CBRE Türkiye Genel Müdürü Can Kadir Yalnızcan, küresel tedarik zincirlerindeki dönüşüm ve Türkiye’nin bölgesel lojistik üs olma konumunun, Marmara hattındaki ticari gayrimenkul hareketliliğini doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, ana lojistik akslarındaki alan yetersizliğinin kira baskısını artırdığını ve yatırımcıların alternatif lokasyonlara yönelmesine yol açtığını vurguluyor.

İstanbul en yüksek talebin olduğu yer olmakla beraber, İstanbul çevresi birincil lojistik bölgeleri iken, Kocaeli, Gebze ve Doğu Trakya hatlarını kapsayan ikincil lojistik pazarlarında, yüksek standartlara sahip depo ve lojistik tesislere olan kurumsal talep artışını sürdüğünü kaydeden Yalnızcan, pazara yeni giren nitelikli stok miktarının sınırlı kalması da, alan sıkışıklığını derinleştirdiğini söyledi.

"DEPO ALANLARINDA ARZ KISITI KİRA BASKISINI ARTIRIYOR"

Yalnızcan, şu değerlendirmelerde bulunuyor:

"Üretim, perakende ve e-ticaret sektörlerindeki büyüme, depolama alanlarına olan ihtiyacı her geçen gün artırıyor. Şirketler tedarik süreçlerinde aksama yaşamamak adına operasyonel verimliliği yüksek, teknolojik altyapısı gelişmiş A sınıfı lojistik tesislere yöneliyor. Ancak Marmara Bölgesi’ndeki stratejik lokasyonlarda yeni arsa geliştirme süreçlerinin zorluğu ve inşaat maliyetlerindeki artış, pazara yeni depo girişini kısıtlıyor. Boşluk oranlarının yüzde 5’in altına inmesi, pazarın neredeyse tam doluluğa ulaştığını ve nitelikli stokta arz sıkışıklığının kritik seviyeye geldiğini gösteriyor."

ALTERNATİF AKSLAR VE MÜLK SAHİBİ PİYASASI ÖNE ÇIKIYOR

Pazardaki mevcut tablonun kiralama koşullarını ve yatırım tercihlerini şekillendirdiğini belirten Yalnızcan, "Marmara hattında yaşanan yüksek doluluk oranları, lojistik gayrimenkulü pazarında mülk sahiplerinin elini güçlendirirken birim kiralar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı da beraberinde getiriyor. Kurumsal kiracılar alan bulmakta zorlandıkça, kiralama kararlarını daha uzun vadeli kontratlarla güvence altına alma eğilimi gösteriyor. Önümüzdeki süreçte birincil akslardaki alan yetersizliği nedeniyle talebin kademeli olarak ikincil lojistik koridorlarına kayması ve lojistik odaklı arsa geliştirme projelerinin ivme kazanması bekleniyor" değerlendirmesi yaptı.

Muhabir: Cemil Cahit Saraçoğlu