İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı ve Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, orta vadeli programa ilişkin partisinin genel merkez binasında basın açıklaması yaptı. Ekonomi yönetiminin 2023 yılının Eylül ayında 2026 yılı enflasyon hedefini yüzde 8,5 olarak açıkladığını hatırlatan Dalgın, “Aradan 1 sene geçti. 2024 yılında 2026 için ‘Yüzde 8,5 dedik ama 9,7 olacak’ dediler. Aradan 1 sene daha geçti. Bu kez de ‘Yüzde 9,7 dedik ama 16 olacak’ dediler. Yüzde 9,7’den yüzde 16’ya çıkmak büyük bir artış. Yüzde 60’lık bir artış var ama başımıza geleni o zaman bilmiyorduk. Şu anda yüzde 32’deyiz. Yani daha geçen sene söylediklerinin 2 katındayız. 3 sene önce söylediklerinin neredeyse 4 katındayız.” dedi.

AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında yüzde 31,8 olarak Türkiye’deki enflasyon oranının bugün 31.5 olduğunu söyleyen Dalgın, “Az gittik, uz gittik. Dere tepe düz gittik. Çeyrek asır geçti. O gün doğan çocuklar üniversiteyi bitirdiler ve iş hayatına atıldılar. Ancak Türkiye’deki enflasyon oranı aynı. Uluslararası finans çevrelerinde çok sık yapılan bir şaka vardır. Üzülerek tekrar ediyorum. ‘En öngörülebilir merkez bankası, Türkiye’ninkidir. En öngörülebilir hazine Türkiye’ninkidir. Çünkü enflasyon hedefinin asla tutmayacağından emin olabilirsiniz’ diye bir şaka vardır. Bu şakayı gerçek yapan bir iktidarla karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı.

“VATANDAŞLAR PROGRAMA İNANMIYOR”

Enflasyonun yüzde 21’e indirileceği şeklindeki açıklamalara rağmen Merkez Bankası’nın yüzde 15’lik bir oran açıkladığına işaret eden Dalgın, “Buna piyasa aktörleri, ekonomik aktörler, vatandaşlar nasıl inansın. Biriniz 15 diyor, birkaç hafta geçiyor biriniz 21 diyor. Planı tutturamamanızı geçtim de hiç yoksa kendi aranızda konuşun. En önemlisi ise vatandaşlarımız bu işe inanıyor mu? Üzülerek söylüyorum ki kimsenin inandığı yok. İş dünyasından arkadaşlarımızla konuşuyoruz, kimsenin bütçesini güncellediği yok” şeklinde konuştu. Ekonomi yönetiminin bahane ürettiğini söyleyen Dalgın, “Hayatın şaşmaz kuralıdır. Başarısızlık gemisi bahaneler denizinde yüzer. Her şeye bahane buluyorsunuz arkadaşlar. Bunu yapmayın. Yaptığınız ve yapamadığınız şeylerin sorumluluğunu üstlenin. Açık bir diyalog yaşayalım. Örneğin Bakan Mehmet Şimşek, bu işlerin neden tutmadığına dair aklına gelen ne varsa saymış. KKM diyor, EYT diyor, deprem diyor, kuraklık diyor, savaş diyor. Aklına ne gelirse söylüyor. Adeta bütün tuşlara basıyor. Bunların bir kısmı Türkiye’nin coğrafyasının icabı. Hayatını doğal akışına, bu coğrafyada uygun şeyler. Üzülerek söylüyorum ki savaşlar bizim coğrafyamızın bir parçası. Bunun farkında olduğumuzdan ‘cari işlemler açığında neden sapma var’ diye sormuyoruz. Enerjinin fiyatı yükselirse buralarda sapmalar olabiliyor. Ama Sayın Mehmet

Şimşek, siz bu etkiyi abartıyorsunuz” dedi.

“GELİN BİR HESAP YAPALIM”

“Gelin sizinle bir hesap yapalım” diyerek Bakan Şimşek’e seslenen Dalgın, “Siz bakan olduğunuzda mazotun litresi 20 liraydı. Petrol fiyatı da aşağı yukarı 70 dolardı. Bugün petrol fiyatı 91-92 dolara geldi. Yüzde 30’luk bir artış oldu. Mazot fiyatı ise yüzde 350 arttı. Sizin sığınabileceğiniz kısım yüzde 30. Yüzde 350’nin geri kalanının tamamı, sizin hükümetinizin yaptıklarının neticesi. Burada döviz kurundaki artış var. Burada orta direğin üzerine yüklediğiniz verginin etkisi var” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Nursel Dilek Manavbaşı