İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Politika

“125 işçinin eylemi 213'üncü gününde”

Politika

Kaya'dan Bakan Selçuk'a soru önergesi

Çevre

“Kömürlü termik santrallere dikkat!”

Genel

Günde 3 saat 34 dakika televizyon izliyoruz

Kültür-Sanat

Pepee 6 farklı dilde çocuklara seslenecek

Dünya

Macron'un açıklamaları 'sarı yelekliler'i memnun etmedi

Asayiş

Emrah Serbes'in cezası istinafta onandı!

Kültür-Sanat

“Fakat Ne Eğlenmişiz” seyirciyle buluşacak

Genel

Sahipsiz yavru köpekler engelli öğrencilerin elinde büyüyecek

Ekonomi

“Ayçiçeği üretimi artırılmalı”

Magazin

 Diva bu kıyafeti çok sevdi 

Dünya

Fransa'da protestoların bilançosu ağır oldu

Özel Haber

Özel Haber Haberleri

“Sözde” psikologlara dikkat!

Zehra ŞAHİNDOKUYUCU 06.12.2018 10:58

Türkiye’de psikoloji biliminin kullanımı ve yaygınlığı, psikolojiye toplum olarak bakış açısı gelişiyor. Bu gelişim hem bireyler hem de psikologlar için önemli bir aşama. Eskiden psikologlara deli doktoru gözüyle bakılırken günümüzde herkesin bir psikologa ihtiyacı olduğu kabul edilmeye başlandı. Başkent olarak konuyu Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Banu Cangöz ile konuştuk. Cangöz, toplumda psikologlara bakış açısının değiştiğini belirtirken sözde psikologlar konusunda dikkatli olmak gerektiğini ifade etti.

• Toplumun psikoloji ve psikologlara bakış açısı eskiye göre ne durumda?

Ülkemizde psikoloji gederek daha yaygınlaşan ve popülerleşen bir alan haline geldi. Üniversitelerde hemen her edebiyat fakültesinde psikoloji bölümü de açılıyor. Öğrenciler tarafından hukuk fakültesinden sonra en fazla talep gören bölüm. Böyle olunca ülkemizde psikoloji bilim terminolojisinin gelişmesi için Türkçe bilim dilinin de gelişmesi gerekiyor.

• Psikolojide kullanılan dilin önemine dikkat çekiyorsunuz, bu konuda nelere dikkat edilmeli?

“Ülkemizde psikolojiyle ilgili terminolojinin gelişmesi için bilim dilinin de gelişmesi gerek. Biz psikolojiyle ilgili bilgileri genellikle Avrupa ve Amerika'dan yani Batı kaynaklarından alıyoruz. Çünkü önemli gelişmeler orada oluyor ve o bilgileri nasıl buraya taşıdığımız da çok önemli. Söz konusu psikoloji terminolojisinde herkesin aynı dili kullanması büyük önem teşkil ediyor. Örneğin 20’inci Ulusal Psikoloji Kongesi'nde katıldığımız bir oturumda İngilizcesi working memorial olan (Working memorial aynı anda bir bilgiyi hem aklınızda tutacaksanız hem de onunla ilgili bir iş yapacaksınız ki bu insanı insan yapan bir beceridir ve beynin frontal bölgesiyle ilgili bir durumdur) bu sözcüğün İngilizcesinde bir sorun yok ancak, Türkçe'ye çevrildiğinde çok farklı kaynaklarda ya da sunumlarda, işleyen bellek, işler bellek, çalışma belleği, çalışır bellek gibi çok farklı türlerde kullanılıyor. Bu noktada herkesin kullanacağı tek bir ifade olmalı. Kısaca bir bilim dalının gelişmişliği o bilim dalının mensuplarının aynı dili konuşmasıyla gerçekleşiyor. Bu konunun önemli olduğunu düşünüyorum.

• Peki psikoloji biliminin farkındalığıyla ilgili neler söylersiniz?

Toplumda, psikoloji konusunda farkındalık oluştu. Eskiden psikologa gidiyorum demekten insanlar çekinirdi. Psikologa gitmek gizli tutulurdu. Bugün son derece çağdaş bir yaklaşımla aileler çocuğunu psikologa götürüyor ya da kişi memnuniyetle psikologlara gidiyor. Hatta hiçbir sorun olmadan sadece kendisini tanımak için bile gidiyor. Burada mesleki sorumluluk çok önemli.

SÖZDE PSİKOLOGLARA DİKKAT!

• Mesleki sorumluluk derken nelerden söz ediyorsunuz?

 Halkımız psikolog tabelasını gördüğü herkese psikolog diye gidebilir. Ancak ülkemizde adına yaşam koçu, danışmanlık dedikleri hiçbir yetkinlik ve yeterliliği olmayan kişilerin de kendilerini psikolog diye adlandırdığını, sadece birkaç kursa giderek kendilerini psikolog diye lanse ettiklerini görüyoruz. Bu durumun karşısında bir yaptırım olması gerek. Kanunlar yönetmelik düzeyinde bir çözüm getirilmeli. Çünkü ciddi akademik bir eğitim almamış insanlar psikoloğum diyebiliyor.

MESLEK YASASI GEREK

• Yaşanan sıkıntılar neden kaynaklanıyor?

Burada en büyük sıkıntı psikologların bir meslek yasası olmaması. Ne zaman bir meslek yasası çıkarsa bu usulsüzlükleri yapan insanlar için de bir yaptırım gücü olur. Psikologlar Derneği bu konuda çeşitli girişimlerde bulunuyor ancak, yaptırım gücü tartışılabilir. Psikolojinin bu kadar artmasına rağmen mesleki olarak yaşadığımız sıkıntı da çelişkili bir durum.

• Peki toplum olarak psikolojimizin de çok iyi olmadığı ortada, bu soruna ilişkin neler söylersiniz?

Klinik psikolog değilim, şu an danışan görmüyorum, akademisyenim ancak, şunu söyleyebilirim ki: Toplumda yaşanan genel psikolojik sorunlar, dilsel sorunlardan kaynaklanıyor. Birbirimize nasıl hitap ettiğimiz, nasıl bir dil kullandığımız çok önemli. Yöneticilerimizden, evde eşimiz dostumuzla kurduğumuz dile kadar kişisel olarak bize nasıl hitap ediliyor, biz nasıl hitap ediyoruz, yani en önemlisi iletişim ve iletişimde kullanılan dil. Bu dili olması gerektiği gibi kullanırsak sıkıntıları aşabiliriz.

• Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Psikoloji tam bir bilimdir, labaratuvar alanında da çalışmalar yapılan alanları vardır. Psikolojinin birçok alanı olduğuna dikkat edilmelidir