İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

 Altınköy'de kuşlar "ev"lendi

Kültür-Sanat

1930'lar Amerika'sı Opera Sahnesi'nde

Genel

Çankaya'dan Alacaatlı'ya Ali Topuz Parkı

Genel

Evlenmeler azaldı, boşanmalar arttı

Genel

 Elma bahane eğlence şahane

Genel

Konservatuvar öğrencilerine ulaşım kolaylığı

Genel

Çankaya'da bir gün değil her gün 8 Mart

Genel

Engelsiz dershane başarının adresi oldu

Genel

Tarihi Ankara Kalesi artık daha güvenli

Genel

Üniversite hocası ve öğrencileri yerli ürün geliştirdi

Genel

Harçlıklarıyla sokak hayvanlarına mama aldılar

Genel

Ç'engel Atölye'de üretim sevinci

Özel Haber

Özel Haber Haberleri

Hiçbir şey göründüğü gibi değil

Zehra ŞAHİNDOKUYUCU 14.02.2020 10:21
Hiçbir şey göründüğü gibi değil

Ankara Büfeciler Odası Başkanı Eraslan Bektaş, Türkiye’deki büfecilerin sorunlarını ve çözümlerini anlattı. Başkent’in sorularını yanıtlayan Bektaş, özellikle büyük alışveriş merkezlerinin ve zincir marketlerinin büfecileri ve küçük esnafı olumsuz etkilediğini ifade ederek, "Açılacak yeni büfeler belli bir yasa yönetmeliklerle konunun uzmanlarının fikri alınarak açılmalı. Özellikle bizim alanımızda inanın hiçbir şey göründüğü gibi değil.” diye konuştu.

Büfeler Türkiye’de uzun yıllardır var olan bir gelir kapısı. Ancak son zamanlarda onlar da büyük sorunlar yaşıyor. Bununla ilgili neler söylersiniz?

Büfecilik dışarıdan bakıldığında kolay bir iş gibi duruyor. Ama işin içine girdiğinizde işin rengi değişiyor. Hiç kolay bir iş değil. Yani hiçbir şey göründüğü gibi değil. Büfeciliğin başlangıcına gidersek, büfeler ilk olarak sigara ve gazete satışı için ortaya çıkmış. İki tür büfe var. Gazete ve meşrubat büfesi. Meşrubat büfesinin maliyeti fazlayken gazete büfesinin maliyeti daha düşüktür. Ancak burada belirtmeden geçmeyeyim büfelerin tek tip olması gerekiyor. Gazete büfelerinde gazete ve birkaç gıda ürünü satılıyor. Maliyeti daha düşük. Ancak, artık insanlar çok fazla gazete almıyor bu büfelerden, internetten gazete okuyorlar daha çok. Bu nedenle artık gazete büfeleri zarar ediyor. Gazete büfeleri de yanındaki meşrubat büfesinin faaliyetine giriyor zarar etmemek için. Bunun için çözüm gerekiyor.

Büfecilik kolay değil dediniz zorlukları detaylandırır mısınız?

Dünya çapında istatistiklerde bu iş en ağır işler arasında. Büfeciler maddi ve manevi olarak zor şartlarda çalışıyorlar. Mesela büfecilikte kar marjı düştü, her gün açık olmak zorunda olan bir mekanınız var. Hafta sonunuz yok, bayram tatiliniz yok. Hastalık, düğün, cenaze gibi durumlarınızda bile o büfenin açık kalması gerek. Sabahın çok erken saatlerinde büfenizi açmak zorundasınız. Büfecilik sert kanun ve mevzuata tabidir. Bununla birlikte tek başınıza yapabileceğiniz bir iş değil. Çünkü tek başınıza büfede çalışmak insanı çok yoruyor. Öte yandan yanınıza birini aldığınızda da maliyeti çok fazla oluyor. Bununla birlikte büfecilerin amortisman giderleri de ağırdır.

Amortisman giderleri nelerdir?

Mesela sabit ödemeleri fazladır. Sadece kira gideri bile buna örnek gösterilebilir. İnsanlar, “Açalım bir büfe oturalım akşama kadar” diye düşünüyor olabilirler, ama bu yanlış bir düşünce. Çünkü bunu söyleyenler, işi bilmedikleri için çok kısa bir süre sonra büfelerini kapatmak zorunda kalabiliyorlar. Artık kar marjı çok düştü yüzde 4’e kadar düştü. Mesela meşrubat grubunun karı yüzde 30’lardaydı. O da artık yüzde 15'e düştü ve serbest piyasa koşullarında büfeciler ayakta kalmak için çok fazla mücadele veriyor.

ÜÇ HARFLİLER BÜFELERİ ETKİLİYOR

Kar marjının düşme nedenlerini öğrenebilir miyiz?

Kar marjının düşme nedenlerinden biri uygulanan devlet politikaları. Burada iki handikap var. Birincisi üç harfliler denilen zincir marketler yani AVM'ler ki bunların çoğu yabancı sermayelerdir. İkincisi bize mal temin eden şirketler. Onlar da yabancı sermaye. Biz yabancı sermayenin güdümü altındayız. Böyle olunca da baş etmemiz güçleşiyor.

Büfecilerin mahalle bakkalı mahalle berberi gibi bir hali var bununla ilgili neler söylersiniz?

Bizim ülkemizde manevi değerler halen kaybedilmiş değil. İnsanlar büfeciye, bakkala çocuğunu, evinin anahtarını teslim edebilir. Yol parası olmadığında gidip oradan yol parası isteyebilir. Bunları yapıyor. Bunun için de büfecilerin mahallelerde yaşaması gerek.

GELİŞMESİ NASIL OLUR?

Büfecilerin gelişmesi, kalkınması için neler yapılmalı?

Büfeciler mahallelerde güvenlik için de önemli unsurları oluşturuyor. Büyük bir duvar örmek için küçük çakıl taşlarının önemini göz ardı etmemek lazım. Büfeciler neredeyse ülkenin can damarlarından biridir. Bu nedenle buradan halkımızın da büfecilere ilgi göstermesi gerekiyor.

Büfeler geçici yapı mıdır?

Evet büfeler geçici yapıdır. Büfecilikte en büyük sorun kurumların işleyişidir. Bu sorunlar daha çok kamu hizmetlerinin tamamlanmasından çıkan sorunlardır. Eğer ki bir yerde bir sorun varsa orada genel olarak denetim zafiyeti vardır. Adam kayırma varsa orada sıkıntı vardır. Ancak biz Büfeciler Odası olarak esnafımıza şunu söylüyoruz: Ahlak önemlidir. Ben de ahlak dikkat ederim. Büfeler rant aracı olarak görülmemeli.

Büfeler nasıl rant alanı olarak kullanılıyor?

Örneğin kimileri bir büfe satın alıyor, bunu başkasına ya satıyor ya kiralıyor. Arada ciddi bir rant elde ediyor. Biz oda olarak bunlara da dikkat ediyoruz.

Büfelerin açık olma saatleri neler?

Sabah 6 gece 1 arasında açık olmak zorundadır. Bu sorunuza ilginç bir hikaye ile cevap vereyim. Geçenlerde bir vatandaş sabah saat 7 sularında bir büfenin açık olmadığını görmüş. Gidip şikayet etmiş, bu büfe neden açık değil diye, sonra biz de dinledik olayı, büfeci ‘çocuğumu hastaneye götürmek zorundaydım’ dedi. Düşünün bir büfe sahibi çocuğunu hastaneye götürdüğü için sabah saat 7’de büfesini açamıyor, bir vatandaş da büfe neden kapalı diye şikayet ediyor. İşte bu yüzden büfecilik zor bir iş.

Büfecilerin daha iyi koşullarda çalışması için ne yapılmalı?

Özellikle esnafımızı ilgilendirecek bir yasa yönetmelik çıkacağı zaman oda olarak kanunen görüşlerimizin alınması ve esnafımızla ilgili bir komisyon oluşturulacaksa komisyonlara meslek odalarından temsilci bulundurulması zorunludur. Çünkü bürokraside kanun nettir, ama genelgelerle yönetmeliklerle bu kanunlara yön verilebiliyor. Böylece sıkıntılar daha azalacak, esnafımız rahatlayacaktır. Bizim oda yönetimi olarak var oluşumuz esnafımızın sorunlarının çözümü içindir. Üyelerimizin hizmetkârı olarak valilik, bakanlıklar, belediyeler ve tepe kuruluşumuz olan TESK dahil tüm makamlarla koordineli olarak çalışıp, esnaflarımızın sorunlarını çözmek için görevimizi layıkıyla elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.