<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Başkent - Ankara'nın Gazetesi</title>
    <link>https://baskentgazete.com.tr</link>
    <description>başkent, başkent gazetesi, ankaranın gazetesi, ankara, gazete</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://baskentgazete.com.tr/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 08 Aug 2026 00:32:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA["Yan Yana" sergisi Ankara'da ziyarete açıldı]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/yan-yana-sergisi-ankarada-ziyarete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/yan-yana-sergisi-ankarada-ziyarete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1 Ağustos'ta İş Sanat Ankara Sanat Galerisi'nde ziyarete açılan "Yan Yana" sergisi, ressam çift Melâhat ve Eşref Üren'in ortak yaşamını ve sanatsal üretimlerini sanatseverlerle buluşturuyor. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi'ndeki "Yan Yana" sergisinden oluşturulan seçki, iki sanatçının eserlerini aynı çatı altında bir araya getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Melâhat ve Eşref Üren'in uzun yıllara yayılan ortak yaşamı ile birlikte gelişen üretim serüvenini odağına alan sergi, iki sanatçının paylaştıkları yaşam ve sanat pratiğine yeniden bakma olanağı sunuyor. Birlikte yaşamanın, üretmenin ve bireysel kimlikleri koruyarak yan yana durmanın farklı anlamlarına odaklanan seçki, ziyaretçileri iki sanatçının eserleri üzerinden ortak bir sanat yolculuğuna davet ediyor.</p>

<p></p>

<p><strong><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 08.38.22 (2)" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-083822-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></strong></p>

<p><strong>YAN YANA GELİŞEN ÜRETİM SERÜVENİ</strong></p>

<p></p>

<p>Sergi, Melâhat ve Eşref Üren'in Ankara'da uzun yıllara yayılan ortak yaşamını ve yan yana gelişen üretim serüvenini odağına alıyor. Birlikte yaşamanın, üretmenin ve bireysel kimlikleri koruyarak yan yana durmanın farklı anlamlarına odaklanan seçki, Melâhat ve Eşref Üren'in paylaştıkları yaşam ve sanat pratiğine yeniden bakma olanağı sunuyor.</p>

<p></p>

<p><strong><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 08.38.22 (1)" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-083822-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></strong></p>

<p><strong>ANKARA YILLARI ESERLERE YANSIDI</strong></p>

<p></p>

<p>Müze Rehberi Selin Naz Aydın, Melâhat ve Eşref Üren'in yaşamlarının bir bölümünü Ankara'da geçirdiğini belirterek, bu dönemin sanatçıların eserlerine de yansıdığını söyledi. Seçkide Ankara manzaralarının yanı sıra natürmort, portre, manzara ve enteriyör çalışmalarının da yer aldığını ifade eden Aydın, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Hayatlarının bir dönemini Ankara'da geçiriyorlar. Şuradaki bölüm Ankara manzaraları olarak geçiyor. Natürmortlar var, portreler var, manzaralar var, enteriyör resimler var. Eşref Üren'in kendisi Matisse'ten ve Fovizm ‘den etkileniyor. Resim üzerine eğitim almış. Melâhat Üren ise teknik bir sanat eğitimi almamış. Aslında onun resimlerinde de bunun verdiği özgünlüğü ve özgürlüğü görüyoruz.”</p>

<p></p>

<p><strong><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 08.38.22 (3)" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-083822-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></strong></p>

<p><strong>"YAN YANA" ADI NEREDEN GELİYOR?</strong></p>

<p></p>

<p>Sergi, birlikte üretim ve ortak yaşam temasını merkeze alarak Melâhat ve Eşref Üren'in sanat yolculuğuna farklı bir bakış sunuyor. Müze Rehberi Selin Naz Aydın, serginin isminin birlikte üretme fikrinden doğduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"Yan yana aslında serginin teması biraz birlikte üretmek, birlikte olmakla bağdaştırılıyor. Burada bir evli çiftin yan yana birlikte neler ürettiğini görüyoruz. Aslında Melâhat Üren'in ölümüne yakın resimlerinde biraz da eşinin etkisinden farklılaştığını görüyoruz ancak ne yazık ki çok erken yaşta vefat ediyor.”</p>

<p></p>

<p><strong><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 08.38.22" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-083822.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></strong></p>

<p><strong>İSTANBUL'DAN ANKARA'YA UZANAN SEÇKİ</strong></p>

<p></p>

<p>Müze Rehberi Selin Naz Aydın, Ankara'da ziyaretçileri ağırlayan serginin Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi'ndeki "Yan Yana" sergisinden oluşturulan bir seçki olduğunu söyledi. Aydın, İstanbul'daki sergide Melâhat Üren'in günlükleri ve yazılarının da yer aldığını, Ankara'da ise mekânın fiziksel koşulları nedeniyle seçilmiş eserlerin sergilendiğini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"Burası serginin tamamı değil, sergiden oluşturulan bir seçki. İstanbul'daki sergide Melâhat Üren'in günlüklerinden sayfalar ve yazıları da yer alıyordu. Burada alanımız kısıtlı olduğu için sadece sergiden seçilen eserler bulunuyor."</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 08.38.23" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-083823.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p></p>

<p>Aydın ayrıca, Melâhat Üren'in vefatının ardından Eşref Üren'in iki sanatçının eserlerinden oluşan koleksiyonu Türkiye İş Bankası'na bağışladığını, bu eserlerin daha sonra serginin oluşumuna katkı sağladığını aktardı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/yan-yana-sergisi-ankarada-ziyarete-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/kapak-icin-onerii.jpeg" type="image/jpeg" length="75117"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Levent Yüksel Başkent'te sahne alacak]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/levent-yuksel-baskentte-sahne-alacak-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/levent-yuksel-baskentte-sahne-alacak-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pop müziğin efsane isimlerinden Levent Yüksel, yarın Oran Açıkhava Sahnesi'nde başkentli hayranlarıyla buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1993 yılında ilk albümü <em>Med Cezir</em> ile adını geniş kitlelere duyuran Levent Yüksel, kariyeri boyunca yayımladığı albümler ve seslendirdiği şarkılarla Türk pop müziğinin önemli isimleri arasında yer aldı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda kontrbas eğitimi alan sanatçı, müzik kariyerine bas gitarist olarak başladı. Daha sonra yayımladığı <em>Levent Yüksel'in 2. CD'si</em>, <em>Adı Menekşe</em>, <em>Aşkla</em>, <em>Uslanmadım</em>, <em>Kadın Şarkıları</em>, <em>Topyekûn</em> ve <em>Hayatıma Dokunan Şarkılar</em> albümleriyle müzik yolculuğunu sürdürdü.</p>

<p>Son dönemde müzik kariyerinin 30. yılı kapsamında düzenlediği senfonik konserlerle de dinleyicilerinin karşısına çıktı. Yüksel, yarın saat 21.00'de Oran Açıkhava Sahnesi'nde konser verecek. Çarşamba akşamını Yüksel'in unutulmaz şarkıları eşliğinde noktalamak isteyenler etkinliğin biletlerine online bilet platformları üzerinden ulaşılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Muhammed Ali YAHŞİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/levent-yuksel-baskentte-sahne-alacak-2</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/765262523-18618164989057390-8029979742166024862-n.jpg" type="image/jpeg" length="42209"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aspendos'ta 'sağlık tanrısı' ve oğlunun heykeli bulundu]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/aspendosta-saglik-tanrisi-ve-oglunun-heykeli-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/aspendosta-saglik-tanrisi-ve-oglunun-heykeli-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da Aspendos Antik Kenti'nde gerçekleştirilen kazılarda 'sağlık tanrısı' Asklepios ile iyileşmenin simgesi oğlu Telesphoros’u birlikte betimleyen 2,20 metre boyunda mermer heykel grubu bulundu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un sanal medya hesabından duyurduğu keşif, Roma Dönemi Aspendos'unda sağlık ve şifa kültlerinin kent yaşamındaki yerine ilişkin önemli veriler ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; Geleceğe Miras Projesi kapsamında Aspendos Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmalarında, 'sağlık tanrısı' Asklepios ile oğlu ve yardımcısı Telesphoros'u birlikte betimleyen yaklaşık 2,20 metre boyunda mermer heykel grubu gün yüzüne çıkarıldı. Roma İmparatorluk Dönemi'ne ait eser, Tiyatro Caddesi üzerindeki Doğu Meydanı'nın batı cephesinde bulunan Anıtsal Kapı'nın kuzey kanadına ait yıkıntılar arasında bulundu. Milattan sonra 2'nci yüzyılın son çeyreğine tarihlenen heykel grubu; sanatsal özellikleri, ayrıntılı işçiliği ve hastalığın tedavisinden tam iyileşmeye kadar uzanan süreci simgeleyen ikonografik anlatımıyla dikkati çekti.</p>

<p><strong>BAKAN ERSOY: ŞİFANIN 1800 YILLIK SEMBOLÜ</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aspendos'ta ortaya çıkarılan heykel grubuna ilişkin sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Aspendos’ta şifanın yaklaşık 1800 yıllık sembolü gün yüzüne çıktı. Geleceğe Miras Projemiz kapsamında Antik kentte yürüttüğümüz kazı çalışmalarında, sağlık tanrısı Asklepios ile oğlu ve yardımcısı Telesphoros'un birlikte betimlendiği 2,20 metre boyundaki mermer heykel grubuna ulaştık. Roma İmparatorluk Dönemi'ne ait eser, Tiyatro Caddesi üzerindeki Doğu Meydanı'nın batı cephesinde yer alan Anıtsal Kapı’nın kuzey kanadına ait yıkıntılar arasında bulundu. Milattan sonra 2'nci yüzyılın son çeyreğine tarihlenen heykel grubu; figürlerin duruşu, himationun kıvrım düzeni, Asklepios'un yüz tipi ile saç ve sakalındaki yoğun işçilikle dönemin heykeltıraşlık anlayışını yansıtıyor. Antik Çağ'da Asklepios hekimliği, tedaviyi ve sağlığın korunmasını; uzun ve kapüşonlu giysisiyle betimlenen Telesphoros ise tedavinin tamamlanmasını, iyileşmeyi ve nekahet dönemini simgeliyordu. Bu nedenle eser, hastalığın tedavisinden kişinin bütünüyle iyileşmesine uzanan şifa sürecini bütüncül biçimde anlatan güçlü bir sembol niteliği taşıyor. Aspendos'un sağlık kültlerine, inanç dünyasına ve toplumsal yaşamına yeni veriler sunan bu önemli keşif dolayısıyla Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze, kazı heyetimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.</p>

<p><img alt="A S P E N D O S T A S A G L I K T A N R I S I V E O G L U N U N 1445258 429862" height="787" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/a-s-p-e-n-d-o-s-t-a-s-a-g-l-i-k-t-a-n-r-i-s-i-v-e-o-g-l-u-n-u-n-1445258-429862.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>TEDAVİ ASKLEPİOS'LA, İYİLEŞME TELESPHOROS'LA ANLATILDI</strong></p>

<p>Heykel grubunun ana figürünü oluşturan Asklepios; ayakta, cepheden, olgun yaşta, uzun ve gür saçlı, sakallı bir erkek olarak betimlendi. Vücut ağırlığını sol bacağı üzerine veren figürün sağ bacağı hafifçe bükülerek öne ve yana doğru uzanıyor. Asklepios'un üst gövdesi büyük ölçüde çıplak bırakılırken himationu, sol omzunun üzerinden geçirilerek bel ve bacaklarının çevresinde yoğun kıvrımlar oluşturacak biçimde düzenlendi. Figür, sol eliyle himation kıvrımlarını kavrıyor.</p>

<p>Büyük bölümü günümüze ulaşmayan sağ kolu ise tanrının en önemli simgesi olan yılan sarılı asaya dayanacak biçimde tasarlandı. Olgun, sakallı ve ağırbaşlı yüzü, Asklepios'un Roma Dönemi'ndeki yerleşik ikonografik özelliklerini taşıyor.</p>

<p>Asklepios'un sol ayağının önünde, ana figüre göre oldukça küçük ölçülerde betimlenen Telesphoros yer alıyor. Çocuk görünümündeki figür, vücudunu bütünüyle örten uzun ve kapüşonlu giysisiyle tanınıyor. Anatomik ayrıntıları büyük ölçüde gizleyen bu giysi, figüre sütunumsu bir görünüm kazandırıyor.</p>

<p>Antik Çağ'da Asklepios; hekimliği, tedaviyi ve sağlığın korunmasını temsil ediyordu. Oğlu ve yardımcısı Telesphoros ise tedavi sürecinin tamamlanması, iyileşme ve nekahet döneminin başarıyla sonuçlanmasıyla ilişkilendiriliyordu. İki figürün aynı kompozisyonda buluştuğu heykel grubu, sağlık kavramının yanı sıra hastalığın tedavisinden kişinin bütünüyle iyileşmesine kadar uzanan şifa sürecini de simgeliyor. Telesphoros’un Asklepios'un ayağının önünde konumlandırılması, iki figür arasındaki kült bağını ortaya koyarken heykelin ikonografik anlatımını da tamamlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ANITSAL KAPININ YIKINTILARİ ŞİFA KÜLTÜNÜN İZLERİNİ SAKLADI</strong></p>

<p>Heykel grubunun, Doğu Meydanı ile bağlantılı Anıtsal Kapı'nın yıkıntıları arasında bulunması, eserin kentin kamusal ve törensel açıdan önem taşıyan bir bölümünde sergilendiğini gösteriyor. Eser, Roma Dönemi Aspendos'unda Asklepios kültünün varlığını ve sağlık inancının kent yaşamındaki yerini belgeleyen önemli arkeolojik veriler arasında yer aldı. Asklepios'un Telesphoros ile birlikte betimlenmesi, tedavi ve iyileşme kavramlarının kentte gelişmiş bir ikonografik anlatımla ele alındığını ortaya koydu. Figürlerin duruşu, himationun kıvrım düzeni, Asklepios'un yüz tipi ile saç ve sakalındaki yoğun matkap işçiliği de Roma Dönemi heykeltıraşlık anlayışının belirgin özelliklerini yansıtıyor. Asklepios ve Telesphoros heykel grubu, sanatsal niteliğinin yanı sıra Aspendos'un dinsel, toplumsal ve kamusal yaşamının birlikte değerlendirilmesine imkan veren önemli bir arkeolojik buluntu niteliği taşıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/aspendosta-saglik-tanrisi-ve-oglunun-heykeli-bulundu</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/a-s-p-e-n-d-o-s-t-a-s-a-g-l-i-k-t-a-n-r-i-s-i-v-e-o-g-l-u-n-u-n-1445267-429862.jpg" type="image/jpeg" length="62627"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün", hafta sonunda 718 binden fazla izleyiciye ulaştı]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/orumcek-adam-yepyeni-bir-gun-hafta-sonunda-718-binden-fazla-izleyiciye-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/orumcek-adam-yepyeni-bir-gun-hafta-sonunda-718-binden-fazla-izleyiciye-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçen hafta vizyona giren "Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün" filmi, 31 Temmuz-2 Ağustos tarihlerini kapsayan hafta sonunda Türkiye genelinde 718 bin 584 izleyici tarafından izlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Paribu Cineverse'den yapılan açıklamaya göre, film hafta sonu boyunca Türkiye genelinde 718 bin 584 sinemasever tarafından izlendi. Yapım, özellikle genç izleyiciler ve öğrencilerden yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Açıklamada filmin çevrim içi bilet satışlarında da dikkat çekici bir performans sergilediği belirtildi. Sektörde ortalama yüzde 32 seviyesinde seyreden çevrim içi bilet satış oranının, film özelinde yüzde 53'e yükseldiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filmin aksiyon sahneleri ve görsel anlatımının premium salon tercihlerine de yansıdığı aktarılan açıklamada, genel izleme oranında yaklaşık yüzde 1 paya sahip olan ScreenX formatının, bu filmde yüzde 3,9 tercih oranına ulaştığı ifade edildi.</p>

<p>Paribu Cineverse verilerine göre filmi izleyen üyelerin yüzde 56'sını 20-29 yaş grubundaki izleyiciler oluşturdu. Erkek izleyicilerin oranı yüzde 68 olarak gerçekleşirken, izleyicilerin yüzde 66'sının tek işlemde iki bilet satın aldı.</p>

<p>Satılan biletlerin dağılımında öğrenci biletleri yüzde 52 ile ilk sırada yer aldı. Tam bilet oranı yüzde 46, indirimli bilet oranı ise yüzde 2 oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/orumcek-adam-yepyeni-bir-gun-hafta-sonunda-718-binden-fazla-izleyiciye-ulasti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 23:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/thumbs-b-c-7bbbca255474370a292257ebe7682e9a.webp" type="image/jpeg" length="74289"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ana vatandan kaçırılan 28 bin 811 kültür varlığı, ait olduğu topraklarda]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/ana-vatandan-kacirilan-28-bin-811-kultur-varligi-ait-oldugu-topraklarda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/ana-vatandan-kacirilan-28-bin-811-kultur-varligi-ait-oldugu-topraklarda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne bağlı kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele ekiplerinin 1980 yılından beri izini takip ettiği, yurt dışına kaçırılan 28 bin 811 kültür varlığının Türkiye'ye iadesi sağlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çok sayıda medeniyetin kalıntılarını barındıran açık hava müzesi niteliğindeki Anadolu'dan yurt dışına kaçırılan eserlerin ana vatanına getirilmesi amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın çalışması sürüyor. Yurt dışında tarihi eser niteliğindeki varlıkların izini sürüp envantere kazandırmak için mücadele eden kültür varlığı kaçakçılığı ekipleri tarafından 1980 yılından itibaren 20 ülkede 176 çalışma yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün 'Yurt Dışından İadesi Sağlanan Eserler' verilerine göre, 46 yılda yurt dışına kaçırılan 28 bin 811 tarihi eser ve kültür varlığı Türkiye'ye getirildi. En çok tarihi eserin getirildiği ülkeler sıralamasında Almanya, Hırvatistan, Bulgaristan, İngiltere, ABD ve Sırbistan yer aldı. Listeye göre; Almanya'dan 8 bin 670, Hırvatistan'dan 4 bin 147, İngiltere'den 3 bin 750, Bulgaristan'dan 3 bin 61, ABD'den 2 bin 747, Sırbistan'dan 1865 eser getirildi.</p>

<p>Bakanlık tarafından yurt dışındaki eserlerin Türkiye'ye iadesi amacıyla çalışmalar, bu yıl da aralıksız sürdü. 2026'da Smyrna Agora kazılarında ele geçirildiği tespit edilen mermer heykel başının ABD'den gönüllü iadesi sağlandı. Ayrıca Adana Ulu Camii'nden 2002 ve 2003 yıllarında çalınan çiniler İspanya'dan, İstanbul Sultanahmet Camisi ve Rüstem Paşa Camisi'nden çalındığı tespit edilen İznik çini karonun İngiltere'den iadesi sağlandı. ABD'den de Zeugma Antik Kenti kökenli mozaik pano Türkiye'ye getirildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/ana-vatandan-kacirilan-28-bin-811-kultur-varligi-ait-oldugu-topraklarda</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/a-n-a-v-a-t-a-n-d-a-n-k-a-c-i-r-i-l-a-n-28-b-i-n-811-k-u-l-t-u-r-1440681-428401.jpg" type="image/jpeg" length="70791"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Selçuklu Meydan Mezarlığı'ndaki asırlık taşlar akşam da ziyaretçi çekiyor]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/selcuklu-meydan-mezarligindaki-asirlik-taslar-aksam-da-ziyaretci-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/selcuklu-meydan-mezarligindaki-asirlik-taslar-aksam-da-ziyaretci-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis'in Ahlat ilçesinde Türk-İslam mezar mimarisinin en önemli örneklerinden Selçuklu Meydan Mezarlığı, "gece müzeciliği" uygulamasıyla akşam saatlerinde de ziyaretçi çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında hayata geçirilen uygulamayla Selçuklu Meydan Mezarlığı, 1 Haziran'dan 1 Ekim'e kadar 18.00-21.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek.</p>

<p>UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'nde bulunan alanda, tarihi dokuya zarar vermeden yürüyüş güzergahları ve mezarların bulunduğu bölümler akşam ziyaretlerine uygun hale getirildi.</p>

<p>Yüzlerce yıllık anıtsal mezar taşları ve farklı mezar çeşitleriyle dikkati çeken Selçuklu Meydan Mezarlığı, aydınlatma çalışmasıyla ziyaretçilerine akşam saatlerinde yeni bir görünüm sunuyor.</p>

<p>210 dönümlük alanda yer alan Selçuklu dönemine ait özgün taş işçiliği örnekleri, gece müzeciliği uygulamasıyla ziyaretçilere farklı bir deneyim yaşatıyor.</p>

<p>Akşam saatlerinde alanı gezen ziyaretçiler, mezarlığın manevi atmosferine ve görkemli mimarisine tanıklık ediyor.</p>

<figure><img height="952" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/02/bddd427c3765de192ed55759b20ddd9e.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Ahlat Müzesi Müdür Vekili İlhan Kılıç, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce 1 Haziran-1 Ekim tarihlerinde gece müzeciliğinin uygulamaya konulduğunu söyledi.</p>

<p>Açık hava müzesi niteliğindeki mezarlıkta her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırladıklarını belirten Kılıç, şunları kaydetti:</p>

<p>"Gece müzeciliği yoğun ilgi görüyor. Yılda 450 bin ila 500 bin kişi buraları ziyaret ederek tarihi, kültürü ve atmosferi hissediyor. Bütün vatandaşlarımızın ve misafirlerimizin bu atmosferi ve kültürel mirası gece de ziyaret etmelerini istiyoruz. Gündüzleri yoğun olarak tur kapsamındakiler geliyor. Bakanlığımızın internet sitesinde duyurulmasının ardından buralara ziyaretçi akını başlamıştır, 18.00-21.00 saatleri arasında vatandaşlarımız Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı'nı gezebilir. Aydınlatmada sıkıntı yaşamıyoruz ve güvenlik personelimiz burada duruyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img height="958" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/02/e5c241b3187edf18e72115ba6e40899e.jpg" width="1200" /></figure>

<h2>"Ahlat'ın Türk-İslam tarihinde mümtaz bir yeri var"</h2>

<p>Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı ile Eski Ahlat Şehri Kazısı Başkanı ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kulaz da gece müzeciliğinin birçok ören yerinde başladığını anlattı.</p>

<p>Tarihi mezarlığın gece ziyareti için hazır hale getirildiğini dile getiren Kulaz, şöyle devam etti:</p>

<p>"Geçen yıl başlatılan proje kapsamında ziyaretçilerimiz, akşamları da Türk-İslam dünyasının en büyük tarihi mezarlığını gezme imkanı bulabildi. Yoğun bir ilgi var. Ziyaretçilerimizin çoğunluğu gündüz Selçuklu Meydan Mezarlığı'nı ziyaret ediyor. Oradaki manevi havayı teneffüs ederek ayrılıyor ama gece buraları gezmek o manevi havayı teneffüs etmek bir başka güzel oluyor. O nedenle ziyaretçilerimizi 18.00-21.00 saatleri arasında Selçuklu Meydan Mezarlığı'na bekliyoruz."</p>

<p>Güvenlik ve ışıklandırmada sıkıntı bulunmadığını ve herkesin rahatlıkla akşamları mezarlığı gezebileceğini vurgulayan Kulaz, "Biz de onlara rehberlik etmeye hazırız. Yeter ki gelsinler, Ahlat'ı ve tarihi değerlerini gezsinler. Ahlat'ın Türk-İslam tarihinde mümtaz bir yeri var." dedi.</p>

<figure><img height="901" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/02/2ab22fe9ddc30fa86cc470b742d1baa6.jpg" width="1200" /></figure>

<h2>"İlk defa gece müzeciliğini denedik, mükemmeldi"</h2>

<p>Batman'dan ailesiyle gelen Mehmet Baş da ışıklandırma çalışmalarının tarihi mezarlığa renk kattığını ifade ederek, "Gece ambiyansı çok güzel. Bol bol fotoğraf çektirdik. Allah yapanlardan razı olsun. Tüm halkımızı buraya bekliyoruz. Tarihi olarak burası çok güzel bir ambiyans." dedi.</p>

<p>Isparta'dan gelen Harun Akışık, "Türk-İslam medeniyetinin önemli eserlerinden biri olan Selçuklu Meydan Mezarlığı'na gelip bu deneyimi yaşadığımız için özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığına çok teşekkür ediyorum. Mükemmel bir ambiyans var. Isparta'dan buraya kadar gelip böyle bir ambiyansı yaşadığım için mutluyum. İnanılmaz bir deneyimdi. İlk defa gece müzeciliğini denedik, mükemmeldi." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/selcuklu-meydan-mezarligindaki-asirlik-taslar-aksam-da-ziyaretci-cekiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/thumbs-b-c-da12c1cb92842c28b3a4deebe74f2170.webp" type="image/jpeg" length="84761"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Feyza Civelek Kızılcık Şerbeti’ne veda ediyor]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/feyza-civelek-kizilcik-serbetine-veda-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/feyza-civelek-kizilcik-serbetine-veda-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Show TV'nin reyting rekortmeni dizisi Kızılcık Şerbeti'nde sürpriz bir ayrılık yaşanıyor. İlk bölümden bu yana Nilay karakterine hayat veren Feyza Civelek'in yeni sezonda kadroda yer almayacağı öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Televizyon ekranlarının ilgiyle takip edilen yapımlarından Kızılcık Şerbeti, yeni sezon hazırlıkları sürerken önemli bir ayrılık iddiasıyla gündeme geldi. Gazeteci Birsen Altuntaş'ın haberine göre, dizinin ilk bölümünden bu yana Nilay karakterini canlandıran Feyza Civelek, beşinci sezonda projeye devam etmeyecek.</p>

<p><strong>Yeni sezonda değişim rüzgârı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kulislerde yer alan bilgilere göre yapım ekibi yeni sezonda hikâyeyi farklı bir yöne taşımaya hazırlanıyor. Bu kapsamda yalnızca oyuncu kadrosunda değil, senaryoda da dikkat çeken değişiklikler yapılması planlanıyor. Yeni karakterlerin diziye katılması ve hikâyede farklı gelişmeler yaşanması bekleniyor.</p>

<p><strong>Resmî açıklama bekleniyor</strong></p>

<p>Feyza Civelek'in ayrılığıyla ilgili Show TV veya yapım şirketi Gold Film tarafından henüz resmî bir açıklama yapılmadı. Ancak magazin kulislerinde yer alan haberler, oyuncunun yeni sezon kadrosunda bulunmayacağı yönünde. Ayrılık iddiası kısa sürede sosyal medyada da geniş yankı uyandırırken, dizi takipçileri Nilay karakterinin hikâyeye nasıl veda edeceğini merak etmeye başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/feyza-civelek-kizilcik-serbetine-veda-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/0036ac21-1e51-42bb-a8f8-532bafddb8cc.webp" type="image/jpeg" length="74531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuğba Sarıünal’ın yeni romanı "Yarını Hatırla" okurla buluştu]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/tugba-sariunalin-yeni-romani-yarini-hatirla-okurla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/tugba-sariunalin-yeni-romani-yarini-hatirla-okurla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tuğba Sarıünal'ın yeni romanı Yarını Hatırla, hafıza, zaman ve insanın seçimleri arasındaki ilişkiyi psikolojik bir kurgu eşliğinde ele alıyor. Ortapia Yayınları etiketiyle yayımlanan eser, okuru gerçeklik ve kimlik üzerine düşündüren katmanlı bir okuma deneyimi sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yazar Tuğba Sarıünal'ın yeni romanı "Yarını Hatırla", kitap raflarındaki yerini aldı. Ortapia Yayınları tarafından yayımlanan eser, psikolojik roman türüne ilgi duyan okurları hafıza, zaman ve insan zihninin derinliklerinde sıra dışı bir yolculuğa davet ediyor.</p>

<p>"İnsan gerçekten yalnızca geçmişini mi hatırlar?" sorusundan hareketle kurgulanan roman, geçmiş ile gelecek arasındaki sınırların giderek silikleştiği bir anlatı sunuyor. Hikâye ilerledikçe yalnızca karakterlerin yaşamları değil, okurun zaman ve gerçeklik algısı da sorgulanmaya başlıyor.</p>

<p><strong>Zaman ve Hafıza Üzerine Psikolojik Bir Kurgu</strong></p>

<p>Yarını Hatırla, insanın en büyük mücadelesinin zamanla değil, kendi zihni ve seçimleriyle olduğunu vurguluyor. Roman, yaşanmış olaylarla henüz gerçekleşmemiş ihtimaller arasındaki ilişkiyi psikolojik bir bakış açısıyla ele alırken, hafızanın gerçeği nasıl şekillendirdiğini de sorguluyor.</p>

<p>Her bölümde yeni sorular ortaya koyan eser, merak duygusunu son sayfaya kadar canlı tutmayı hedefliyor. Anlatı, okuru yalnızca karakterlerin yaşadıklarını değil, kendi anılarını, korkularını ve verdiği kararları da yeniden değerlendirmeye yönlendiriyor.</p>

<p><strong>"Zaman Dünyanın En Kusursuz İllüzyonisti"</strong></p>

<p>Romanın arka kapak metninde zaman, "dünyanın en kusursuz illüzyonisti" olarak tanımlanıyor. Bir saniyeyi bir ömre, bir ömrü ise tek bir ana dönüştürebilen zamanın; henüz yaşanmamış acıları bugüne taşıdığı, bitmiş hikâyeleri yeniden başlatabildiği vurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eserde dikkat çeken ifadeler arasında şu cümleler yer alıyor:</p>

<p>"Işığa çıkmadı. Perde açmadı. Sahne bile kurmadı. Çünkü insanlar, gördüklerine değil; inandıklarına teslim oluyorlardı."</p>

<p>Romanın gerilim unsurunu öne çıkaran bir diğer cümle ise şöyle:</p>

<p>"Bazı suçlular delilleri yok ederdi. 'O' ise zamanı yok ediyordu."</p>

<p>Varoluşu, hafızayı ve insan bilincini geniş bir perspektiften ele alan "Yarını Hatırla", psikolojik kurgu severlere zaman kavramını farklı bir bakış açısıyla sorgulatan, katmanlı ve düşündürücü bir okuma deneyimi vadediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hatice Gürel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/tugba-sariunalin-yeni-romani-yarini-hatirla-okurla-bulustu</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/kapak-30.png" type="image/jpeg" length="96657"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Etekler ve Pantolonlar oyunu başkentte sahnelenecek]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/etekler-ve-pantolonlar-oyunu-baskentte-sahnelenecek-3</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/etekler-ve-pantolonlar-oyunu-baskentte-sahnelenecek-3" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nurseli İdiz, Nergis Kumbasar ve Kimya Gökçe Aytaç’ın rol aldığı “Etekler ve Pantolonlar” adlı tiyatro oyunu yarın Çankaya Sahne'de Ankaralı izleyici ile buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mine Artu’nun kaleme aldığı, Serkan Budak’ın yönettiği müzikli komedi “Etekler ve Pantolonlar”, üç kadının evliliklerini, geçmişlerini ve hayatlarında aldıkları kararları sorgulamalarını konu alıyor. Altın Palmiye Ödülleri’nde 2021 yılının “En İyi Tiyatro Oyunu” ödülüne layık görülen eser, 7. sezonunda da Türkiye’nin farklı şehirlerinde sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.</p>

<p>Oyunda, yıllardır görüşmediği okul arkadaşı Aysel’i sürpriz bir şekilde ziyaret eden Nurcan’ın, eşi tarafından aldatıldığını söyleyerek intikam almak için arkadaşından yardım istemesiyle başlayan olaylar anlatılıyor. Nurcan’a destek olmaya çalışan Aysel de bu süreçte kendi evliliğini sorgulamaya başlıyor. İki eski arkadaşın geçmişlerine yaptığı yolculuk, aile ve çevre baskısıyla şekillenen hayatlarını yeniden değerlendirmelerine ve kendi istedikleri hayatın peşinden gitmelerine uzanıyor.</p>

<p>Nurseli İdiz, Nergis Kumbasar ve Kimya Gökçe Aytaç’ın rol aldığı oyun, yarın saat 18.00’de Çankaya Sahne’de tiyatroseverlerin karşısına çıkacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BAM Yapım organizasyonuyla gerçekleştirilecek oyunun biletleri online bilet platformları üzerinden ve Bilkent Sahne gişelerinden temin edilebilecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Muhammed Ali Yahşi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/etekler-ve-pantolonlar-oyunu-baskentte-sahnelenecek-3</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/yenimahalle-tiyatro.jpg" type="image/jpeg" length="20713"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Fethin Mührü' ses getirdi]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/fethin-muhru-ses-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/fethin-muhru-ses-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEMİRÖREN Yayınları tarafından hazırlanan ve Ayasofya’nın yeninden ibadete açılışının altıncı yıl dönümünde okuyucularla buluşturduğu, 'Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi' isimli eser ilgiyle karşılandı. 86 yıllık hasretin ardından yeniden ibadete açılan Ayasofya’nın tarihini, medeniyet mirasını ve manevi değerini ilk kez gün yüzüne çıkartan vesikalarla ölümsüzleştiren seçkin eser, akademisyen ve araştırmacılardan tam not aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yayınlandığı gün 2,1 milyon kullanıcı, Demirören Yayınları’nın resmî web sitesi üzerinden eseri inceledi. Demirören Yayınları, merakları gidermek üzere videolu bir sosyal medya mesajı yayınlayarak hem eseri tanıtttı hem de uzmanların görüşlerine yer verdi.</p>

<p><strong>'AYASOFYA AÇILACAK'</strong></p>

<p>Yayınlanan video, Şair Necip Fazıl Kısakürek’in "Gençler bugün mü yarın mı bilemem fakat Ayasofya açılacak" sözleriyle başlıyor.</p>

<p><strong>'NECİP FAZIL’DAN ÖĞRENDİK'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kitabın takdim yazısını yazan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ayasofya ile ilgili açıklamalarına da yer verilen videoda, “Ayasofya davamızı biz Üstat Necip Fazıl’dan öğrendik. Bu heyecanı ondan yakaladık ve Ayasofya’yı da Allah’ın izniyle açtık. Ayasofya’yı biz açtık ama onu koruyacak olanlar elbette gençlerimizdir” ifadeleri yer alıyor.</p>

<p><strong>'ÇOK GÜZEL BİR JEST'</strong></p>

<p>Videoda görüşlerine yer verilen ve hat sanatı üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Prof. Dr. Süleyman Berk, Fethin Mührü adlı eserin Ayasofya’nın açılış yıl dönümüne özel çok önemli bir armağan olduğunu kaydederek “Hem baskısı hem hazırlanması mükemmel. Çok güzel bir jest oldu.” dedi. Prestijli eserde Yıldız Fotoğraf Albümünden fotoğraf kareleri bulunduğunu kaydeden Prof. Berk, “Bir de günümüz sanatçılarının çektiği fotoğraflar var. Her birisi eşsiz güzellikte kareler” değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>'KAPSAMLI VE NİTELİKLİ'</strong></p>

<p>Arkeoloji, sanat tarihi ve İstanbul üzerine yazılar yazan Hasan Mert Kaya, Fethin Mührü’nün “Herkesi ciddi anlamda besleyecek, arşiv niteliğindeki görsellerle bir araya getirilmiş muazzam bir eser.” olduğunu belirterek “Son yıllarda Ayasofya ile ilgili gördüğümüz en kapsamlı, en nitelikli çalışma olmuş.” dedi. Mimar Fossati ve ekibinin yaptığı restorasyon sırasında dökülen mozaiklerden oluşturulan Sultan Abdülmecit tuğrasının kitabın en önemli görsellerinden biri olduğunu anlatan Yazar Kaya, “İlk defa yayınlanan görseller ve onların metin bilgeleri ile gerçekten bir akademik başvuru niteliğinde” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İLK KEZ YAYINLANAN FOTOĞRAFLAR</strong></p>

<p>Ayasofya’nın asırları aşan tarihini tüm yönleriyle ele alan Fethin Mührü’nde eski ve yeni dönemlere ait toplam 229 fotoğraf bulunuyor. Giriş bölümünde yer alan gravür ve minyatürler dikkat çekiyor. Eserde, 20’nci yüzyılın ilk yarısında İstanbul’un her köşesini kadrajına almış Ali Enis Oza'ya ait 24 fotoğraf ilk kez yayımlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/fethin-muhru-ses-getirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/f-e-t-h-i-n-m-u-h-r-u-s-e-s-g-e-t-i-r-d-i-1437207-427296.jpg" type="image/jpeg" length="37629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TRT ortak yapımı "Kesilmiş Bir Ağaç Gibi" Türkiye'nin Oscar adayı oldu]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/trt-ortak-yapimi-kesilmis-bir-agac-gibi-turkiyenin-oscar-adayi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/trt-ortak-yapimi-kesilmis-bir-agac-gibi-turkiyenin-oscar-adayi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yönetmenliğini Tunç Davut'un üstlendiği TRT ortak yapımı "Kesilmiş Bir Ağaç Gibi", 99. Akademi Ödülleri'nde (Oscar) En İyi Uluslararası Film kategorisinde Türkiye'nin resmi adayı olarak belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TRT'den yapılan açıklamaya göre, gelişim sürecinde 12 Punto 2019'da "TRT Ortak Yapım Ödülü"nü kazanan film, Mart 2027'de düzenlenecek 99. Oscar Ödülleri'nde Türkiye'yi temsil edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filmin dünya prömiyeri Ekim 2025'te 62. Antalya Film Festivali'nde gerçekleştirildi. Festival yolculuğunu 13. Boğaziçi Film Festivali ile 36. Ankara Film Festivali'nde sürdüren yapım, 13. Boğaziçi Film Festivali'nde "En İyi Kurgu Ödülü"ne layık görüldü.</p>

<p>"Kesilmiş Bir Ağaç Gibi", 70 yaşındaki emekli inşaat mühendisi Refik'in, Suriyeli bakıcısı Nesrin'e çocuklarıyla birlikte Avrupa'ya gidebilmesi için maddi destekte bulunmasının ardından gelişen olayları konu alıyor.</p>

<p>Kurban Bayramı'nda çocuklarıyla bir araya gelmeyi bekleyen Refik'in yaşamı, Nesrin'in iki çocuğunu ona emanet ederek ortadan kaybolmasıyla değişiyor. Film, bu süreçte Refik'in çocukları İhsan ve Nalan'ın aile içindeki hesaplaşmalarını ve farklı yaşam mücadelelerini de izleyiciye aktarıyor. Ülkelerin, 99. Oscar Ödülleri kapsamında " En İyi Uluslararası Film" kategorisindeki aday başvuruları 30 Eylül'de tamamlanacak.</p>

<p>Kısa listeye kalan 15 film, 15 Aralık'ta açıklanacak, Oscar adayları ise 21 Ocak 2027'de duyurulacak. Ödül töreni 14 Mart 2027'de gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/trt-ortak-yapimi-kesilmis-bir-agac-gibi-turkiyenin-oscar-adayi-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/thumbs-b-c-9d89c9c4b5c624041b26ae96fbf71a4c.webp" type="image/jpeg" length="43970"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hititlerden beri kullanılan tuz mağarası kültür ve sanatın yeni adresi oldu]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/hititlerden-beri-kullanilan-tuz-magarasi-kultur-ve-sanatin-yeni-adresi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/hititlerden-beri-kullanilan-tuz-magarasi-kultur-ve-sanatin-yeni-adresi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankırı'da yerin yaklaşık 150 metre altında Hititlerden beri kullanılan tuz mağarasında oluşturulan konferans salonu, sosyal ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hititler döneminden beri tuz elde edilen ve "Yer Altı Tuz Şehri" diye adlandırılan mağaranın içinde Çankırı Belediyesi tarafından 300 kişilik konferans salonu oluşturuldu.</p>

<p>Doğal kaya tuzu blokları arasında inşa edilen salon, mağaranın kendine özgü atmosferini koruyacak şekilde tasarlanırken, ses ve ışık sistemleriyle modern bir toplantı altyapısına da kavuşturuldu.</p>

<p>Hazırlanan yeni proje ile mağarada 600 kişilik yeni salon oluşturulacak. Salonda, sempozyum, panel, konferans, kültür ve sanat etkinlikleri ile çeşitli organizasyonların düzenlenmesi planlanıyor.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/30/841adea04c56bf5d2b850bb0045c5321.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p>Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, AA muhabirine, Yer Altı Tuz Şehri'ni her yıl yeni yatırımlarla geliştirdiklerini söyledi.</p>

<p>Mağaranın içindeki salonda stand-up, defileler, konferanslar gibi çeşitli etkinlikler yaptıklarını anlatan Esen, "Dünyada başka bir benzeri yok. Yerin 150 metre altında, tuz madeninin içinde bir konferans salonu düşünün. Ben dünyada böyle bir örneğin olduğunu düşünmüyorum. Daha önce orada yaptığımız stand-up gösterisi, Türkiye'de ve dünyada tanınan insanların gelip de burada görsel şov yapmaları muazzam bir şey. Bu şehrimizin tanıtımını sağlarken Çankırı'nın Ankara'ya yakın olmasını biz hep dezavantaj olarak gördük ama ben göreve geldiğimden beri şunu ifade ettim, 'Bunu avantaja çevirebiliriz.' Şu anda avantaja dönmüş durumda." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img height="900" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/30/fe993b0e16ddddd1737a0884f81e385e.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<h2>"Milattan öncesiyle yeni yüzyılı gösteren bir kompleks olacak"</h2>

<p>Mağaranın içinde daha büyük bir konferans salonu yapacaklarının da altını çizen Esen, "Eski alanın bir buçuk katı daha büyüklüğünde, daha yüksek, daha derin ve sahneyi daha rahat görebilecekleri bir alan oluşturacağız. Çok amaçlı bir salon olacak. Milattan öncesiyle yeni yüzyılı gösteren bir kompleks, kompozisyon olacak. Ziyaretçilerimiz bir şok etkisi yaşayacaklar diyebilirim." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yeraltı Tuz Şehri'ndeki salonda sahnelenen tiyatro oyununu izleyen Serdar Koşal, bir mağaranın içinde bu atmosferi tatmanın büyük bir deneyim olduğunu belirterek, "Çankırı tuz mağarasına ben ilk defa geldim. Gerçekten atmosferiyle belediyemiz de çok iyi bir iş çıkarmış. İçindeki kafe işletmesi, temizliği, düzeni harika bir zeminde. Emeği geçenlere teşekkür ederim." dedi.</p>

<p>Mağaradaki salonda tiyatro oynayan Öykü Elif Eskiüçkarış da ilk defa böyle bir atmosferde oyun oynadıklarını aktararak, şöyle konuştu:</p>

<p>"Biz genelde okul konferans salonlarında veya bir tiyatro salonunda oynamaya alışmıştık. Şimdi yerin 150 metre altındayız, bizim için çok güzel bir ilkti. Oyunumuzla da mekan çok bağlantılı. Çünkü oyun taş devrinde geçiyor. Eski zamanları ve şu anda elimizde olan kaynakların o zamanlarda olmamasını anlattık ve bunlar üzerinden ders çıkarmaya yönelik bir oyundu."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/hititlerden-beri-kullanilan-tuz-magarasi-kultur-ve-sanatin-yeni-adresi-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 21:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/thumbs-b-c-66350b18e642b816659e082472a43c69.webp" type="image/jpeg" length="52894"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şair Cafer Keklikçi, şiirle olan bağını "varlık sebebi" olarak nitelendirdi]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/sair-cafer-keklikci-siirle-olan-bagini-varlik-sebebi-olarak-nitelendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/sair-cafer-keklikci-siirle-olan-bagini-varlik-sebebi-olarak-nitelendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern Türk şiirinin önde gelen isimlerinden usta şair Cafer Keklikçi, edebiyat hayatındaki 30 yıllık serüvenini, yazdığı şiirleri, teknolojinin edebiyata etkilerini ve genç kuşak şairlerin şiirleri hakkındaki düşüncelerini dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bugüne kadar yayımlanmış 6 şiir, 3 nesir eser olmak üzere 9 kitaba imza atan usta şair, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kendini "garip bir şair" olarak tanımladı.</p>

<p>Şiirle olan bağını bir "varlık sebebi" olarak nitelendiren Keklikçi, şiirle tanışma hikayesine ilişkin, "Şiir söylemeye beş yaşımda başladım. Annem kendince türkü söylüyor gibi mani söylerdi. Ben de anneme özenerek şiir söylerdim yani ben daha okuma yazma öğrenmeden şiir söylemeye başladım. İlk şiirimi, ilkokul birinci sınıfın birinci döneminde, okuma yazmayı öğrendiğimde yazdım. Daha sonra düzenli bir şekilde şiir yazmaya başladım. Yayımlanan ilk şiirimin ismi 'Sessiz Ağıt', 1996'da Gülistan dergisinde yayımlandı. Şiirim ilk defa yayımlandığında 19 yaşındaydım. 1996'dan 2026'ya, 30 yıldır dergilerde şiirlerim yayımlanıyor. 30 yıldır Türk edebiyatının içindeyim, Türk şiiri meydanındayım. Buna ring, lonca ya da loca da diyebiliriz ama ben Türk şiiri meydanı diyorum." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayatının her alanında şiirin olduğunu belirten şair, şöyle devam etti:</p>

<p>"Şiir yazayım diye yaşamıyorum, yaşadığım için şiir yazıyorum. Hayatım şiirlerimdir, şiirlerim hayatımdır. Şiirlerimdeki bana özgü fikirler, ses, konu, ufuk, hepsi gördüğüm ya da yaşadığım hayatımdandır. Bireysel ve sosyal hayattan siyaset ve uluslararası olaylara kadar hepsi hayatımda yaşadığım, durduğum yer, bakış açım, tepkim, öfkem, huzurum, huzursuzluğum, uyumsuzluğum, sevgim, aşkım, inancım, inanmadığım duyuş ve yaşanmışlıklardır. Şiir beni dünyaya ikna etti. Elimden şiir geliyor, başka bir şey gelmiyor."</p>

<h2>"Modern insan, internetten önce yalnızdı ama internetten sonra kimsesiz oldu"</h2>

<p>Cafer Keklikçi, altıncı şiir kitabına adını veren "Hayat Gidiyor" şiirindeki "kimse kimsenin kimsesi değil üzücü olan bu" ve "Uzak Eğimi" adlı şiirindeki "benimdir nerede bir yalnızlık varsa" dizelerine işaret ederek, modern insanın artan yalnızlığına ve kimsesizliğine dikkati çekti.</p>

<p>Keklikçi, "Benim şiirim baştan sona itirazdır. Baştan sona siyasidir aynı zamanda. Bu itiraz bazen kötülüğü tersten söyleyerek, bazen de öfkeyle karşı gelerek çirkinliklere itirazdır. Modern insan, internetten önce yalnızdı ama internetten sonra kimsesiz oldu. Yalnızlık bir yere kadar medeniyetimizdendir, uzlet, tefekkür ve inziva gibi. Artık yalnızlıktan öte bir durum var, herkes kimsesiz. İnternette bir insanın bir insanla fiziksel görüşmesi yok ama insanlar birbiriyle görüşüyormuş gibi, oradan görüşünce tatmin oluyor. İnsanlar artık birbiriyle görüşmüyor. Bu nedenle kimse kimsenin kimsesi olmuyor. Bir kimsemiz olması büyük gelenek içinde çok değerlidir. İnsan insanın kimsesi olduğunda, kimsesi olan da kimsesi olunan da bir medeniyetin parçası oluyor. Batı medeniyetinin kültür emperyalizmiyle kimsesizleştik. 'Hayat Gidiyor' bu kimsesizliğe itirazdır, üzüntüdür." görüşünü paylaştı.</p>

<p>"Sosyal Gerçekçi Şiir" teorisini yazarak, kendi şiir poetikasını ortaya koyduğunu dile getiren Keklikçi, "Bireyselci değilim. Birey olmayı savunurum. Bireyin insan olması ve ne kadar insan olduğu toplumsallıkta ortaya çıkmaktadır. Şair, şiirde insani olan tarafta olduğu için şiirde sosyal gerçeklikle beraber keder de yer alıyor. Şiirlerimde temel olarak iyi tutulur, kötü yerilir. Şiirlerimde gerçek, doğrudan kavranıldığından sosyal gerçeklik meydana geliyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<figure><img height="900" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/29/1eed037b5af5278c38c328fccf0297f2.jpg" width="1200" /></figure>

<h2>"Dijitalleşme ve yapay zeka adeta insan hayatını ortadan kaldırıyor"</h2>

<p>Dijitalleşmenin ve yapay zekanın hayatın her alanına nüfuz ettiği bu dönemde, şiirin direncine de değinen usta şair, şiir okuyan insanla okumayan arasında bariz fark olduğunu anlattı.</p>

<p>Keklikçi, "Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin insanı geçemez. İletişimde, bilgiye ulaşımda kolaylık sağlıyor ancak öte yandan dijitalleşme ve yapay zeka adeta insan hayatını ortadan kaldırıyor. Buna karşılık şiirle direnç kazanılabilir. Ben, benim şiirimi okumuş okurların kötülüklere karşı koyuş anlamında direnç kazandığını hissetmesini arzularım. Şiirin, okuruna verdiği duygu ve düşünceyle onu iyiye doğru yeni bir anlama dönüştürme gücü var. Evrensel insani değerlerin insanda yerleşmesini sağlar. Şiir, insanın insanlığını sürekli taze tutar. Teknoloji, aletlerle geleceğe ilerler, aletler ortadan kalktığında sonu gelir. Şiir ise insan ruhu ve gönlüyle ilerler, geleceğe kalır. İnsanın insanlığını çıkardığınızda geriye makine gibi bir şey kalır. İnsan var oldukça şiir var olacak." şeklinde konuştu.</p>

<p>Şiirlerinde ironiyi sıkça kullandığını, "Oligarklara Nota" şiirinde olduğu gibi kötüyü gülünç hale getirerek değersizleştirmeyi amaçladığını ifade eden Keklikçi, "Şiirde ironi, şiirin sağlam kanatlarıdır, uçuşu hızlandırır. Dümdüz sövmüyorum da ironi yapıyorum. Bu, katlanılmaz bir durumu katlanılır halde ifade etmek içindir." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Kişisel trajedilerin şiirdeki yerine de değinen şair, "Benim hayatım adeta kişisel trajedilerden meydana geliyor. 25 yaşımda İstanbul'a yeni geldiğim zamanlarda kalacak yerim yoktu. Gece bir kültür mekanında öğretmen ve doktor olan arkadaşlarla oturuyorduk. Onların makamı, benim şairliğim vardı. Türk şiirini konuşuyorduk ancak benim yatacak bir evim olmadığından haberleri yoktu. Diyemedim. Bu bir trajedidir." ifadelerini kullandı.</p>

<figure><img height="506" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/29/47eed9d5c4a36c8f73afdd1df20aaad6.jpg" width="900" /></figure>

<h2>"Yeni nesil şairler şiiri geriye götürüyor"</h2>

<p>Edebiyat dergilerini ve yeni nesil şairleri yakından takip ettiğini, evindeki kütüphanede dergi koyacak yer kalmadığını dile getiren Keklikçi, genç kuşağın edebiyata yaklaşımına dair şunları söyledi:</p>

<p>"Yeni neslin şiirine baktığımda şiirin geriye gittiğini görüyorum. Çoğu genç şair ölçülü, kafiyeli şiir yazıyor. İnternet mecralarında kolay yayımlıyorlar. Sosyal medyada çok paylaşılıp şöhret olmak için galiba kısa ya da yüzeysel yazıyorlar. Bizden sonraki kuşaklar şiirde bir atılım yapamadı. Kendilerinden önceki şairleri hakkıyla okumadıkları için yeni bir şey söyleyemiyorlar. Sosyal medyayla çok ilgililer, okumaya ve yaşamaya vakitleri yok. Oysa sosyal medyanın şiire bir katkısı yok. Yeni bir dil ortaya koyamadılar. Toplumsal meselelere bakışları kendilerine özgü değil, bağlı oldukları ideolojinin ya da sempati duydukları partilerin yaklaşımını seslendiriyorlar.</p>

<p>Şiirde Birinci ve İkinci Yeni, 1980, 1990, 2000 kuşaklarından sonra ölçülü kafiyeli şiirle ileri gidilemez, bunların üstüne koyarak ilerleyebilir Türk şiiri. Hece şiiriyle, eski donmuş kalıplarla günümüzde ileri gidilemez. Ölçü ve kafiyeye karşı değilim, kafiye şiirin olmazsa olmazıdır, her yeni şiirin de kendine özgü bir ölçüsü olmalı, burada söz konusu ettiğim donmuş kalıplardır. Koskoca Türk şiiri eski kalıplara sıkıştırılamaz. Ancak dikkatimi çeken ve Türk şiirini bizden sonra omuzlayacağına inandığım, kalıpların dışına çıkan birkaç genç şair de var."</p>

<p>Keklikçi, ilhamın Allah vergisi olduğunu, bununla birlikte şiirin bedel istediğini vurguladı.</p>

<p>Şiirlerini önce türkü söylüyor gibi söylediğini, çoğunlukla masa başında değil ayakta yazdığını kaydeden Keklikçi, şöyle devam etti:</p>

<p>"Şiiri hiçbir zaman gelip geçici bir heves olarak görmedim. Şiir uğruna 25 yaşımda İstanbul'a geldim. İlk zamanlar iki hafta boyunca günde bir simit yiyerek hayatta kaldım. Lise ve üniversite öğrencisiyken yazları inşaattan seyyar satıcılığa, kitabevinden büro işine kadar çok çeşitli işlerde çalıştım ve okul giderlerimi karşıladım.</p>

<p>Şiir çoğunlukla öfkemden doğar. Adaletsizliğe karşı geldiğim için işimden oldum. Haksızlık yapan makam sahibine haksızlığını yüzüne söylediğim için görevime son verildi. Feleğin çemberinden bin beş yüz kere geçtiğim için hiç kimseye eyvallahım yoktur. Şiir bana eğilmeme güzelliğini armağan etti, hakkı söyleme cesareti ve haksızlıklara karşı koyma gücü verdi. Beni hayatta tuttu. Sanırım şiirin bana armağan ettiği en büyük güzellik budur."</p>

<p>Gelecek planlarından da bahseden Cafer Keklikçi, 7. şiir kitabı dosyasında yer alan 23 şiirin dergilerde yayımlandığını belirterek, "Şu an beş kitap dosyam hazır. Bir hikaye, iki deneme, bir şiir poetikası ve bir de söyleşi. Ancak ben her zaman şiir kitabına öncelik veriyorum." diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p>Cafer Keklikçi'nin Ketebe Yayınları etiketiyle okurla buluşan son kitabı "Hayat Gidiyor" ile 9 kitabı bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/sair-cafer-keklikci-siirle-olan-bagini-varlik-sebebi-olarak-nitelendirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/thumbs-b-c-1e194da4cadf8232bde355a93952ba2e.webp" type="image/jpeg" length="79791"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tralleis'te 2 bin yıllık mozaikli salon gün yüzüne çıkarıldı]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/tralleiste-2-bin-yillik-mozaikli-salon-gun-yuzune-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/tralleiste-2-bin-yillik-mozaikli-salon-gun-yuzune-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın'daki Tralleis Antik Kenti'nde sürdürülen kazı çalışmalarında, Roma İmparatorluğu dönemine tarihlenen yaklaşık 2 bin yıllık taban mozaiğine sahip bir salon ortaya çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Efeler ilçesinde 2 bin yıllık geçmişe sahip antik kentteki kazılar, Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çekilmez başkanlığında yürütülüyor.</p>

<p>Kent merkezine 2 kilometre mesafedeki antik kentteki kazılar, hamam-gymnasiumda (çok amaçlı eğitim kompleksi) devam ediyor.</p>

<p>Prof. Dr. Çekilmez, AA muhabirine, çalışmaların, Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülen "Geleceğe Miras" projesi kapsamında sürdüğünü, kazılarda, bir süre önce dönemin "olimpik" havuzlarından biri olarak değerlendirilen yüzme havuzunu gün yüzüne çıkardıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmalarda "hamam-gymnasium" kompleksinin günlük yaşamına ilişkin buluntulara ulaştıklarını belirten Çekilmez, bunun dışında Bizans dönemine ait eserlere rastladıklarını ifade etti.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/29/1551cddce7e557bf72bac3362073a173.jpg" width="1200" /></figure>

<h2>Eğitim ve bilim merkezi</h2>

<p>Murat Çekilmez, kompleksin önemli bir eğitim merkezi olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Burada küçük yaştan itibaren çocuklar eğitim alıyorlar. Aynı zamanda buranın bir bilim alanı da olduğunu düşünüyoruz. Çünkü yapının içerisinde okulla ilgili mekanlar da var. Onun dışında beden eğitimine çok önem veriliyor. Burada gördüğümüz gymnasium birçok bilim adamını yetiştirdi. Bunların içerisinde doktorlar, mühendisler gibi farklı meslek gruplarına ait kişiler de olduğunu biliyoruz. Özellikle Tralleis Antik Kenti, antik çağda yazarlar yetiştiren, bilim adamları yetiştiren bir alan ve bu alanı şu anda kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarıyoruz. Bu yılki çalışmalarımızda hamam-gymnasium kompleksinin kuzey mekanında kazı çalışmalarını yapmaya başladık. Burada yaptığımız kazılarda mozaikli bir salon bulduk ve salonun içerisinde özellikle Poseidon ile ilgili, onun kutsal hayvanı olan bir hippokampos ile ilgili bir mozaiğe rastladık. Bu da bize Roma İmparatorluğu döneminde bu salonun aktif olarak kullanıldığını gösterdi."</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/29/890d0970389b317fd15e6660b27b7196.jpg" width="1200" /></figure>

<h2>"Çok iyi korunmuş bir mozaik"</h2>

<p>Kendilerini heyecanlandıran bir çalışmaya imza attıklarını vurgulayan Çekilmez, bulunan alanın eğitim merkezi olarak kullanıldığını belirterek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Mozaikli alanı ilk defa kazdığımızda aslında üzerinde Bizans döneminde bir atölye olduğunu bulmuştuk. Atölye olarak düşünüyorduk ancak daha sonra yaptığımız kazılarda yapının tabanında bir mozaik olduğunu gördük. Tabii bu bizi çok heyecanlandırdı. Çünkü Tralleis Antik Kenti'nde hamam-gymnasium kompleksinin içerisinde çok iyi korunmuş bir mozaik, hem bilimsel açıdan hem de o dönemin günlük yaşamını, mitolojisini anlatması açısından çok önemli."</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/29/f866d633e05afa66dcdd8eb4b0661b8e.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Prof. Dr. Çekilmez, yaklaşık 2 bin yıllık mozaiklerin bir bölümünün bozulmadan bu döneme kadar ulaştığını belirterek, alanı yakın zamanda ziyaretçiye açmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/tralleiste-2-bin-yillik-mozaikli-salon-gun-yuzune-cikarildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/thumbs-b-c-0ce91924cd31b2a0023ffc77d3f44a3c.webp" type="image/jpeg" length="93659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlk kez yayımlanan fotoğraflarla ‘Fethin Mührü’]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/ilk-kez-yayimlanan-fotograflarla-fethin-muhru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/ilk-kez-yayimlanan-fotograflarla-fethin-muhru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AYASOFYA’nın ibadete açılmasının 6’ncı yıl dönümünde sanatseverlerle buluşan ‘Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’, Ayasofya’nın kadim tarihini görsel bir perspektifle okuyuculara sundu. Sultan II. Abdülhamid'in hazırlattığı Yıldız Albümlerinden 20. yüzyılın başında İstanbul’u fotoğraflayan Ali Enis Oza’ya kadar çizimler, gravürler, haritalar ve tasvirler bu prestijli eseri mimarlık, tarih ve sanat meraklıları için bir başucu kitabına dönüştü. Bugüne kadar hiç yayımlanmayan fotoğraflar, Ayasofya’nın tarihsel dönüşümünü de gün yüzüne çıkarttı.</p>

<p><img alt="" height="563" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/i-l-k-k-e-z-y-a-y-i-m-l-a-n-a-n-f-o-t-o-g-r-a-f-l-a-r-l-a-f-e-t-h-i-n-1431854-425569.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>3 DİLDE SESLENİYOR</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takdim yazısını kaleme aldığı eser, Demirören Yayınları tarafından yazın hayatına armağan edildi. Büyük boy tasarımı, özenli baskısı ve zengin görsel içeriğiyle dikkat çeken 332 sayfalık Fethin Mührü, Türkçe, İngilizce ve Arapça olmak üzere üç dilde okuyuculara sesleniyor.</p>

<p><strong>17 ASIRLIK BİR HİKAYE</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS 4. yüzyılda kilise olarak inşa edildikten sonra çok kere yıkılan ve yeniden yapılan Ayasofya’nın Bizans Dönemindeki vaziyeti, II. Mehmed'in fethinden sonra Osmanlı Döneminde cami avlusuna inşa edilen eserler, ilave edilen minareler, müze statüsündeki hâli ve 24 Temmuz 2020’de yeniden ibadete açılması sonrasındaki durumu tarihsel kronolojiye uygun olarak okurla paylaşılıyor.</p>

<p><img alt="" height="570" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/i-l-k-k-e-z-y-a-y-i-m-l-a-n-a-n-f-o-t-o-g-r-a-f-l-a-r-l-a-f-e-t-h-i-n-1431856-425569.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>GÖRSEL ŞÖLEN</strong></p>

<p>Koleksiyon niteliği taşıyan eser, okuyuculara adeta bir görsel şölen sunuyor. 229 fotoğrafın yer aldığı Fethin Mührü, çizimleri, gravürleri, resimleri, haritaları, fotoğrafları ve tasvirleriyle Ayasofya’nın kültürel mirasını uluslararası yayıncılık standartlarında gelecek nesillere aktarıyor.</p>

<p><strong>TUĞRA VE HADİS</strong></p>

<p>Eserin girişinde Fatih’in tuğrası kullanılırken hat sanatıyla yazılmış ‘Kostantiniyye (İstanbul) muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden emir ne güzel emirdir. Onu fetheden ordu ne güzel ordudur’ hadisine yer veriliyor.</p>

<p><strong>TARİHE NOT DÜŞÜLDÜ</strong></p>

<p>Giriş bölümündeki gravür ve minyatürlerle zenginleştirilen Fethin Mührü’nde, Melchior Lorich’in Çizimiyle Ayasofya Camii (1559), Sultanahmet Meydanı’ndan Çekilmiş Ayasofya Camii Fotoğrafı (1880-1900), 16. yüzyıl Osmanlı İstanbul'unun topografyasını, surlarını ve önemli yapılarını detaylı bir şekilde gösteren harita, görsel hafızayı zenginleştirerek tarihe not düşüyor.</p>

<p><strong>İLK KEZ GÜN YÜZÜNE ÇIKAN KARELER</strong></p>

<p>Prestijli eserde, II. Abdülhamid tarafından hazırlatılan ve Yıldız Albümleri olarak anılan binlerce fotoğraftan Ayasofya ile ilgili olanlar kullanılırken, Fransa’da fotoğrafçılık eğitimi aldıktan sonra İstanbul’u karelerine sığdıran ve paha biçilmez bir arşiv bırakan Ali Enis Oza’nın 24 fotoğrafına yer veriliyor. Bunlar arasında 1847-49 Restorasyonu Sırasında Mihrabın Soluna Eklenen Hünkâr Mahfili (1910-1920) ile Osmanlı Yapı Sanatının En Güzel Numunelerinden Biri Olan Ayasofya Camii Şadırvanı (1910-1920) ön plana çıkıyor.</p>

<p><strong>İLMÎ ÇERÇEVE, GÖRSEL DERİNLİK</strong></p>

<p>Fethin Mührü’nü hazırlayan Yüksel Yücel, önsözünde Ayasofya’nın mimarlık ve sanat tarihi mirasını, zengin metinler ve görsel malzeme eşliğinde bir bütün olarak ele aldıklarını belirtiyor. Okuyucunun sayfalar arasında ilerlerken geçmişin estetik dünyasına temas ettiğini, mâbedin hafızalarda bıraktığı izleri ilmî bir çerçevede görsel bir derinlikle idrak etme imkanı bulduğunu kaydediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/ilk-kez-yayimlanan-fotograflarla-fethin-muhru</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/i-l-k-k-e-z-y-a-y-i-m-l-a-n-a-n-f-o-t-o-g-r-a-f-l-a-r-l-a-f-e-t-h-i-n-1431860-425569.jpg" type="image/jpeg" length="22026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Son Feci Bisiklet' Ankara'da konser verecek]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/son-feci-bisiklet-ankarada-konser-verecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/son-feci-bisiklet-ankarada-konser-verecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son Feci Bisiklet, 31 Temmuz Cuma günü Holly Stone Performance Hall Ankara'da sevenlerine konser verecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özgün şarkılarıyla ve kendine has tarzıyla geniş kitlelere adını duyuran Son Feci Bisiklet, başkentli hayranları için Ankara'da konser vermeye hazırlanıyor. Alternatif rock ve indie rock tarzındaki özgün müziğiyle Türkiye’nin sevilen müzik gruplarından biri olan Son Feci Bisiklet en sevilen şarkılarını Ankara'da seslendirecek. </p>

<p>Duygusal şarkı sözleri, güçlü melodileri ve enerjik sahne performanslarıyla Son Feci Bisiklet konseri 31 Temmuz Cuma saat 21:00'da Holly Stone Performance Hall Ankara'da.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sami Barkın COŞKUN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/son-feci-bisiklet-ankarada-konser-verecek</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/sfb.png" type="image/jpeg" length="30896"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aspendos'ta 2 bin yıllık 'Tiyatro Caddesi' gün yüzüne çıktı]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/aspendosta-2-bin-yillik-tiyatro-caddesi-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/aspendosta-2-bin-yillik-tiyatro-caddesi-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aspendos Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda antik kentin en önemli ulaşım akslarından 2 bin yıllık Tiyatro Caddesi'nin yaklaşık 300 metrelik bölümünün gün yüzüne çıkarıldığını açıkladı. Bakan Ersoy, ziyaretçilerin artık antik tiyatrodan akropolise uzanan tarihi güzergahta binlerce yıllık kent dokusunu deneyimleyebileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda Aspendos Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmalarında önemli bir aşamanın daha tamamlandığını duyurdu. Bakan Ersoy, paylaşımında, "Aspendos'ta yürüttüğümüz kazı çalışmalarıyla antik kentin en önemli ulaşım akslarından biri olan Tiyatro Caddesi'nin yaklaşık 300 metrelik bölümünü gün yüzüne çıkardık. Ziyaretçiler artık antik tiyatrodan akropolise uzanan bu tarihi güzergahta, binlerce yıllık kentin izlerini adım adım takip edebilecek" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bakan Ersoy, cadde boyunca ortaya çıkarılan dükkanlar, özgün mimarisiyle günümüze ulaşan ekmek fırını, anıtsal doğu kapısı, Hermes, Artemis, Aphrodite, Eros ve Nemesis heykelleri ile Genç Eurymedon Mozaiğinin Aspendos'un zengin tarihine yeni bir pencere açtığını vurguladı. Kazılarda ulaşılan Fenike sikkesi ve cam eserlerin de Aspendos'un Doğu Akdeniz'in güçlü ticaret ağlarındaki önemli konumunu ortaya koyduğunu belirten Ersoy, kültürel mirası bilimsel çalışmalarla korumaya, ortaya çıkarmaya ve geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti.</p>

<p><strong>ANTİK DÜKKANLAR VE EKMEK FIRINI ORTAYA ÇIKARILDI</strong></p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; genişliği 3 ila 5 metre arasında değişen Tiyatro Caddesi boyunca sıralanan dükkânların girişleri ile ara sokak bağlantıları da kazılar sırasında ortaya çıkarıldı. Caddenin kuzey kanadında yer alan ve tüm mimari unsurlarıyla günümüze ulaşan ekmek fırını ise kazıların en dikkat çekici buluntuları arasında yer aldı. Yolun iki yanında bulunan ve bazı bölümlerde 2,5 metre yüksekliğe ulaşan duvarların taş ve tuğlanın birlikte kullanıldığı opus mixtum tekniğiyle inşa edildiği belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ANITSAL KAPI VE TANRI HEYKELLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKTI</strong></p>

<p>Tiyatro Caddesi'nin ulaştığı Doğu Meydanı'nda yer alan anıtsal giriş yapısı da kazılarla ortaya çıkarıldı. 'Tiyatro Caddesi Doğu Anıtsal Kapısı' olarak tanımlanan yapının güneyinde eksedra planlı bir çeşme ile teras üzerine inşa edilmiş iki mekan tespit edildi. Kazılarda Hermes, Artemis, Aphrodite, Eros ve Nemesis heykelleri ile geison-sima blokları, arşitrav parçaları ve çok sayıda mimari unsur gün yüzüne çıkarıldı. Bulgular, yapının MS 2. yüzyılın sonu ile MS 3. yüzyılın başlarında inşa edildiğini ortaya koydu. Doğu Meydanı'ndaki havuzlu yapının tabanında bulunan Aspendos Nehir Tanrısı Genç Eurymedon Mozaiği de alanın öne çıkan keşifleri arasında yer aldı.</p>

<p><strong>FENİKE SİKKESİ ASPENDOS'UN TİCARET AĞINI ORTAYA KOYDU</strong></p>

<p>Aspendos'ta Tiyatro Caddesi dışında yürütülen kazılarda da önemli bulgular elde edildi. İki Katlı Dükkanlar/Stoa Kompleksi'nde bulunan Fenike sikkesi ile cam alabastron örnekleri, Aspendos'un Suriye-Filistin coğrafyası başta olmak üzere Doğu Akdeniz'in deniz aşırı ticaret ağlarıyla güçlü ilişkiler kurduğunu ortaya koydu. Buluntular, antik kentin yalnızca mimari ve kültürel açıdan değil, ekonomik açıdan da bölgenin en önemli merkezlerinden biri olduğunu gösterirken, Aspendos'un ticaret hacmine ve uluslararası bağlantılarına ilişkin yeni bilimsel veriler sundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/aspendosta-2-bin-yillik-tiyatro-caddesi-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 23:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/a-s-p-e-n-d-o-s-t-a-2-b-i-n-y-i-l-l-i-k-t-i-y-a-t-r-o-c-a-d-d-e-s-1427902-424418.jpg" type="image/jpeg" length="10758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Küçük Bir Aşk Masalı' Tiyatro Kafe'de sahnelenecek]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/kucuk-bir-ask-masali-tiyatro-kafede-sahnelenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/kucuk-bir-ask-masali-tiyatro-kafede-sahnelenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Küçük Bir Aşk Masalı' adlı tiyatro oyunu bu akşam Tiyatro Kafe'de başkentli tiyatro izleyicisi için sahnelenecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başrollerini Cantuğ Turay ve Begüm Topçu Turay'ın paylaştığı komedi oyunu" Küçük Bir Aşk Masalı" Ankaralı tiyatro severlerle sahnelenecek. Birbirine aşık ama bir o kadar da burnunun dikine giden bir çifti konu alan "Küçük Bir Aşk Masalı" adlı tiyatro oyunu bu akşam saat 20:00'da Tiyatro Kafe'de oynanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"KÜÇÜK BİR AŞK MASALI"</strong></p>

<p>1 Kadın ve 1 Erkek... Birbirine aşık ama bir o kadar da burnunun dikine giden bir çift... Tanışmaları ile başlayan hikayeleri geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zaman içinde geçen seyircilerin de oyunun içine dahil olduğu 2 perde komedi. Kadın ve erkek ilişkilerinin mizahi bir dille anlatıldığı herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği sıcacık bir romantik komedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sami Barkın COŞKUN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/kucuk-bir-ask-masali-tiyatro-kafede-sahnelenecek</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/d3ebc3ff526f4f6b950b35332406aca4.jpg" type="image/jpeg" length="19597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eser ve Berfu Yenenler'den acı haber]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/eser-ve-berfu-yenenlerden-aci-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/eser-ve-berfu-yenenlerden-aci-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada bir süredir paylaşım yapmayan Berfu Yenenler ile Eser Yenenler çifti, sessizliklerinin nedenini açıkladı. Berfu Yenenler, 12 haftalık hamileliğinin sonlandığını duyurarak yaşadıkları acı süreci takipçileriyle paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya paylaşımlarıyla geniş bir takipçi kitlesine ulaşan Berfu Yenenler ile Eser Yenenler çifti, uzun süredir devam eden sessizliklerinin nedenini kamuoyuyla paylaştı. Berfu Yenenler, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada üçüncü bebeğini kaybettiğini duyurdu.</p>

<p><strong>"12 haftalık zorlu bir süreç yaşadık"</strong></p>

<p>Berfu Yenenler, yaklaşık 12 hafta boyunca hamileliğini büyük bir umutla sürdürdüklerini ancak yaşanan komplikasyonlar nedeniyle gebeliğin sonlandığını açıkladı. Yaşadıkları süreci "çok zor" olarak nitelendiren Yenenler, fiziksel olarak sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ünlü isim paylaşımında, "Çok şükür ben iyiyim. Bu süreçte en büyük tesellimiz çocuklarımızın yaşananlardan habersiz, mutlu bir şekilde hayatlarına devam ediyor olması." ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>Sessizliklerinin nedeni ortaya çıktı</strong></p>

<p>Bir süredir sosyal medya hesaplarında eskisi kadar aktif olmamaları takipçileri tarafından merak konusu olan çift, bu sessizliğin yaşadıkları zor süreçten kaynaklandığını belirtti.</p>

<p>Berfu Yenenler, açıklamayı yapma nedeninin ise haklarında çıkan söylentiler ve izinsiz şekilde yayımlanan haberlerin önüne geçmek olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Destek mesajları yağdı</strong></p>

<p>Paylaşımın ardından sosyal medya kullanıcıları ile sanat camiasından birçok isim, Berfu ve Eser Yenenler çiftine geçmiş olsun ve başsağlığı mesajları gönderdi. Takipçileri, çiftin yaşadığı acıyı paylaşarak moral veren yorumlarda bulundu.</p>

<p>Berfu Yenenler'in açıklaması kısa sürede sosyal medyada en çok konuşulan konular arasında yer alırken, paylaşımı binlerce beğeni ve destek mesajı aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/eser-ve-berfu-yenenlerden-aci-haber</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/berfu-yenenler-eser-yenenler-001-80069-6276562.jpg" type="image/jpeg" length="26540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Köklerden Cumhuriyet'e" sergisi kapılarını açtı]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/koklerden-cumhuriyete-sergisi-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/koklerden-cumhuriyete-sergisi-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Ankara Türk Dünyası Turizm Başkenti etkinlikleri kapsamında ve Emir Timur'un doğumunun 690. yıl dönümüne ithafen hazırlanan "Köklerden Cumhuriyet'e: TÜRKTAV Koleksiyonunda Özbek Tarihi ve Kültürel Mirası" sergisi, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nde törenle kapılarını açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>21 Temmuz 2026 tarihinde Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nde gerçekleştirilen açılış törenine Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Erhan Karakaya ile MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy katıldı. Protokol konuşmalarının ardından kurdele kesilerek serginin açılışı gerçekleştirildi. Katılımcılar daha sonra rehber eşliğinde sergiyi gezdi.</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-140700-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>"TÜRK DÜNYASIYLA BAĞLARIMIZI DAHA DA KUVVETLENDİRECEĞİZ”</strong></p>

<p>Ankara'nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesinin kültürel iş birliklerini güçlendireceğini belirten Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Erhan Karakaya, bu tür etkinliklerin önümüzdeki yıllarda da artarak devam edeceğini söyledi.</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-140659-3-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p>Karakaya, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu yıl Ankara'mız Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edildi. Yılbaşından bugüne kadar Bakanlığımızın ve İl Müdürlüğümüzün uhdesinde birçok etkinlik gerçekleştirildi. Bu da onlardan kıymetli etkinliklerden biri. Emir Timur için Ankara önemli. Emir Timur'u da Ankaralı sayıyoruz. Çünkü burada mukim olmuş, Türk geçmişimizde hafızası olan, Ankaralı hemşehrilerimizin tanıdığı, bildiği birisi. 690. doğum yıl dönümü vesilesiyle böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmanın memnuniyetini yaşıyoruz. İnşallah bu tarz etkinlikler Türk dünyasıyla ilişkilerimizi daha da somutlaştıracak, bağlarımızı daha da kuvvetlendirecek hususlara vesile olur. Bu unvan sadece bu yılla sınırlı kalmayacak. Ankara olarak Türk dünyasıyla bağlarımızı daha güçlü hale getirmek amacıyla projelerimizi sizlerin desteğiyle sürdürmeye devam edeceğiz.”</p>

<p><img alt="" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-140659.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>"TÜRK DÜNYASI ARTIK BİRBİRİNİ DAHA İYİ İDRAK EDİYOR"</strong></p>

<p>MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Türk dünyasının ortak tarih ve kültür mirasının gelecek nesillere aktarılmasında bu tür etkinliklerin önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Ersoy, kültür ve sanat alanındaki iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı:</p>

<p><img alt="" height="2000" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-140659-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1500" /></p>

<p>"Tarihin akışı öyle bir noktaya geldi ki Türk dünyasında artık Türk devletleri birbirleriyle savaşmadan birbirlerini daha iyi idrak ettikleri günler yaşıyor. Bunlar kendi içerisinde çok kıymetli hamlelerdir. Biz ev ödevlerimizi iyi yaparsak hem onların ruhları şad olacak hem de yarınları daha anlamlı idrak edecek nesiller yetişecektir. Bu tarihi müzenin içerisinde Türk ülküsüne dair nice etkinliklerin yapılmasını arzuluyoruz. Bugün bu köklü binada tarihi anların geleceği inşa eden etkinliklere vesile olduğunu görmekten büyük gurur duyuyor, tüm katılımcılara saygılarımızı sunuyoruz."</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-140659-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>KOLEKSİYON İLGİYLE İNCELENDİ</strong></p>

<p>Protokol konuşmalarının ardından kurdele kesilerek açılışı gerçekleştirilen "Köklerden Cumhuriyet'e; TÜRKTAV Koleksiyonunda Özbek Tarihi ve Kültürel Mirası" sergisi, katılımcılar tarafından gezildi. Rehber eşliğinde eserleri inceleyen davetliler, Özbek tarihine ve kültürel mirasına ait koleksiyon hakkında bilgi aldı.</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-140659-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/koklerden-cumhuriyete-sergisi-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-140658.jpeg" type="image/jpeg" length="81460"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
