İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

"Angara'nın Yıldızları Ses Yarışması"nın finalistleri belli oldu

Genel

Nida Tüfekçi Parkı açıldı

Genel

Altındağ'da hayaller gerçeğe dönüştü

Genel

 Aşık Veysel Engelsiz Yaşam Merkezi 25 Ekim'de açılıyor

Genel

Tohum eken Gölbaşılı ellere Başkan Şimşek'ten müjde

Genel

Engellilere KPP kursu için başvurular başladı

Genel

Köse: Projelerimizin yüzde 80'ini gerçekleştirdik

Genel

Keçiören'e 360 bin ton asfalt serildi

Genel

Başkent'te kadın sağlığını önceleyen projeler devam ediyor

Genel

Can dostlar doğal yaşam alanlarında besleniyor

Genel

 Altındağ Belediyesinden çiftçiye tohum desteği

Genel

Türkiye'deki buğday ve arpa açığını bu yıl başkentli çiftçi kapatacak

Özel Haber

Özel Haber Haberleri

“Proje var icraat yok”

Tolga ALCA 18.09.2021 10:57

Türkiye Spor Yazarları Derneği Ankara Şubesi (TSYD) Mali İşler Sorumlusu Orhan Kemal Erkılıç, yıkılan 19 Mayıs Stadyumu’nun yerine hala yeni bir futbol sahası yapılamadığını belirterek, “Burası müthiş bir alan ama düzene sokulması lazım. Yeni stat ile ilgili durmadan projeler konuşuluyor. 80 bin kapasiteli stat yapılsın diyenler oldu. Sonra bu rakam 60 bine düştü. En son 40 bin denildi. Proje var icraat yok” dedi.

Yerel medyadan gazetecilerle bir araya gelen TSYD Ankara Şubesi Mali İşler Sorumlusu Orhan Kemal Erkılıç, amatör kulüplerin yer sorunu, 19 Mayıs spor Tesisleri ve Ankara yerel medyasının spor kulüpleriyle ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Erkılıç, sadece ilgilendikleri konunun futbol olmadığını vurgulayarak, “Biz bütün sporcuların haberlerini buradan servis etmek istiyoruz. Bizim derdimiz futbol dışındaki insanların da sesini duyurabilmek. Bu oyuncu da olabilir, yönetici de olabilir, fark etmiyor. Sadece ajanslarla ya da piar şirketleriyle bu iş yürümez. Ben hep dedim ki ‘gemiyi batırıyorsunuz.’ Sadece biz değil siz de gemi ile batıyorsunuz” diye konuştu.

“REKABET ORTAMI KAYBOLDU”

Yerel medyanın hem amatör hem de profesyonel spor kulüpleri için önemli olduğunu söyleyen Erkılıç, şu ifadeleri kullandı: “Önceki dönemlerde ulusal gazetelerin Ankara eklerinin artmasıyla rekabet de artmıştı. Çok güzel bir mücadele ve enerji vardı. Ama son zamanla bu çalışmalar azaldı ve günümüzde birçok gazetenin Ankara eki de kapanmış oldu. Bu rekabet ortam varken gazetelerin ekleri nerelerde çıkıyorsa sadece o bölgeye ait manşet çıkaralım diye bir fikir sunmuştum ama kabul görmedi, tren kaçtı. Olabildiği kadar yerel gazetelerde de kadrolar küçüldü. Artık iş yürüsün de nasıl yürüyecekse yürüsün mantığına girildi. Ama her şeye rağmen yerel gazetelerde çalışan arkadaşlardaki hava kimsede yok. Gazeteciler maalesef meslekten soğutuluyor. Yapabilecek bir şeyi kalmıyor ve başka sektöre yöneliyor. Ulusalda işin mutfağını bilmeyen, gazeteciliği bilmeyen kişiler yönetici oldu. Patrona daha az maliyetli olabilmek ve şirin gözükmek için mesleğe tutunmaya çalışanlar oldu. Bu gelişmeler de mutsuz insanlar, işinde başarısız gazetecilerin ortaya çıkmasına neden oldu. Her yerde temsilci görünüyor gazeteci yok. Siz yerel gazetecilerin bu noktada verdiğiniz mücadele bizim için çok önemli. Sizlere biz kurum olarak değer veriyoruz. Sizden maçalara gelmenizi istiyoruz. Görüşmeler yaparak yeni çalışmalar, projeler geliştiriyoruz. Bunları yaparken sizinle birlikte olmak istiyoruz.”

“YEREL MEDYA VE SPOR KULÜPLERİ İŞBİRLİĞİ YAPMALI”

TSYD olarak amaçlarının futbol kulüpleri dışında diğer spor branşlarına da ağırlık vermek olduğunu dile getiren Erkılıç, yerel medya ile işbirliği yapılarak bu sporculara destek verilebileceğini öne sürdü. Erkılıç, şöyle konuştu: “İlk etapta derneğimizin bulunduğu alanı yaşanabilir bir yer haline getirmek istiyoruz. Sadece futbol ile ilgilenen bir dernek değiliz. Futbol dışındaki bütün branşlarla aramız iyi. Her federasyon başkanı adaylığını gelip burada açıklıyor. Her branşta sporcu buraya gelip bir açıklama yapabiliyor. Biz bütün sporcuların haberlerini buradan servis etmek istiyoruz. Bizim derdimiz futbol dışındaki insanların da sesini duyurabilmek. Bu oyuncu da olabilir, yönetici de olabilir, fark etmiyor. Sadece ajanslarla ya da piar şirketleriyle bu iş yürümez. Ben hep dedim ki gemiyi batırıyorsunuz. Sadece biz değil siz de gemi ile batıyorsunuz. Kulüpler piar şirketleriyle anlaşma yapıyor fakat haberi gazete de yayınlayamıyor. Bu kez haber ortada kalıyor. Halbuki Piar şirketi ile anlaşmak yerine gazeteye bir kere reklam olarak destek verse haberi de görülmüş olacak. Yerel gazeteler de bu şekilde spor haberlerini görmüş olur. Ve yerel spora hizmet etmiş olur. Spor kulüplerinin basın danışmanları eksik. Voleybolda bir sürü takım var ama duyuruları yapan yok. Yerel gazetelere yüzünüzü dönerseniz bu iş yürümez. Zaten en büyük sorun medya. Sektör başlı başına büyük bir felakete dönüştü. Bir gazetede neyin yayınlanacağını, neyin yapılması gerektiğini bilmeyen kişiler medyada yönetici oldu. Bu da bize işsizlik olarak geri döndü. Eskiden bir gazete manşeti iki gün konuşuluyordu şimdi o da yok. Haber yapayım da ses olsun diye bir algı da kalmadı. Kimsenin kimseyi duymaya anlamaya tahammülü kalmadı. Yerel gazeteler derneğimiz için çok kıymetli. Bu gazetelere bütün belediyelerin, kentteki kurumların ve insanların saygı ve ilgi duyması gerekir. Bunun reklamı yapılmalı kamuoyuna ulaştırılmalı.”

“KULÜPLER KENDİLERİNİ DIŞA KAPATMAMALI”

Ankara futbol kulüplerinin kurumlarla, medyayla ve halkla iletişim sorunu yaşadığını vurgulayan Erkılıç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Keçiörengücü Ankara’da güzel bir semt havası oluşturacak bir potansiyele sahip ama kent ve halkla ilişkisini biraz daha arttırması gerekiyor. Biliyorsunuz Keçiörengücü maçlarını sentetik sahada oynuyor. Bu konuda da önemli çalışmalar var. Artık orijinal çim saha yapılıp, maçlar burada oynanacak. Semt takımlarının başarısı herkes için önemli olmalı. Bakıyorsunuz neredeyse birinci ve süper ligde sadece İstanbul takımları oynayacak noktaya geldi. Liglerimizde sadece İstanbul takımları oynarsa Anadolu takımları ne yapacak? Böyle bir durum hem seyirci açısından da sıkıntı yaratır. Bu sorun sadece futbol üzerinden yaşanmıyor. Kaç kişi Ankaralı bir hentbol, voleybol, basketbol takımının maçlarına gidip destek veriyor. Burada sadece maçlara gitmeyen vatandaşları suçlamak da doğru değil. Öyle bir kopukluk yaşanıyor ki insanların maçlardan haberi olmuyor. Önceki dönemlerde maddi gücü yetersiz olan üniversite öğrencileri okullarından servis ile alınıp takımlara destek versin diye maçlara getiriliyordu. Bunlar önemli adımlardı. Takımlarımızın biraz daha adını duyurması ve kendini tanıtması gerekir. Ben örneğin Keçiörengücü’nün maçlarına gittiğimde zevk alıyorum. Çok güzel bir havaları var. Fakat bu havayı Ankara’ya yaymaları gerekir. Bu takımın kendini göstermesi ve kentle ile diyalog kurması lazım ki gerekli desteği görebilsin. Bütün profesyonel liglerde mücadele eden takımların kentle doğru ve etkili bir iletişim kurarak çalışmalarını yürütmeleri gerekir. Maalesef ki kulüplerin başarısız olması ve hep bir tartışma ortamında yer almaları kendi taraftarlarının da maçlardan uzak kalmasına neden oldu. Fakat doğru iletişimle taraftar kitlesinin artabileceğini düşünüyorum. Çünkü metro ile Eryaman Stadı’nın içine giriyorsunuz. Ulaşım sıkıntısı olmayan bir stattan bahsediyorum. Tamam, bazı bölgelerden uzak sayılabilir ama Ankara takımlarımız oynasın diye bir stat yapılmış. Bundan sonraki süreçte seyirciyi buraya çekmek için adımlar atılması lazım. Bilbordlarla, afişlerle, duyurularla, toplu ulaşımdaki reklamlarla takımlarımızın kendileri belli etmesi gerekiyor. Aslında Ankara kulüpleriyle büyükşehir belediyesi ya da ticaret odası arasında bir kopukluk yok. Sadece sosyal medyada şov yaparak bir yere kadar götürürsünüz. Kulüplerin sanayi ve ticaret odaları ile de iletişimi olmalı. Tabi ki temennimiz Ankara futbol kulüplerinin tekrar süper lige çıkması. Süper ligde maç oynanınca kent ekonomisine de katkılar sağlıyor.”

“ULUS’TA ‘OLİMPİYAT KÖYÜ’ YAPILMASINI İSTİYORUZ”

19 Mayıs Stadı’nın bulunduğu yere “olimpiyat köyü” adı altında yeni spor kompleksinin yapılması gerektiğini söyleyen Erkılıç, şunları kaydetti: “Birçok spor alanına kavuştuk ama bu alanları kullanmadan yıprattık. Gözümüzün önünde Ankapark gibi bir örnek var. Orada bir dünya yatırım yapıldı ama hiç kullanılmadan tüm yatırımlar boşuna gitti. Yaptığınız şeyi kullanmanız lazım. Spor tesisleri anlamında çok kötü durumda değiliz ama bu tesisleri doğru kullanmadığımızı düşünüyorum. Bu tesisleri doğru kullanabilirsek daha genç nesiller daha genç sporcular yetiştirebiliriz. Olimpiyatlarda aldığımız birkaç altınla övünüyoruz, doru da yapıyoruz ama genel açıdan bakıldığında Türkiye’nin olimpiyat karnesi çok kötü durumda. Bunun sebebi de tesis ve kalifiye elemanlardan yeteri kadar verim alamamaktan kaynaklanıyor. Pandemi zaten tüm sporcuları olumsuz yönde etkiledi özellikle amatör sporcular aşırı kilo aldı. Bu sporcuları tekrar kazanmalıyız. Özellikle amatör kulüplerin idman yapabilmesi için ivedi şekilde eski 19 Mayıs Stadı’nın bulunduğu yere yeni tesis yapılması lazım. Önceki dönemlerde Pursaklar MİT alanındaki spor tesisine sporcular servis ile gidiyordu ama örneğin Gölbaşı’nda yaşayan sporcu çok zorlanıyordu. 10 Mayıs Stadı’nın bulunduğu bölgeye yani Ulus’a gelmek çok daha kolay. Ankara’nın neresinde olursanız olun burası bir merkez konumda. Biz önümüzdeki dönemde burada bir ‘olimpiyat köyü’ yapılmasını istiyoruz. Öyle bir tesis olsun ki her spor branşında sporcular gelip burada antrenman yapabilsin istiyoruz. Biz bu alanı tamamen atıl bir durumda tutacak mıyız, yoksa daha da faydalı bir hale mi sokacağız? Her zaman ben biliyorum düşüncesiyle hareket etmemek, bir şeylere kafa yoran, yıllarını bu işlere adamış kişileri dinlemek lazım. Burası müthiş bir alan ama düzene sokulması lazım. Ankara’nın spor kalbi burası. Yeni stat ile ilgili durmadan projeler konuşuluyor. 80 bin kapasiteli stat yapılsın diyenler oldu. Sonra bu rakam 60 bine düştü. En son 40 bin deniliyor. Kaç tane görsel hazırlandı, kaç tane proje sunuldu. Gazetelerde haber oldu ama sadece konuşuldu, bir şey yapılmadı.”

“ULUS ANKARA’NIN SPOR KALBİDİR”

Ankara takımlarının süper ligten birinci lige düşmesinin Ankara ekonomisini olumsuz etkilediğini söyleyen Erkılıç, kadınların da sporda söz sahibi olabilmesi için çaba sarf ettiklerini dile getirdi. Erkılıç, “TSYD Ankara kupasını dört kadın hakem yönetti biz bu konuda ısrarcı olduk. Kadınların hayattaki kutsallığına önem veriyoruz. Kadının gücünün farkındayız bunu voleybol takımımızda gördük. Biz toplumda oluşan bazı ön yargıların kırılması için bu konuya daha fazla duyarlı yaklaşıyoruz. Kadın sporcu ve yönetici sayının artması için bir şeyler dile getirip çalışmalar yürüyoruz. Çünkü doğal ve olması gereken bu. Şu an bu durum yavaş yavaş aşılıyor. Eskisinden daha iyiyiz ama tam olarak istediğimiz noktada değiliz. Kadın yöneticilerin bu alanda mutlaka artması gerekir. TSYD olarak kadınları daha çok ağırlıyoruz ve medyada daha çok görünür olmasını için çalışmalar yürütüyoruz” diye konuştu.