İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Eğitim

Bakan Gül ve Selçuk sınıf boyadı

Sağlık

'Çukur' oyuncularından kök hücre bağışı

Kültür-Sanat

"Sihirli flüt", Mozart'ın doğum gününde Türk Marşı çalacak

Genel

Sokak hayvanları için havalandı

Genel

Etkili kar yağışı yüzleri güldürdü 

Genel

Dink suikastı davası 12. yılında

Spor

Sharapova, son şampiyon Wozniacki'yi eledi

Çevre

Longoz ormanı ve Acarlar Gölü bölgesi korunmalı

Genel

Hitit Federasyonu kaynak geliştirme toplantısı yaptı

Genel

Aybüke öğretmenin şehit edilmesi davasında karar

Genel

 Nesibe Aydın Özel Eğitim Kurumları'nın acı günü 

Genel

Sigarayı bırakmak isteyene ücretsiz sağlık hizmeti

Özel Haber

Özel Haber Haberleri

Piyano ile şekillenen hayat

Makbule AKGÜL AKKUŞ 04.01.2019 10:46

4.5 yaşında piyano eğitimi almaya başlayan Can Arısoy, ilkokul ve orta okul eğitimini Bilkent Adnan Saygun Müzik ve Sahne Sanatları İlk Öğretim Okulunda tamamladı. Lisede ise dünyanın en iyi okullarından biri olan İngiltere’deki Yehudi Menuhin’da tam burslu okumaya hak kazandı. Hâlâ eğitimine bu okulda devam etmekte olan Arısoy, bugüne dek Fransa, İngiltere, Türkiye, Avusturya, İspanya, İskoçya’da resitaller, oda müziği konserleri ve çeşitli 'masterclass'lara katıldı. Aynı zamanda Londra Steinway Salonu’nda yapılan Beethoven Intercolligate Piyano Yarışması’nda ikincilik ödülü alan Arısoy, 2017 yılında İspanya’da düzenlenen Ibiza Uluslararası Piyano Yarışması’nın Senior Bölümünde Yetenek Ödülü’nün sahibi oldu. Arısoy yurt dışı ve yurt içinde konserler vermeye devam ederken uzmanlaşmak istediği alanların Klasik dönem, Romantik dönem ve 20-21. Yüzyıl müzikleri olduğunu söyledi.

Dünyanın en iyi müzik okullarından biri olan İngiltere’deki Yehudi Menuhin’da burslu okuyan büyük yetenek Can Arısoy babasının bas gitar, dedesinin saksafon ile klarnet, büyük dedesinin ise cümbüş çaldığını ailesinin 4 kuşak boyunca müzisyenlik yaptığını söyledi. Brahms, Bach, Prokofiev, Scriabin, Beethoven, Schubert, Monteverdi hayranı olan Arısoy, dünya çapında tanınan bir piyanist olmak istediğini, gelecekte bir konser piyanisti ve masterclasslar da eğitim vermek istediğini ifade etti. Arısoy, “Klasik piyanistim ama hobi olarak farklı sitillerde çalmayı da çok seviyorum. Biraz caz, biraz Latin müziği çalmak hoşuma gidiyor. Klasik stilde çaldığım repertuar ise Barok döneminden 21. Yüzyıl’a kadar geniş. Uzmanlaşmak istediğim repertuar ise Klasik, Romantik ve 20. Yüzyıl Piyano Repertuarı.” dedi.

• Babanız, dedeniz, dedenizin babası müzisyen müzik sizin için kaçınılmazdı galiba?

4.5 yaşında piyano çalmaya başladım. Babam da müzisyen dedem de müzisyen dedemin babası da müzisyen. Ailede 4 kuşak boyunca müzisyenlik var. Babam bas gitar, dedem saksafon ve klarnet (Aynı zamanda Kent Orkestrası’nda şefti) dedemin babası da cümbüş çalıyormuş. Bu nedenle evimizde zaten bir piyano vardı. Ben de küçükken piyanonun tuşlarına dokunmayı çok seviyordum. Babamın arkadaşı Levent Taplamacı ile erken yaşlarda kulak ve teori çalışmalarına başladım. Dedem ve babam da aynı zamanda doğru çalışmam konusunda evde bana yardımcı oldu.

DÜNYANIN EN İYİ OKULLARINDAN BİRİ

• Bilkent’ten Yehudi Menuhin’e olan yolculuğunuz nasıl başladı?

Aylin Özuğur’dan 2004-2005 yıllarında, 4.5 yaşında piyano dersleri almaya başladım. Ankara Devlet Opera ve Balesi'nin piyanistiydi. Özuğur, Bilkent Müzik Ve Sahne Sanatları-Piyano Ana Sanat dalında piyano öğretim görevlisi olarak çalıştı. Özuğur ile bir yıl çalıştıktan sonra ‘Seni okula hazırlayalım’ dedi. Ben de kabul ettim. Sınava girdim. Bilkent’in ilk giriş sınavlarını burslu kazandım. Bilkent Adnan Saygun Müzik ve Sahne Sanatları okulu ilk okul birinci sınıftan itibaren eğitim vermeye başlıyor. Müzik eğitimime erken yaşta başlamamın hayatımda bana çok büyük bir katkısı oldu. Bende Bilkent’in ilkokul 1’inci sınıf sınavına girdim. 8/7 burs aldım. Orada 8 yıl okudum. İlk üç yıl piyano eğitimime Aylin Özuğur ile sonrasında ise Deren Eryılmaz ile devam ettim. Onunla da 2 yıl çalıştım. Sonra 6’ncı sınıftan itibaren Elif Önal ile çalışmaya devam ettim.8’inci sınıfın başlarında Yehudi Menuhin Okulu’na başvurdum ve okuldan kabul geldi sonrasında orada da sınava girdim. Yehudi Menuhin Okulu’ndan yüzde 95 burs aldım. Lise 3’ten itibaren bursum yüzde yüz oldu. Menuhin’de Prof. Marcel Baudet ile çalışmaya başladım. Üniversiteye de Londra’da devam etmeyi düşünüyorum.

• Klasik piyano mu çalıyorsunuz?

Evet, klasik piyanistim. Ama piyano da farklı sitillerde çalmayı çok seviyorum. Biraz caz, biraz Latin müziği çalmak hoşuma gidiyor. Çaldığım repertuar Barok döneminden 21’inci Yüzyıla, kadar geniş. Uzmanlaşmak istediğim repertuar ise Klasik, Romantik ve 20. Yüzyıl Piyano Repertuarı. 2011 yılında Bilkent Konser Salonunda Bilkent Gençlik Orkestrası ile solist olarak konser verdim Okulda her yıl konserlerim oluyordu. 1’inci sınıftan 8’inci sınıfa kadar her yıl Adnan Saygun Konser Salonunda solo konserler verdim.

BEETHOVEN PİYANO YARIŞMASI’NDA İKİNCİLİK ÖDÜLÜ

Menuhin’de ikinci yılımda Londra’daki Beethoven Intercolligate Piyano Yarışması’na katıldım. Birleşik Krallık’taki bütün müzik konservatuar öğrencilerinin yarıştığı bir Beethoven yarışması var. Yarışmada ikincilik ödülü aldım. Yarışma Londra’da Steinway Salonu’nda yapıldı. Aynı yıl Londra’da Pelly Konser Orkestrası ile solist olarak konser verdim. Bu yıl ise Dorking Chamber Orkestrası ile Beethoven “İmparator” Piyano Konçertosunu seslendirdim. 2016 yılında Nilüfer Uluslararası Piyano Yarışması’nda ikincilik ödülünü aldım, 2017 yılında da İspanya’da düzenlenen Ibiza Uluslararası Piyano Yarışması’nda Senior Bölümünde Yetenek Ödülü’nün sahibi oldum. Seniör bölümü 32 yaşına kadar olan kişiler katılabiliyor oysaki ben henüz 17 yaşındaydım.

• Festivaller ve masterclasslarda çalıştığınız piyanistler ve eğitimciler kimler?

Boris Berman, Paul Roberts, Murray MacLahclan, Edith Fischer, Idil Biret, Gülsin Onay, David Dolan, Markus Schirmer, Jeremy Young, Pierre Réach and Robert Levin.

• Müzik yaşamınıza değdi mi?

Evet kesinlikle başka bir iş yapamazdım herhalde. Müzik yapmaktan çok keyif alıyorum. Piyano çalmayı çok seviyorum. 3-4 yaşındayken tek işin müzisyenlik olduğunu zannediyordum. Çünkü etrafımdaki herkes müzisyendi ve bir enstrüman çalıyordu. Babamın arkadaşları geliyor herkes müzisyen, aile müzisyen ister istemez öyle düşünüyordum.

• Hedefiniz nedir?

 İyi bir piyanist olmak. Sadece solo piyanist değil aynı zamanda oda müzisyeni, orkestra ile solo çalmak, kendi resitallerimi vermek. Ufkumu geniş tutmak istiyorum. Hem solist hem oda müzisyeni hem de orkestra ile çalan bir piyanist olmak istiyorum. Çünkü insanın hayalleri daraldıkça ufku da daralıyor. Dünya çapında tanınan bir piyanist olmak istiyorum. Konserler ve masterclasslar yapmak istiyorum. Akademik kariyer de yapmak istiyorum. Amacım çok yönlü bir müzisyen olmak.

• Dinlediginiz klasik besteciler kimler?

Modern bestecilerden Thomas Adès, Toru Takemitsu, Pierre Boulez Çok dinlediğim besteciler ise Brahms, Bach, Prokofiev, Scriabin, Beethoven, Schubert, Monteverdi

• Dinlediğiniz piyanistler kimler?

Türk piyanistlerden Gülsin Onay, Fazıl Say, İdil Biret, Pekinel Kardeşler, Eski kayıtlardan; S. Richter, V. Sofronitsky, Emil Gilels, Lazar Berman modern kayıtlardan ise; Mikhail Pletnev, Daniil Trifonov, Evgent Kissin, Grigory Sokolov’u çok severim.

• Müzik dışında ne yapıyorsunuz?

Arkadaşlarımla zaman geçirmeyi çok seviyorum. Yüzmek çok hoşuma gidiyor. Badminton oynuyorum. Futbol ile pek aram yok. Kitap okuyorum.

• Size göre müziği kaliteli kılan ne?

Hikâyeleri... Duygusunu yakalayabildiğim her müziği dinleyebiliyorum. Daha doğrusu armonik yapısını beğendiğim ve anladığım her stil müziği dinliyorum.