YAZARLAR

Tüm Yazıları Mustafa KADEMOĞLU

Ne zaman neler demişim ben de!

12.10.2021 08:54

Herkes bir şeyler derken, ben de boş durmadım. Şimdi size geçmiş yıllarda, çeşitli başlıklar altında yazdığım yazılardan alıntılar sunuyorum: Çünkü ağzı olan ‘’konuşuyor”du.Ve hâlâ da konuşuyorlar…
***
Şu soru sorulmuyor artık: “N’olcek bu memleketin hali?” Niye? Vatandaş canının derdine düştü: Dününe şükrediyor, bugünle yetiniyor, yarını düşünemiyor bile… Kısacası, söz konusu memleket  olunca teferruatta kaldı hep (2008 )

***
‘’Gençler bilebilse, ihtiyarlar yapabilse" denmiştir. Burada bilgi, birikim, deneyim varsılı yaşlıların fiziksel yetersizlikleri vurgulanıyor... Galiba bizde eksik olan da şu: Yaşlıların gençlerle bir uyum içinde değil, kuşak çatışması içinde olması söz konusu; bu geçmişten geleceğe böyle sürüp gelmiş... Hele bizim zamanımızda; “Sen sus, senin aklın ermez, büyüklerin  işine karışılmaz gibi söylemlerle azarlanırdık çoğu zaman... Soru şu: Bugün gençler biz yaşlılara itibar ediyorlar mı?(2005)
***
BURSA’DA ZAMAN
Bu zaman, o zaman değil: Ulu Cami’de şadırvan akıp duruyor. Ama o akışın şiirini yazacak bir Ahmet Hamdi Tanpınar yok… Bu zaman, en son 2007’de geldiğim zaman da değil:’’Uzun süre gitmediğim bir dönemde öğretmen,yazar,gazeteci dostlarımı yitirmişim. Gülten Akın haklı; şöyle diyordu o  dizede: “İnsanların öyle incelikli şeyleri düşünmeye vakitleri yok.“ Bugün var mı? (2007)
***

Yaşamak nedir? Sahi sizce nedir yaşamak? Yumruk kadar bir et parçasının tıp tıp atıp durması değildir elbet: Yaşamak kadar yaşatmak da gerekir. Paylaşmaktır bunun koşulu; sevmek, mutlu olmak, mutlu etmektir aynı zamanda. Yaşamdan tat almaktır, yaşama sevincini duyumsamak, duyumsatmaktır. Bunu da gezdikçe duyumsarız, gördükçe kavrarız yaşamanın anlamını. Bir başınalık, boşu boşunalık, yalnızlık, içedönüklük, amaçsız ve gailesiz bir yaşamsa hiç çekilmez oldu…
***
Bunları sorgulamaktan-irdelemekten yoksunluk ve büyüklerimizin bazı şeylerinden kendilerini saklaması nedendir acaba? (1984)
***
“Öğrenmenin yaşı yoktur“ denir; okuyup yazmanın da yaşı yoktur. Bunun birçok örneği var yaşamımda. Öğretmen, öğretmekten de geri duramıyor. Köy  Enstitülüler geç yaşında bile okuyor, yazıyorlar. Şairin, kimseler” şiirsiz kalmasın” diyen şiiri; düşünürlerin ise “Kemalizm’i doğru algılamak” konusunda çalışmaları var ... Soralım şimdi: Bu ince duyarlıkları kitaplaştıran o kuşak tükenirken, Milli Eğitimimiz ne yapıyor dersiniz?
***
Bir kitap okudum: Adı “Yokuşta Yürüyen Adam”. Bu Öğretmen toplumunda Emmi olarak bilinen Musa Uysal’dır. Gölköy Köy Enstitüsünden öğretmen amcamın (Lütfü Kadem) sınıf ve sıra arkadaşıdır. Önsözün ilk bölümcesi şöyle: “Bu kitap; Cumhuriyetin erken döneminde köyde, köyün canlandırılması projesinde Köy Enstitülü olarak bulunan, kentin kültürel kimlik kazanması için açılan Halkevleri deneyimini izleyen, örgütlü öğretmen hareketi içinde 12 Mart, 12 Eylül ara yönetiminde cezaevinde konaklayan, adı yaygın ve saygın bir öğretmenle yapılan bir uzun söyleşidir. Konuğumuzun adı resmi kayıtlarda Musa Uysal ise de yakın çevresi O’na Emmi der. Emmi, dönemin ve düzenin adamı değildir. Sade yaşamı, yalın, yansız anlatımıyla içimizden biridir. Karıncayı incitmeyen biri olarak bilinirse de adli sicil kayıtlarında sabıkalıdır.”
Bu çalışmanın özünde coğrafyamıza ve yakın tarihimize bir yolculuk olduğu kadar aynı zamanda bir armağan kitaptır…

 

 

Haberler

Spor

Eleke: Bir ailenin içine girmiş gibi hissettim

Ekonomi

ASO Başkanı Özdebir'den kadın adaylara destek sözü

Eğitim

Tüm eğitim kademelerinde yardımcı kaynaklar kasımdan itibaren ücretsiz dağıtılacak

Sağlık

"Gençler, sizleri mücadelede ön safa davet ediyorum"

Politika

“Millet sizin faturalarınızı ödemekten bıktı”

Spor

Gençlerbirliği, Kocaelispor maçının hazırlıklarını sürdürdü

Spor

Gençlerbirliği Kadın Futbol Programı için altyapı seçmeleri başlıyor

Spor

MKE Ankaragücü zirvede kalıcı olmayı istiyor

Spor

Altındağlı boksörler madalya avcısı

Spor

Ankaraspor'da Taner Taşkın dönemi sona erdi

Politika

“MB kasasında 22 milyar dolar açık var”

Politika

“Türkiye, 720 milyar dolarlık bir Türkiye haline düşmüş"