Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Alparslan Bayraktar’ın ev sahipliğinde gerçekleşecek “IRENA Küresel Jeotermal Taahhüdü Üst Düzey Etkinliği” başlıklı toplantıya Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera da katılacak. Jeotermal Enerji Derneği’nin (JED) de kurumsal destekçileri arasında olduğu etkinlikte, JED Yönetim Kurulu üyeleri ve kurumsal üye firmaların temsilcileri yer alacak.
“TÜRKİYE BU OYUN PLANINDA EN ŞANSLI ÜLKELERDEN”
JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, toplantıda jeotermalin dünya genelinde yaygınlaştırılması için gerekli yatırım, finansman ve uluslararası iş birliği mekanizmalarının ele alınacağını belirtti. Kındap, Türkiye’nin enerji dönüşümünde en önemli rolü jeotermalin üstleneceğini, bu katkının yeni teknolojik gelişmeler ile başarılacağını ifade etti.
Bölgesel savaşlar ve jeopolitik gerginliklerin, enerji bağımsızlığını ülkeler için beka sorunu haline getirdiğine dikkat çeken Kındap, “Tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin jeotermal kaynaklarından daha fazla değer yaratma hedefine odaklandıklarını görmekteyiz. Dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarına sahip ülkelerinden biri olan Türkiye’mizin bu oyun planında en şanslı ülkelerin başında geldiğini belirtmemiz gerekiyor.” dedi.

SEKTÖR MENSUPLARI HEYECANLI
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Alparslan Bayraktar’ın bu uluslararası toplantıya ev sahipliği yapmasının jeotermal sektörünün tüm paydaşlarında heyecan yarattığını kaydeden Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Toplantıda, jeotermalin elektrik üretiminin yanı sıra sanayi, tarım-gıda sistemleri, konutların ısıtılması ve soğutulması ile diğer entegre kullanım alanlarında değerlendirilmesine yönelik fırsatların gündeme gelmesini bekliyoruz. COP31’in Türkiye’nin jeotermal alanındaki birikimini uluslararası iş birliklerine dönüştürmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu düşünüyoruz. Küresel jeotermal enerji arzının bügünkü 15.6 gigavat (GW) seviyesnden, 2050 yılına kadar 12 kat artışla 193 GW’a çıkarılması hedefini, bu kaynağın taşıdığı değerin uluslararası ölçekte daha güçlü biçimde tanınması açısından son derece önemli buluyoruz. Türkiye; yatırımcıları, mühendislik kabiliyeti, sondaj tecrübesi ve işletmecilik birikimiyle bu büyümeye katkı sunabilecek güçlü bir konuma sahip. Türk jeotermal sektörü olarak bu büyük hedefe giden yolda sorumluluklarımızı yerine getirmeye hazırız.”
ÇEVRESEL VE SOSYAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
JED Başkanı Kındap, jeotermal yatırımlarının büyümesinde çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğin temel ilke olarak gözetilmesi gerektiğini de vurguladı. Kaynakların gelecek kuşaklar gözetilerek değerlendirilmesinin, rezervuarların bilimsel verilerle yönetilmesinin ve reenjeksiyon uygulamalarının sürdürülebilir büyümenin ayrılmaz unsurları olduğuna işaret eden Ali Kındap, COP31 kapsamındaki buluşmanın küresel hedefleri sorumlu ve uygulanabilir yatırımlarla buluşturmasını dilediklerini sözlerine ekledi.




