İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Eğitim

Bakan Gül ve Selçuk sınıf boyadı

Sağlık

'Çukur' oyuncularından kök hücre bağışı

Kültür-Sanat

"Sihirli flüt", Mozart'ın doğum gününde Türk Marşı çalacak

Genel

Sokak hayvanları için havalandı

Genel

Etkili kar yağışı yüzleri güldürdü 

Genel

Dink suikastı davası 12. yılında

Spor

Sharapova, son şampiyon Wozniacki'yi eledi

Çevre

Longoz ormanı ve Acarlar Gölü bölgesi korunmalı

Genel

Hitit Federasyonu kaynak geliştirme toplantısı yaptı

Genel

Aybüke öğretmenin şehit edilmesi davasında karar

Genel

 Nesibe Aydın Özel Eğitim Kurumları'nın acı günü 

Genel

Sigarayı bırakmak isteyene ücretsiz sağlık hizmeti

Özel Haber

Özel Haber Haberleri

Kargının heykele dönüşme süreci

Makbule AKGÜL AKKUŞ 10.01.2019 10:50
Kargının heykele dönüşme süreci

Dünyada başka örneği olmayan kargıdan yapılmış ironik heykeller sergisi Ankaralı sanatseverlerle buluştu.Yaklaşık 5 binyıldır bazen silah, bazen müzik aleti, bazen soğuk bazen de sıcaktan korunmak için kullanılan kargı heykellere dönüştü. Kargıyı heykele dönüştüren Abdullah Şengörenoğlu’nun, “abARTık” sergisi Galeri Çankaya’da 18 Ocak’a kadar görülebilecek. Şengörenoğlu, kargıdan yaptığı minik heykellerle, sürdürdüğümüz yaşamın kodlarını çözüp yeni bir yaşamın inşasına dair ipuçlarıvermeyi amaçlıyor.

Kargıları heykellere dönüştüren Abdullah Şengörenoğlu, “abARTık” sergisi ile toplumsal sorunları irdeliyor ve unutulmaması gereken tarihsel olayları unutturmamaya çalışıyor. Çalışmalarıyla Madımak Katliamını, HrantDink’i, Soma’yı unutturmayacağını belirten Şengörenoğlu,değişik roller yüklediği heykelleriyle mizahla toplumsal sorunları irdeliyor.Geçmişten bu yana insan yaşamında bir şekilde yer alan kargının dünyada ilk kez ironik küçük figür ve heykellere dönüştüğünü ifade eden Şengörenoğlu, amatörce çamur ve taş heykel uğraşının ardından, kargı kullanarak “abARTık” adı altında ironik heykelcikler ürettiğini söyledi. Şengörenoğlu ile kargının heykele dönüşme sürecinikonuştuk.

Bize birazkendinizden bahseder misiniz?

Gazi Üniversitesi Teknik Bilimler Fakültesi Makina Mühendisliği Bölümü’nde 3’üncü sınıfta okurken eğitim hayatım 12 Eylül’de kesintiye uğradı.Sonrasında Bursa’ya geçtim. 1996-2009 yılları arasında Bursa’da çeşitli firmalarda yöneticilik yaptım. 2009 yılında emekli olduktan sonra çamurdan ve ağaç dallarından ufak tefek heykeller yapıyordum. Tabii şimdilerdeise insan boyutunda heykellerim var. Emekli olduktan sonra memlekete Ayvalık'a geçtim.Yaptığım basit figürleri birileri beğenince onlara hediye ediyordum. Sonrasında biraz daha tematik çalışmaya başladım. Öncesinde yaptığım Pinokyo ve Nasreddin Hoca’yı komşu çocuklarına hediye ederken sonrasında işin tematik boyutu değişti. Hal böyle olunca da arkadaşlarımın ısrarıyla ilk sergimi Ayvalık’ta açtım. O zamanlar daha basit kesitlerle heykeller yapıyordum. Böylece, profesyonelliğe ilk adımı atmış oldum.Sergi, çok ilgi gördü. Hatta yaptığım çalışmalar “üç boyutlu karikatür mü yoksa heykel mi” diye tartışmalar bile oldu. Tartışmalar neticesinde karikatüristler yaptığım çalışmaların ‘üç boyutlu’ karikatür olmadığını belirttiler ve böylece iş heykele kaldı. 20’ye yakın sergim oldu.Ankara’da ikinci kez sergi açıyorum daha önceki sergim Çağdaş Sanatlar Merkezi’ndeydi. Yurtdışında da sergi açmak istiyorum ama gidemiyorum. Fransa'dan ve Hollanda'dan davet ettiler fakatgidemedim. Çünkü yaptığım heykeller kırılabilir bu nedenle çok hassas davranılması gerekiyor. Heykellerimi kimseye emanet edemiyorum o valizlerin nasıl atıldığını, uçaklara nasıl yüklendiğini hepimiz biliyoruz. Çalışmaların hassas kutularda birbirine değmeden monte edilerek gitmesi gerekiyor.

AMAÇ UNUTTURMAMAK

abARTık neyi ifade ediyor?

‘Ab’ Abdullah’ın ‘ab’sini, ‘ART’ sanatı, ‘k’ da kargıyı ifade ediyor.

Serginize baktığımda Gezi’yi, HrantDink’i, Don Kişot’u, Madımak’ıgörüyoruz. Buradaki mesajınız nedir?

Amacım, düzeni sanatla ifade etmek ve güncel olayları kargıdan figürlerle anlatmak. HrantDink’ive Madımakkatliamınıunutturmamaya çalışmak. Bizler insan haklarına, barışa, demokrasiye inanan insanlar, bu acının unutulmaması için elimizden geleni yapmalıyız. Örneğin sergimdeki dalgıç heykeli taş ve demir madeni çıkartmaya kalkanları, deniz dibinin florasını perişan edecekleriniyermek için yaptığım bir çalışma. Yaptığım bir diğer çalışma  ise uzun beyaz saçlı, fraklı, yelekli ve çizgili pantolonlu, uzun şapkalı ABD'nin simgesi haline gelen Sam Amca. Yaptığım heykelde Sam Amca Ortadoğu petrolünün üstüne oturmuş.

Don Kişot normalde yel değirmenlerine saldırır ama ben onu rüzgar enerjisine saldırırken tasvir ettim. Rüzgar enerjisi temiz bir enerji fosil yakıtlarının karşısına koyabileceğimiz bir enerji ama Don Kişot ona da saldırıyor. Birazcık mantık oynamalarıyla kesip biçerek birşeyler yapmaya çalışıyorum. Mesela, Soma’yı çalıştım. Soma’nın kaza ve kader olmadığını anlatmaya çalıştım. Kadının yükünü ve kadın olmanınbütün dünyada çok zor olduğunu ifade etmeye çalıştım. Bütün zorlukların içinden çıkmaya çalışan bir kadın figürü.

Kullandığınız materyal kamış mı?Kargı, kamış ve saz aynı şey mi?

Esas materyal kamış. Saz daha ince, kamış veya kargı (Ege’deki adı Kargı) serçe parmağı kalınlığında olur. Biraz daha genişlemeye başlayınca kamış yada kargı denir.

Neden çamur değil de kargı ?

Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Nevide Gökaydın diye dünyaca ünlü modelaj uzmanı vardı. Gökaydın benim Bursa’daki sergime gelmişti ve bana ‘Bu ülke için yepyeni bir şey keşfetmişsin taşı ve çamuru herkes yapıyor.5 kıtada binlerce sergi gezdim, insan kemiğinden bile heykel gördüm ama kargıdan görmedim. Bir şey bulmuşsun bunu devam ettir mutlaka” dedi. Biraz da Gökaydın’ınnasihatlerine uyuyorum.

‘Kargı’ sizin için ne ifade ediyor?

Kargı çok özel bir bitki. Kaktüs ve kargı benim için çok özeldir.Kaktüs çok direngen bir bitkidir. Kargı sulak yerlerde yetişir ama kendine özgü bir dış yapısı vardır.Mesela dışı cam gibidir.İnsanla kargının ilişkisi çok fazla.Kargı bilenen tarihi ile yaklaşık olarak 5 bin yıldan bu yana ilkel silah yapımındanmüzik aletine kadar çeşitli konularda insanların kullandığı bir malzeme olmuştur.İçindeki hava boşluğunun getirdiği yalıtım özelliğinden dolayı bazen evlere çatı, bazen de Akdeniz ve Ege’de olduğu gibi güneşten korunmak için tente olarakkullanılmıştır. Kamış yazın sıcaktan korunma aracı olarak kullanılırken, kışın daısınma amaçlı kullanılmaktadır. Çit olarak kullanılıyor, yakılıyor kargının kurusu çok iyi yanar. İşte çok eski dönemlerde yere ve çatıya konuyormuş. Kışın çok iyi izolasyon yaratıyor yazları ise gölgelik olarak kullanılıyor. Bir de insan sağlığına zarar vermiyor günümüzdeki kullanılan plastiklerin içinde hep kimyasal var. Geçmişten bu yana insan yaşamında bir şekildeyer alan kargıları dünyada ilk kez ironik küçük figür ve heykelciklere dönüştürdüm.Heykelleri, kamış, tahta, kuru palmiye dalı vb. ek malzemelerlegüçlendirerek el, ayak gibi eklemelerle hareketlerigüçlendirdim. Olayların ironikşekilde sunulmasından dolayı yaptığım figürleri “abARTık” olarak adlandırttım.

Yaptığınız heykeller ortalama ne kadar sürüyor?

Üç dört gün sürüyor. Mesela, Don Kişot 12 gün sürdü. Gün içinde 2 saat çalışıyorum kitap gazete okuyorum, biraz yürüyüşe çıkıyorum biraz da bisiklete biniyorum. 12 - 13 gün süren çalışmalar da oluyor 3-4 gün sürende.

Yapıştırıcı olarak geven mi kullanıyorsunuz?

Hayır. Süper yapıştırıcı diye bir şey var onu kullanıyorum. Ben heykellerin eklem yerlerini de dolduruyorum. Hatta bir dönem heykellerin eklem yerlerini epoksi ile doldurdum. Epoksi çok sağlam bir maddedir ama mümkün olduğu kadar kimyasal kullanmamaya özen gösteriyorum.

İleriye dönük projeleriniz var mı?

Yurtdışında sergi açmak istiyorum. Bir akademinin beni davet edip ekonomik geliş-gidiş masraflarımı karşılamasını çok arzu ediyorum. Çünkü, uçakla gitme hali çok zor. Heykeller kırılabilir. Mesela bale yapan bir kadın arkasından o kadını hançerlemeye çalışan adam figürü çalışmam kırıldı. Benimheykellerimi bir arabaya koyup hiçbir şekilde darbeye maruz kalmadan götürmem gerekiyor. Birde heykelleriminboyutlarının büyütülmesi konusunda ve birkaç da galeri heykellerimin demirden yapılması konusunda teklifte bulundular. Tabi galeriler biraz da ticari bakıyor. Benim sanattan zengin olmak diye bir derdim yok. İnsanlar farklı çalışmalar görsün istiyorum. Bu çalışmalar benimle kalmasın, birileri yapsın, devam ettirsin ve evrenselleşsin istiyorum.