İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

Ankara Büyükşehirden karada ve suda Sıfır Atık Projesi'ne destek 

Genel

EGO'dan personeline çok yönlü eğitim 

Genel

"Hava kirliliğine temiz enerji çözüm olacak"

Genel

Hak-İş Kısa Film Yarışması'na büyük ilgi

Genel

Okuma yazmayı öğrenince ilk işi kitap yazmak oldu 

Genel

 Kıraç arazilerin gözdesi ve mor bereketi: Lavanta 

Ekonomi

 Sulama tesislerinde yağmurlama ve damlama sistemleri tercih ediliyor 

Ekonomi

"Her 4 tüketiciden biri internetten alışveriş yapıyor"

Genel

Özal'ın berberi yıllara meydan okuyor

Genel

Kursiyerlerin ürünleri görücüye çıktı

Genel

Sakarya Caddesi'nde adım adım değişim 

Genel

OGM kültürel değerlere sahip çıkıyor

Sağlık

Sağlık Haberleri

Kilo vermek isterken yaşam süresinizi kısaltmayın! 

İHA 19.04.2019 11:29
Kilo vermek isterken yaşam süresinizi kısaltmayın! 

Yapılan bilimsel araştırmalarda orta miktarda karbonhidrat tüketenlerin hiç tüketmeyenlere göre 4 yıl daha fazla yaşadığı belirlendi. Bunun nedeninin ise çok düşük karbonhidratlı diyetlerde daha fazla hayvansal ürünlerin kullanılması ile ilişkili olduğu bildirildi. 

Medicana International Ankara Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Siren Sezer, 15 bin 400 kişinin 25 yıllık takibi ile yapılan bilimsel araştırmayı değerlendirdi. Prof. Dr. Sezer, "Çok düşük karbonhidratlı diyetlerde yeterli sebze, meyve, tam tahıl tüketiminin olmaması yeterli lif alımı sağlayamamaktadır. Yüksek protein tüketirken özellikle işlenmiş ürünlerin alımı ile satüre ve trans yağların tüketilmesi kardiak riskin artışına neden olmaktadır. Konu ile ilgili yapılan araştırmalara da bitkisel kökenli protein ve yağ tüketimi ölüm riskini düşürmektedir. Karbonhidrat ağırlıklı beslenenlerin benzer şekilde orta derecede karbonhidrat tüketenlerden yaşam ömürlerinin bir yıl daha kısa olduğu saptanmıştır. Sonuçta karbonhidratın makul bir miktarda ve bitkisel protein ağırlıklı bir diyet içeriğinde tüketilmesi kalp sağlığını korumaktadır” dedi. 

"İşlenmiş süt ürünlerinden alınan protein en az et kadar riskli" 
Prof. Dr. Siren Sezer, gereğinden fazla protein tüketiminin asitideyi ve oksidasyonu artırarak damar fonksiyonunu ve kalp kasılmasını bozabileceğini açıkladı. Dr. Sezer, 22 yıl gibi uzun süreyi kapsayan ve 240 hasta üzerinde yapılmış güncel bilimsel bir çalışmada en yüksek oranda protein tüketenlerin en az tüketenlere göre kalp yetmezliği tanısı alma riskinin yüzde 33 daha fazla göründüğünü aktardı. Sezer, “Bu çalışmada proteinin kaynağı (bitkisel veya hayvansal) arasında bir risk farkı bulunmamıştır. İlginç bir nokta da işlenmiş süt ürünlerinden alınan protein en az et kadar riskli bulunmuştur” dedi. 
İçerdiği aminoasit, çinko, demir miktarı yetersizliklerinden dolayı sadece vegan tarzı beslenmenin de yanlış bir seçim olacağını bildiren Dr. Sezer, hayvansal proteinlerin biyolojik değerlerinin yüksek olduğunu unutmamak ve işlenmemiş hayvan ürünlere diyette yer vermek gerektiğini bildirdi.