İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

Geleceğimiz yeşersin diye organik fide

Genel

Çankaya Belediye Başkanı Taşdelen'den “19 Mayıs” mesajı

Genel

Mamak'ta kitap kapınızda

Genel

Çankaya'dan vergi hatırlatması

Genel

Semt pazarlarına yeni düzen

Genel

Mamak botanik bahçesine dönüştü

Genel

Başkent'te 19 Mayıs ruhu yaşatılacak

Genel

Altındağ Devlet Hastanesi projesi devlet yatırım programına alındı

Genel

Başkan Altınok'tan bayram mesaisi

Genel

Başkent'in gökkuşağı tepeleri

Genel

Çankaya'da sanatla buluşma zamanı

Genel

Keçiören'deki Su ve Gül Meydanı'nda görsel şölen başladı

Sağlık

Sağlık Haberleri

Diyetisyen Nihal Tunçer: Oruç tutmak bağışıklığı düşürmez

Tolga ALCA 19.04.2021 10:00
Diyetisyen Nihal Tunçer: Oruç tutmak bağışıklığı düşürmez

Diyetisyen Nihal Tunçer, yeterli ve dengeli bir beslenme planı içerisinde oruç tutmanın Kovid-19 virüsüne karşı bağışıklığımızı düşürmediğini belirtti. “Ancak Kovid-19 yeni bir hastalıktır” diyen Tunçer, “Risk faktörleri ile ilgili sınırlı sayıda çalışma vardır. Oruç tutmadan önce tanısı konulmuş bir sağlık problemi olanlar mutlaka doktorları ile görüşerek karar vermelidir” diye konuştu.

Pandemi hız kesmeden devam ederken Ramazan ayı ile birlikte bu dönemde sağlıklı beslenme daha da fazla önem kazandı. Diyetisyen Nihal Tunçer, Ramazan ayında Kovid-19’a karşı bağışıklığı güçlendirecek altın değerinde bilgiler paylaştı. Yapılan bazı çalışmalarda oruç tutmanın bağışıklık sistemini onardığı sonucuna ulaşıldığını belirten Tunçer, ancak oruç tutmadan önce tanısı konulmuş bir sağlık problemi olanların mutlaka doktorları ile görüşerek karar vermeleri gerektiğinin de altını çizdi.

 “DOKTOR İLE GÖRÜŞÜLÜP ORUÇ TUTULMALI”

Diyetisyen Nihal Tunçer’in Ramazan’da Pandemi’ye karşı bağışıklığı güçlendirecek önerilerini şöyle sıraladı: “Ramazan orucunun bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerini inceleyen bazı çalışmalarda, oruç tutmanın bağışıklık sistemini onardığı sonucuna ulaşılmıştır. En az 3 günlük oruç sonrası, vücudun yeni beyaz kan hücreleri üretmeye başladığını ve bağışıklık sistemini enfeksiyonla savaşmak için canlandırdığını gösteren çalışmalar mevcut. 3 günlük oruç ile vücudun glikoz ve yağ depolarını tüketmeye başladığını ve önemli miktarda beyaz kan hücresi oluştuğunu destekleyen çalışmalar, oruç sırasında bağışıklık sisteminde bir zayıflama değil artış olduğunu vurguluyor. Yapılan çalışmaları bütün olarak değerlendirdiğimizde; genel sağlıklı beslenme kurallarına bağlı kalarak, yeterli ve dengeli bir beslenme planı içerisinde oruç tutmak Kovid-19 virüsüne karşı bağışıklığınızı düşürmezken artırır gibi görünüyor. Ancak; Kovid-19 yeni bir hastalıktır ve risk faktörleri ile ilgili sınırlı sayıda çalışma vardır. Oruç tutmadan önce tanısı konulmuş bir sağlık problemi olanlar mutlaka doktorları ile görüşerek karar vermelidir.

 “İFTAR VE SAHUR MENÜLERİ YETERLİ OLMALI”

Oruç tutmanın sağlık için atfedilen faydalarından yararlanabilmek ve güçlü bir bağışıklık sistemi için iftar ve sahur menülerinin yeterli, dengeli bir besin içeriğine sahip olması gerekiyor. Hücre yapım ve onarımda görev alan proteinler bağışıklık sistemimiz için vitamin ve mineraller kadar önemlidir. Protein tercihi haftada 2-3 gün hayvansal kaynaklı besinlerden yana yapılabileceği gibi, 2-3 gün de bitkisel proteinlerden seçim yapılmalı. Bitkisel kaynaklı proteinler yüksek protein ve daha düşük doymuş yağ içerir. Buna karşılık hiç kolesterol içermezler. 8-10 yemek kaşığı kuru fasulye veya nohut yemeği, yaklaşık 15 gram protein sağlar. Bitkisel protein kaynaklarından özellikle kuru fasulye, nohut, barbunya, mercimek gibi kuru baklagiller proteine ek olarak yüksek lif içerdiklerinden dolayı Ramazan ayında en sık karşılaşılan problemlerden biri olan konstipasyon (kabızlık) probleminin çözümüne de yardımcı olacaktır. Sebzeler yüksek miktarda kompleks karbonhidrat, çok düşük proteine sahiptir. Sebze yemeklerine ve salatalara haşlanmış fasulye veya nohut ilavesi ile besleyici değeri artırabilirsiniz.

“YOĞURT VE LİFLİ GIDALAR BAĞIŞIKLIĞINIZI GÜÇLENDİRİR”

Fermente gıdalar ve yüksek lifli beslenme bağırsak bakteri çeşitliliğini artırarak, bağışıklık sistemini güçlendirir. İftar menülerinizde ev yapımı yoğurt veya lif ile zenginleştirilmiş yoğurtlu mezeler bulandırabilirsiniz. İçerisinde hiç lif bulunmayan yoğurda ilave edeceğiniz 1-2 yemek kaşığı keten tohumu ile lif miktarını 3 grama çıkarabilir, hem de keten tohumunun yüksek omega-3 oranı ile bağışıklığınızı daha çok destekleyebilirsiniz. İftar sofralarındaki diğer bir önemli nokta ise; yemeğe çorba ile başlayıp, çorbanızı içtikten sonra 10-15 dakikalık kısa bir mola vermektir. Bu kısa mola iftar sofrasında daha kontrollü yemek yemenize yardımcı olurken, kan şekerinizin ani bir şekilde yükselmesini önleyecektir.

“SIVI TÜKETİMİNE ÖZEN GÖSTERİLMELİ”

 Sahurda ne yersek yiyelim 4-5 saat sonra acıkma hissi başlayacaktır. Önemli olan bu acıkma hissinin dayanılabilir olması ve günlük rutinimizi engellememesidir. Sahurda kahvaltılık; yumurta, peynir, zeytin, bol yeşillik, meyve tercih edilebileceği gibi kahvaltı etmek istemeyenler için çorba iyi bir tercih olacaktır. Ancak bu çorba, besleyici ve protein değeri yüksek, mercimek çorbası, sarı bezelye çorbası gibi baklagillerden tercih edilmeli. Çorbanızın içine 2 yemek kaşığı chia tohumu eklemek, daha uzun süre tok kalmanıza yardımcı olacaktır. Kovid-19 döneminde dehidratasyon (sıvı kaybı) riski daha fazla olduğundan sıvı tüketimine özen gösterilmesi gerekir. Virüse karşı alınan tedbirlerin başında gelen ve zorunlu bir kural olan maske kullanımı, özellikle tüm gün maske kullanması gerekli olan kişilerde dehidratasyon riskini artırabilir. Maske ile soluk alıp verirken, normale göre solunum kat sayısı artıyor ve daha fazla soluk alıp vermeye başlıyoruz. Vücuttan kaybolan sıvı miktarı artıyor. Oruç tutan bireylerde sık rastlanan sıvı kaybı; halsizlik, dikkat dağınıklığı, baş ağrısı ve zayıf bir bağışıklık sistemi ile karakterizedir. Sıvı kaybının artacağı bu günlerde hem daha güçlü bir bağışıklık sistemi, hem de daha sağlıklı bir şekilde oruç tutabilmek adına iftar ve sahur vakitleri arasında sıvı alımı mutlaka artırılmalı. Özellikle çay, kahve gibi diüretik etkisi olan içecekler yerine sıvı ihtiyacını karşılamada ilk tercih su olmalıdır. Günde 1 veya 2 şişe maden suyu da özellikle gün içerisinde terleme ile kaybolan mineral dengesini desteklemek ve sıvı ihtiyacını karşılamak adına iyi bir tercih olacaktır.

 “KALABALIK SOFRALARDAN UZAK DURULMALI”

Uyku ile bağışıklık sistemi arasında da çok sıkı bir ilişki vardır. Yetersiz ve kalitesiz bir uyku hastalıklara yakalanma riskini artırır. Yetişkin bir bireyin her gece 7 saat veya daha fazla uyuması gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Kovid-19 nedeniyle evlere kapansak da her gün yürüyüş ve hafif egzersizler yapmayı ihmal etmeyin. Egzersiz, stres hormonlarının da salınımını yavaşlatıp vücudun bağışıklık sistemini aktive etmiş olur. Hafif tempolu yürüyüş; evde esneme, gerinme gibi çok terletip sıvı kaybına sebep olmayacak egzersizler bu dönem için idealdir. Ramazan ayının vazgeçilmesi aile ve sevdiklerimizle kalabalık iftarlarda bir araya gelmek olsa da bu Ramazan ayında Kovid-19 virüsüne karşı, halen en güçlü silahımız olan sosyal mesafemizi korumaya devam etmek adına kalabalık sofralardan ve iftar davetlerinden uzak durmalıyız.”