İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

Belediye personeli halkın emrinde

Genel

Akyurt'a lavanta bahçesi

Genel

Yüzme havuzlarında sona gelindi

Genel

Çankaya karla mücadeleye hazır

Genel

Matbaacılar Sitesi'nin su sorunu çözüldü

Genel

Atık ilaçlar çöp değildir

Genel

Altındağ sağlık çalışanlarının yanında

Genel

Mamak'ın sokaklarında koronavirüs temizliği devam ediyor

Genel

Mamaklılara yeni yüzme havuzu

Genel

Başkent kış mevsiminde de rengarenk olacak

Genel

Altındağ'da tarihi çeşmeler restore edilecek

Genel

Kadına şiddet masaya yatırıldı

Politika

Politika Haberleri

“Cezaevlerindeki çocuklar yoksulluk içinde”

Makbule AKGÜL AKKUŞ 21.11.2020 12:48
“Cezaevlerindeki çocuklar yoksulluk içinde”

nfaz kurumlarındaki çocukların büyük kısmının yoksulluk içinde olduğunu belirten CHP'li Gülizar Biçer Karaca, “Ailelerinden harçlık alamayan çocuklar infaz kurumlarında temiz içme suyu, ek gıda ve ek hijyen malzemelerine erişememektedir" dedi.

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, cezaevindeki çocukların durumuna dair "İnfaz kurumlarındaki çocukların büyük kısmı yoksulluk içindedir. Pandemi öncesinde dahi kurum içerisindeki ihtiyaçlarını karşılamak için ailelerinden harçlık alamayan çocuklar bulunmaktadır. Ailelerinden harçlık alamayan çocuklar infaz kurumlarında temiz içme suyu, ek gıda ve ek hijyen malzemelerine erişememektedir" dedi. CHP İnsan Hakları Çalışma Grubu’nun, Çocuk Ceza ve İnfaz Kurumları ile Çocuk Eğitim Evleri’ni ziyaret etmek için Adalet Bakanlığı’na resmi başvuru yaparak izin talebinde bulunduğunu aktaran Karaca, fakat pandemi gerekçe gösterilerek pek çok kurumda çocuklarla görüşme sağlanamadığını kaydetti. Karaca, kapalı kurumlardaki çocuklar için temaslarının süreceğini söyledi. Türkiye’de 7 Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu, 4 Çocuk Eğitim Evi bulunduğuna dikkat çeken Karaca, salgın döneminde birçok duruşmanın yapılamadığını ve infaz kurumlarına ziyaretlerin kısıtlandığını belirtti. Karaca, şunları söyledi: “Bağımsız izleme ve denetim mekanizmaları çalıştırılmadığı için ne alanda çalışan çocuk hakları örgütleri ne de bizler Kovid-19 salgını gerekçesiyle ‘kapalı kurumlar’da neler yaşandığını, salgından çocukların nasıl etkilendiğini, hangi ihlallerin meydana geldiğini ne yazık ki öğrenemiyoruz. Kapalı kurumlarda çocukların yaşadığı ihlallerden haberdar olamıyor, sorunların çözümüne katkı sunamıyoruz.”

Karaca, cezaevi ve eğitim evlerinde kalan çocuk mahkumlarca kendilerine yapılan başvurulardaki hak ihlallerine ilişkin ise şu iddialarda bulundu: “Çocuklara tutuklandıkları anda yeterli bilgi verilmediğini, tutukluluk süresince eğitimden yararlanamadıklarını, su ve beslenmenin yetersiz olduğunu ve eğitim desteği alabilecekleri televizyonun kendileri tarafından alınması gerekliliğini, okur yazar olmayan çocukların bulunduğu, zorunlu eğitime rağmen kanunla ihtilafa düşmeden önce eğitim sistemine hiç dahil olmamış çocukların olduğu, ülke çapında sınavlara katılım hakkında yeterli bilgilerinin olmadığı ve/veya katılım imkanının olmadığı, bazı kurumlarda çocuk doktorunun ve psikiyatrın bulunmadığı, hükümlü olmalarına rağmen eğitim evine nakil yapılmama durumu ya da disiplin yaptırımı olarak kapalıya geri gönderilme durumunun ceza olarak kullanıldığı tespit edildi.” Çocukların cezaevi koşulları hakkında bilgi vermekten korktuğu, bu konuda infaz koruma memurları tarafından tehdit edildiklerini ileri süren Karaca, “İnfaz kurumlarındaki çocukların büyük kısmı yoksulluk içindedir. Pandemi öncesinde dahi kurum içerisindeki ihtiyaçlarını karşılamak için ailelerinden harçlık alamayan çocuklar bulunmaktadır. Pandemi sürecinde işsizliğin ve yoksulluğun artmış olması kapalı kurumlardaki çocukların ailelerinden maddi destek görmelerini güçleştirmiştir. Ailelerinden harçlık alamayan çocuklar infaz kurumlarında temiz içme suyu, ek gıda ve ek hijyen malzemelerine erişememektedir. Bu çocuklara ayni nakdi yardım sağlanmalı, hijyen malzemeleri, gıda ürünleri ve temiz içme suyu ücretsiz olarak tedarik edilmelidir. Türkiye’de ceza infaz kurumlarının çocuk suçluluğunu önlemeye hizmet etmediği, kapatılma deneyimi olan çocuklarda suç işleme davranışının tekrar ettiği bilinmektedir. Kurum içinde çocukların tahliye sonrasında toplum içine dönüşlerinin kalıcı ve olumlu sonuçlarının olması ve çocuğun topluma en iyi şekilde uyum sağlayabilmesi amaçlarına uygun hizmetler sunulmalı; inceleme ve planlama süreçleri kapsamlı olarak ele alınmalıdır” diye konuştu.

“GEREKLİ TEDBİRLER ALINSIN”

Karaca, son olarak taleplerini şöyle sıraladı:

 • 2016 yılından beri ısrarla vurguladığımız Çocuğun İnsan Haklarına Dayalı Ulusal Çocuk Politikası oluşturulmalıdır.

• Adalet Bakanlığı, stratejik planı gereği çocuk hakları ve insan hakları örgütleriyle ilişkilerini arttırmalı, hak ihlallerinin ve cezasızlığın önlenmesi konusunda politika belirlemelidir.

• Çocuk ve Gençlik İnfaz Kanunu sivil toplum örgütleri, bağımsız araştırmacılar, meslek odaları, akademisyenler ve çocukların görüşleriyle oluşturulmalı ve yürürlüğe girmelidir.

• Pandemi süreciyle sınırlanan ya da tamamen kaldırılan avukat aile görüşleri, telefon hakkı, avlu ve ortak alan kullanımı, kurslar da dahil olmak üzere eğitim hakkı gibi en temel haklara ilişkin kısıtlamalar, başta statüleri gereği çocuk mahpuslar olmak üzere gerekli tedbirler alınarak temin edilmelidir.