması gerektiğini söyleyen Şen, okul çağındaki çocukların spora yönlendirilmesi gerektiğini de belirterek, “Gazlı içecekler ve hazır meyve suları çok şeker ve katkı maddesi içeriği yüzünden kesinlikle önermediğimiz bir gruptur. Çocuklar bu yaşlarda bu içeceklere çok saplanabilmektedir. Bunlar yerine su, ayran, taze meyve suları, ıhlamur tercih edilmelidir. Son yıllarda bu yaşlarda beslenme bozukluğu dışında hareketsizliğin de desteklediği obezite ve kronik hastalık sinyallerine çok rastlamaktayız. Yani bir okul çağı çocuğunun düzenli ve dengeli beslenmesi dışında fiziksel aktivitesinin de çok olması sağlanmalıdır. Hareketsiz geçen ders saatlerinin hakkı verilmelidir. Bunun için oyun ve hareket saatleri ve alanları belirlenmeli, eğer mümkünse çocuklarımız düzenli spor aktivitelerine yönlendirilmelidir” değerlendirmesinde bulundu.