İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

Çankaya Evlerine ilgi büyük

Genel

 Barınakta kış hazırlıkları tamam

Genel

Mamak'ta özel güne özel konser

Genel

Dikmen Teknoloji Köprüsü yakında açılıyor

Genel

Mamak'ta miniklerden çim adam etkinliği

Genel

Kahramankazan'da fırsatçılığa geçit yok

Genel

Mamak'tan rekor alt yapı hizmeti

Genel

Kırkkonaklar Çankaya Evi'nin temeli atıldı

Kültür-Sanat

Çankaya'da sanatla buluşma zamanı

Kültür-Sanat

KKTC'nin ilk yerli operası ana vatana turneye geliyor

Kültür-Sanat

Keçiören'de Bedia Akartürk rüzgarı

Genel

 Taşdelen köy muhtarlarıyla bir arada

Politika

Politika Haberleri

“Türkiye, 720 milyar dolarlık bir Türkiye haline düşmüş"

Tolga ALCA 20.10.2021 10:17
“Türkiye, 720 milyar dolarlık bir Türkiye haline düşmüş

İYİ Parti Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, “2018 yılı bütçesi diyor ki ‘2020 yılında fert başına milli gelir 10,200 dolar olacak 2021 yılında 11,000 dolar olacak.’ Baktığımızda bugün göçmenleri saymazsak, 8,500 dolar sayarsak 7,900 dolar. Türkiye, 720 milyar dolarlık bir Türkiye haline düşmüş” dedi.

İYİ Parti Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, gündemi değerlendirdi. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tartışmaları hakkında konuşan Tatlıoğlu, “Vakıf varlıklıların kurduğu bir şeydir. Ama Türkiye’de kendisinin vakfa muhtaç olduğu insanlar, kendisinin ve ailesinin böyle bir para kazanma ihtimalinin olmayan ve yok olan insanların kurduğu vakıflar var. Ondan sonra siyaset üzerinden ‘ver bakalım büyükşehir belediyesi, ver bakalım hazine, ver bakalım müteahhitlere…’ Sen önce müteahhite kazandır sonra müteahhitten al sistemiyle bu inananların başını öne eğdiren bir davranıştır. Ve İslam bu Müslümanlar yüzünden mahcuptur” diye konuştu.

“MİLLİ GELİR ÇOK CİDDİ BİR DÜŞÜŞE GEÇTİ”

2022 yılı bütçe kanun teklifi hakkında da konuşan Tatlıoğlu, şunları söyledi: “Esasen bütçeler sadece bir harcama ve uygulamasından ibaret değildir. Bütçeler bir plandır. Yürütmenin dört yıl veya beş yıl için öngördüğü makro hedeflerin yıllığa dönüşmüş uygulama halleridir. Bu anlamda bütçe ve uygulamaları, yürütmenin hükümetlerin, bakanların bugünkü itibariyle Partili Cumhurbaşkanlığı Sisteminin icraatının göstergesidir. Ve uygulananlar da karnesidir. Bu anlamda partili cumhurbaşkanlığı dönemine ait bir değerlendirme yapmak da gerekir. Çünkü bütçeler bir kısa vadeli plandır. Orta vadeli planın bir parçasıdır. Büyük kalkınma planlarına da bağlıdır. 2018’de partili cumhurbaşkanlığı sisteminin ilk bütçesinde 2019-20 ve 21 yıllarına dair hedefler verilmiştir. 2018 yılında Türkiye’nin yaklaşık, 880 milyar dolar civarında bir milli gelire sahip. Bu partili cumhurbaşkanlığı dönemine geçtiğinde 880 milyar dolarlık bir gelir tahmini var. Bu bütçe 2018 yılındaki bütçe 2019 yılına dair 795 milyar dolarlık bir bütçe hedefi koyuyor. 2020’de ‘858 milyar dolara ulaşacağız’ diyor. Ve 2021 yılında bu yıl içinde ‘926 milyar dolarlık bir Türkiye olacağız’ diyor. Bu rakamlara ne oldu ya baktığımızda ne yazık ki her üç yılda, 2019, 2020 ve 2021 milli gelir olarak gerçekten çok ciddi bir düşüşle gerçekleştirmiştir. Bugün Türkiye’de istikrarsızlık olağandır. Bugün Türkiye’de faizle, dövizle, enflasyonla, işsizlikle ilgili Dünya’dan negatif ayırıcı gelişmeler sıradan gelişmeler olmuştur. Ve bunun temelinde zemininde Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi vardır. Ve Türkiye’nin önündeki yol buradan çıkmaktır.

“ÖNCE MÜTEAHHİTTE KAZANDIR SONRA MÜTEAHHİTTEN AL”

Türkiye seçim kararı aldığında siyasi iklimin değişeceği düşüncesi hakim olduğunda bunlar, Türkiye’nin şartları normalleşecektir. Çünkü bu elbise Türkiye’ye sığmamıştır. Ruhuna da bedenine de sığmamıştır, patlamaktadır. Buradan Sayın Erdoğan’a, çünkü hükümet her şey odur. Türkiye’yi, bu tabloyla arasındaki duvar üzerinden Saray ile milletin arasındaki duvar üzerinden bir bakıp ve seçim çağrısı yapmasını bekliyoruz. Vakıf bizim medeniyetimizdir. Ama vakıf varlıklıların kurduğu bir şeydir. Kendisi vakfın yemeğine muhtaç insanların vakfı olmaz. Vakıf varlıklıların müessesedir. Varlığının bir kısmını halka vakfeder. Kendisi vakfa muhtaç insanların kurduğu vakıflarla bir şey olmaz. O bu medeniyetin unsuru değil… Ama Türkiye’de kendisinin vakfa muhtaç olduğu insanlar, kendisinin ve ailesinin böyle bir para kazanma ihtimalinin olmayan ve yok olan insanların kurduğu vakıflar var. Ondan sonra siyaset üzerinden ver bakalım büyükşehir belediyesi, ver bakalım hazine, ver bakalım müteahhitlere… Sen önce müteahhitte kazandır sonra müteahhitten al sistemiyle bu inanların başını öne eğdiren bir davranıştır. Ve İslam bu Müslümanlar yüzünden mahcuptur.”